Kelimeler arşivi içinde; başında "toy" olan, toplam 58 adet kelime bulunmaktadır. toy ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu toy ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde toy olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
TOYNAKLILAR
TOYTOHLUSU, TOYMALAMAK, TOYKALAMAK, TOYKURTMAK
TOYGAÖREN, TOYGİLLER, TOYLANMAK, TOYLAHANA, TOYÇAYIRI, TOYKURMAK
TOYLAMAK, TOYGARLI, TOYURMAK, TOYTOĞLU, TOYTOHLU, TOYTOKLU, TOYFANLI, TOYDÜĞÜN, TOYBELEN, TOYDENİZ, TOYDEMİR
TOYTEPE, TOYBOĞA, TOYHANE, TOYGAŞI
TOYLAN, TOYBAR, TOYNAK, TOYMAN, TOYGAR, TOYLUN, TOYLUK, TOYAĞA, TOYLIĞ, TOYLAR, TOYAGA, TOYLAK, TOYCAN, TOYTUK, TOYAKA, TOYRAN, TOYDAN, TOYKAÇ, TOYGUN
TOYGA, TOYUH, TOYUK, TOYUM, TOYRA, TOYLU, TOYCA, TOYLA, TOYCU, TOYÇU, TOYKA
TOYA
TOY
TOY
Gençliği sebebiyle görgüsüz ve beceriksiz olan. Toygillerden, böcek ve tane ile beslenen, eti için avlanan, kızıl tüylü bir kuş (Otis tarda). Deneyimsiz, acemi, çaylak. Ziyafet.
TOYNAKLILAR
At, eşek, su aygırı gibi parmakları toynak biçiminde olan memeli hayvanlar takımı.
TOYURMAK
Beslemek, doyurmak.
TOYÇAYIRI
Ankara ilinde, Haymana ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
TOYGİLLER
Kuşlar sınıfının, örnek hayvanı toy olan bir takımı.
TOYLAHANA
At ahırı, tavla.
TOYKALAMAK
Amaçsız dolaşmak.
TOYLAMAK
Yük hayvanın sırtından yuvarlanmak. 1.İsteklendirmek, özendirmek. 2.Kandırmak. Bağışta bulunmak. Hızlı koşmak. Ağırlamak. Ziyafet vermek, yedirip içirmek, ağırlamak.
TOYMALAMAK
Ağacın dalını budağını kırmak.
TOYLANMAK
Mütenaim olmak.
TOYKURTMAK
Kendini beğenmek.
TOYTOHLUSU
Toykuşu.
TOYGARLI
Erzurum şehri, Narman ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Hatay ili, Hıdırbey nahiyesine bağlı bir yer. Kastamonu ili, Cide ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Manisa kenti, Alaşehir ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
TOYGAÖREN
Kastamonu kenti, Araç ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
TOYTOĞLU
Toykuşu.
TOYKURMAK
1.Köpek, tavşan ve benzerleri hayvanlar oturmak : Koca bir domuz yol üstünde toykurmuş bana bakıyor. 2.Ürkerek kulak kabartmak. 3.Şımarıklık etmek. 4.Kafa tutmak. 5.Yaslanmak, kaykılmak. 6.Vücudu dik tutarak biraz arkaya doğru bükmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde TOY geçen kelimeler listesi verilmiştir.
SAKO
Paltoya benzer bir tür üstlük.
PARLAMENTER
Milletvekili. Parlamentoya dayanan, parlamento ile ilgili.
ACEMİCE
Toyca, beceriksizce, acemicesine.
CAHİLLİK
Bilgisizlik. Gençlik, toyluk, deneyimsizlik. Gençlik, toyluk, deneyimsizlik yüzünden işlenen kusur.
DÜNKÜ
Bugünden bir önceki günle ilgili. Acemi, yeni, toy. Yakın geçmişteki.
FERACE
Kadınların sokakta giydikleri, mantoya benzer, arkası bol, yakasız, çoğu kez eteklere kadar uzayan üst giysisi. Dervişlerin giydiği bol bir tür hırka.
ÇAYLAK
Yırtıcılardan, uzun kanatlı, çengel gagalı, küçük kuşları ve fare gibi zararlı hayvanları avlayan, tavuk büyüklüğünde bir kuş (Milvus migrans). Toy.
KUZU
Koyun yavrusu. Deneyimsiz, toy kimse. Bir meyve ve sebzeye bitişik olan küçük meyve veya sebze.
KABAN
Dik yokuş. Tepe. Çeşitli kumaşlardan yapılmış, kalçaya kadar inen ve paltoya benzeyen üst giysisi.
OTOBAN
Otoyol.
GENÇ
Yaşı ilerlememiş olan, ihtiyar karşıtı. Yeni gelişmekte olan, kısa bir geçmişi olan. Gençlikteki özelliklerini koruyan, dinç. Gelişmesini tamamlamamış olan (bitki, hayvan). Bingöl iline bağlı ilçelerden biri. Zihin bakımından yeterince gelişmemiş, toy.
GENÇLİK
Genç olma durumu. Genç insanların bütünü. Genç bir kimsenin tutumu, toyluk, deneyimsizlik. İnsan hayatının ergenlikle orta yaş arasındaki dönemi.
DÜĞÜNCÜ
Düğün sahibi, toycu. Düğüne katılan kimse. Düğün çağrıcısı.
ACEMİ
Bir işin yabancısı olan, eli işe alışmamış, bir işi beceremeyen. Saraya yeni alınmış cariye. İşinde, mesleğinde yeni olan, toy. Bir yere, bir şeye yabancı olan.
ACEMİLİK
Acemi olma durumu, toyluk. Acemice davranış, toyluk.
TORLAK
Genç, toy. Derviş. Henüz evcilleşmemiş, alışmamış (hergele).
TOR
Sık gözlü ağ. Çekingen, utangaç. Bir dairenin kendi düzleminde bulunan fakat merkezinden geçmeyen bir doğru çevresinde dönmesiyle oluşan cisim. Olgunlaşmamış, ham. Toy, acemi kimse. İşe alışkın olmayan, yabani.
CAHİL
Öğrenim görmemiş, okumamış. Deneysiz, genç, toy (delikanlı veya kız). Belli bir konuda yeterli bilgisi olmayan.
ÇAYLAKLIK
Toyluk, deneyimsizlik, acemilik.
TIFIL
Küçük çocuk. Acemi, toy. Zayıf, ufak tefek.