Kelimeler arşivi içinde; sonunda "toy" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. Sonu toy ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında toy olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde toy olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
PERİYAKTOY
SÜMLÜMTOY
DİLLİTOY
AMERTOY, DELİTOY
PARTOY
TOY
TOY
Gençliği sebebiyle görgüsüz ve beceriksiz olan. Toygillerden, böcek ve tane ile beslenen, eti için avlanan, kızıl tüylü bir kuş (Otis tarda). Deneyimsiz, acemi, çaylak. Ziyafet.
AMERTOY
Toy fox teriyer.
SÜMLÜMTOY
Bilgisiz.
PERİYAKTOY
Antik Yunan tiyatrosunda eksenleri çevresinde dönen üç yüzlü prizmalara verilen ad. Bunların her yüzüne resimler yapılırdı, öbür yüzü döndürülüp dekor değişimi sağlanırdı. Bunun için de büyüklü küçüklü altı yedi periyaktoy kullanılırdı, bak. telari, biçme pano. Eski Yunan tiyatrosunda eksenleri çevresinde dönen üçgenler. Bunların iç yüzüne bakan başka resimler yapılıp sahne değişimleri sağlanırdı. "Skene" üzerinde altı "peryaktoy" a kadar kullanılırdı, (bk. telari.).
PARTOY
Söyleyeceği sözü bilmeyen, salakça konuşan.
DELİTOY
Tecrübesiz ve çok genç kimselere denir.
DİLLİTOY
Uzun gagalı büyükçe su kuşu.
Bu bölümde tanımı içerisinde TOY geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ACEMİLİK
Acemi olma durumu, toyluk. Acemice davranış, toyluk.
OTOBAN
Otoyol.
ÇAYLAK
Yırtıcılardan, uzun kanatlı, çengel gagalı, küçük kuşları ve fare gibi zararlı hayvanları avlayan, tavuk büyüklüğünde bir kuş (Milvus migrans). Toy.
DÜNKÜ
Bugünden bir önceki günle ilgili. Acemi, yeni, toy. Yakın geçmişteki.
TIFIL
Küçük çocuk. Acemi, toy. Zayıf, ufak tefek.
CAHİL
Öğrenim görmemiş, okumamış. Deneysiz, genç, toy (delikanlı veya kız). Belli bir konuda yeterli bilgisi olmayan.
GENÇ
Yaşı ilerlememiş olan, ihtiyar karşıtı. Yeni gelişmekte olan, kısa bir geçmişi olan. Gençlikteki özelliklerini koruyan, dinç. Gelişmesini tamamlamamış olan (bitki, hayvan). Bingöl iline bağlı ilçelerden biri. Zihin bakımından yeterince gelişmemiş, toy.
SAKO
Paltoya benzer bir tür üstlük.
CAHİLLİK
Bilgisizlik. Gençlik, toyluk, deneyimsizlik. Gençlik, toyluk, deneyimsizlik yüzünden işlenen kusur.
ÇAYLAKLIK
Toyluk, deneyimsizlik, acemilik.
PARLAMENTER
Milletvekili. Parlamentoya dayanan, parlamento ile ilgili.
ACEMİCE
Toyca, beceriksizce, acemicesine.
TORLAK
Genç, toy. Derviş. Henüz evcilleşmemiş, alışmamış (hergele).
GENÇLİK
Genç olma durumu. Genç insanların bütünü. Genç bir kimsenin tutumu, toyluk, deneyimsizlik. İnsan hayatının ergenlikle orta yaş arasındaki dönemi.
KABAN
Dik yokuş. Tepe. Çeşitli kumaşlardan yapılmış, kalçaya kadar inen ve paltoya benzeyen üst giysisi.
TOR
Sık gözlü ağ. Çekingen, utangaç. Bir dairenin kendi düzleminde bulunan fakat merkezinden geçmeyen bir doğru çevresinde dönmesiyle oluşan cisim. Olgunlaşmamış, ham. Toy, acemi kimse. İşe alışkın olmayan, yabani.
DÜĞÜNCÜ
Düğün sahibi, toycu. Düğüne katılan kimse. Düğün çağrıcısı.
KUZU
Koyun yavrusu. Deneyimsiz, toy kimse. Bir meyve ve sebzeye bitişik olan küçük meyve veya sebze.
FERACE
Kadınların sokakta giydikleri, mantoya benzer, arkası bol, yakasız, çoğu kez eteklere kadar uzayan üst giysisi. Dervişlerin giydiği bol bir tür hırka.
ACEMİ
Bir işin yabancısı olan, eli işe alışmamış, bir işi beceremeyen. Saraya yeni alınmış cariye. İşinde, mesleğinde yeni olan, toy. Bir yere, bir şeye yabancı olan.