Sonu TOZ ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "toz" olan, toplam 57 adet kelime bulunmaktadır. Sonu toz ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında toz olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde toz olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

RETİKÜLOSİTOZ, HEMOFAGOSİTOZ, AGRANULOSİTOZ, AKANTOKERATOZ

12 harfli kelimeler

GRANÜLOMATOZ, HEMOKROMATOZ, PAPİLLOMATOZ, OTOFAGOSİTOZ, OLİGOFRUKTOZ

11 harfli kelimeler

TROMBOSİTOZ, ERİTROSİTOZ, PAPİLOMATOZ

10 harfli kelimeler

NEKROSİTOZ, ANİZOSİTOZ, HİPOBENTOZ, RİZOBENTOZ, FİTOBENTOZ

9 harfli kelimeler

MONOSİTOZ, LÖKOSİTOZ, PİNOSİTOZ, HELMİNTOZ, FAGOSİTOZ, ENDOSİTOZ, ENDOMİTOZ, AKROMATOZ, EKZOSİTOZ, CİLBİRTOZ

8 harfli kelimeler

ASBESTOZ, MUHLATOZ, APOPİTOZ, SİNOSTOZ, GALAKTOZ

7 harfli kelimeler

AVUSTOZ, APOPTOZ, FRUKTOZ, TAGATOZ, ENOSTOZ, AKANTOZ

6 harfli kelimeler

AMİTOZ, LAKTOZ, PARTOZ, MALTOZ, TİNTOZ, MANTOZ, KAYTOZ, HEPTOZ, FOTTOZ, FİTTOZ

5 harfli kelimeler

NATOZ, VATOZ, ORTOZ, MİTOZ, PATOZ, KETOZ, HOTOZ, FİTOZ

3 harfli kelimeler

TOZ

Bazı kelimelerin anlamları

TOZ

Çok küçük ve hafif parçacıklara bölünmüş toprak. Çok küçük parçacıklara bölünmüş olan herhangi bir madde. Bu durumda olan.

OTOFAGOSİTOZ

Otofaji.

HEMOKROMATOZ

Vücutta aşırı demir birkimiyle oluşan metabolik bir hastalık.

PAPİLOMATOZ

Karnabahar hastalığı.

TROMBOSİTOZ

Kanda trombosit sayısında artma. Kanda kan pulcuğu sayısının artması.

AKANTOKERATOZ

Akantokeratodermi.

PAPİLLOMATOZ

Vücutta birden fazla yerde papillomların oluşumu.

NEKROSİTOZ

Hücre ölümü.

ANİZOSİTOZ

Kırmızı kan hücrelerinin boylarında görülen değişiklikler.

HİPOBENTOZ

Denizlerde 1000 metre derinliğin altındaki dip faunası.

AGRANULOSİTOZ

Kanda granülosit sayısının ileri derecede azalmasıyla beliren durum.

ERİTROSİTOZ

Alyuvar artışı.

GRANÜLOMATOZ

Çok sayıda granülomların oluşması.

OLİGOFRUKTOZ

İnce bağırsaklardan emilmeyen, yararlı bifidobakterilerinin çoğalmasını teşvik eden, çok sayıda fruktoz molekülünden oluşan zincir.

HEMOFAGOSİTOZ

Eritrositlerin fagositik hücrelerce yutulması. Yaşam süreleri dolmuş alyuvarların dolaşımdan uzaklaştırılması için alyuvarların fagositik hücrelerce yutulması.

RETİKÜLOSİTOZ

Dolaşım kanında retikülositelerin artması.

  -   -   -  

Anlamında TOZ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TOZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BAŞÇIK

Çiçeklerin erkek organlarında çiçek tozunu taşıyan torbacık, haşefe.

DOLAK

Tozluk yerine bacaklara ayak bileğinden dize kadar dolanan ensiz ve uzun kumaş parçası. Boyun atkısı. Başörtüsü, yazma.

BANMAK

Katı bir şeyi sulu veya tuz, biber vb. toz durumundaki maddelerin içine batırıp çıkarmak, bandırmak.

ÇAMURLUK

Çamuru çok olan yer. Paçaları çamurdan korumak için giyilen tozluk. Taşıtlarda tekerleklerin üst bölümünü örten parça. Ayakkabıların çamurunu kazımak için yapılarda giriş kapısının önünde, yere çimento veya betonla tutturulan, demirden yapılmış, türlü biçimlerdeki ayakkabı sileceği.

ÇİÇEK

Bir bitkinin, üreme organlarını taşıyan çoğu güzel kokulu, renkli bölümü. Çiçek açan kır veya bahçe bitkisi. İrinli kabarcıklar dökerek yüzde izler bırakan ateşli, ağır ve bulaşıcı bir hastalık. Davranışları hafif, toplum kurallarına uymayan kimse. Süblimleşme veya çiçeksime yoluyla elde edilen toz.

BİTÜM

Keskin bir koku, alev ve koyu duman çıkararak yanan, karbon ve hidrojen bakımından çok zengin doğal yakıt maddelerinin genel adı, yer sakızı. Yol kaplamasında, kâğıt ve çatıların su geçirmez duruma getirilmesinde, kömür tozundan briket yapımında vb. kullanılan, doğal ısıda katı, yoğunluğu bire yakın, koyu kestane renginde madde.

DETERJAN

Petrol türevlerinden elde edilen, temizleme özelliği bulunan, toz, sıvı veya krem durumunda olabilen kimyasal madde, arıtıcı.

ALOGAMİ

Tozlaşma.

ÇİSENTİ

Toza benzer biçimde ince ince yağan şey.

ÇİVİT

Eskiden çivit otundan, bugün yapay yollarla elde edilen, mavi renkli, sarılığını gidermek için çamaşırın son suyuna karıştırılan toz boya.

ALÇI

Alçı taşının pişirilip toz durumuna getirilmesinden elde edilerek yapılarda, sanatta, mimarlıkta ve dişçilikte kullanılan madde.

ÇİMENTO

Killi kalkerleri özel fırınlarda pişirip ezmekle elde edilen, çamuru çarçabuk katılaşıp sertleşen ve yapılarda harç malzemesi olarak kullanılan kül renginde veya beyaz toz.

ÇİRİŞ

Çiriş otunun kökünün öğütülmesiyle yapılmış olan ve su ile karılarak tutkal gibi kullanılan esmer, sarı bir toz.

ÇİÇEKSİMEK

Çiçek gibi olmak, çiçeklenmek. Kristal durumunda bulunan bir bileşik, kristal suyunu yitirip beyazımsı bir toz durumunu almak. Deride leke, sivilce, çiçek gibi döküntüler belirmek.

ALÜMİN

Suda çözünmeyen, 2050 °C'de eriyen, beyaz bir toz olan alüminyum oksit (Al2O3).

BULUTSU

Uzayda gaz ve toz bulutu, nebülöz.

BRİKET

Linyit ve kömür tozundan basınçla elde edilen yakacak. Linyit, kömür tozu ve katran tortusundan basınçla elde edilen, tuğla biçimli yapı malzemesi. Kum ve çimentonun birleştirilmesiyle elde edilen yapı malzemesi.

ALERJİ

Birtakım yiyecek, ilaç, toz, koku vb.ne hastalık derecesinde gösterilen aşırı tepki. Bir kimseye veya bir şeye karşı olumsuz yönde duyulan aşırı duyarlılık.

AKAR

Kiraya verilerek gelir getiren ev, dükkân, tarla, bağ vb. mülk, akaret. Halı, koltuk, yatak vb. yerlerde ve nemli ortamlarda yaşayan, astıma yol açabilen, insan vücudundan dökülen deri tozlarıyla ve parçacıklarıyla beslenen bir tür canlı. Sıvı, mai, likit.

ÇUBUKLAMAK

Halı, kilim vb. örtülerin tozunu temizlemek veya şilte, pamuk gibi şeyleri kabartıp düzeltmek için üzerlerine değnekle vurmak.