Kelimeler arşivi içinde; başında "topla" olan, toplam 47 adet kelime bulunmaktadır. topla ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu topla ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde topla olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
TOPLATILABİLMEK
TOPLATILABİLME
TOPLAYIVERMEK, TOPLANIVERMEK, TOPLAYABİLMEK, TOPLAMAÇEKİCİ, TOPLATABİLMEK, TOPLANABİLMEK
TOPLANIVERME, TOPLAŞTIRGAÇ, TOPLAŞTIRMAK, TOPLATABİLME, TOPLANABİLME, TOPLAYABİLME, TOPLAYICILIK, TOPLAYIVERME
TOPLATILMAK, TOPLAŞTIRMA, TOPLARDAMAR, TOPLANIRLIK, TOPLANILMAK
TOPLATILMA, TOPLANILMA, TOPLAMALAR
TOPLANMAK, TOPLAYICI, TOPLATMAK, TOPLAŞMAH, TOPLAŞMAK
TOPLANMA, TOPLAYIŞ, TOPLALAK, TOPLATMA, TOPLAMAK, TOPLANAN, TOPLANIK, TOPLANIM, TOPLAŞMA, TOPLAŞIM, TOPLAŞIK, TOPLANTI, TOPLANIŞ
TOPLAMA
TOPLAM, TOPLAK, TOPLAÇ
TOPLA
TOPLA
Üç parmaklı dirgen.
TOPLATILABİLMEK
Toplatılma imkânı veya olasılığı bulunmak.
TOPLAYABİLME
Toplayabilmek işi.
TOPLANABİLME
Toplanabilmek işi.
TOPLATABİLME
Toplatabilmek işi.
TOPLAYABİLMEK
Toplama imkânı veya olasılığı bulunmak.
TOPLAYICILIK
Yabanıl meyveleri, ot tohumlarını, kökleri, yumru köklü bitkileri, küçük hayvanları, deniz kabuklarını, böcekleri, yabanıl balları, ağaçların öz sularını ve benzerleri toplamaya dayanan; genellikle avcılıkla birlikte yapılan, fakat avcılıktan daha basit bir tekniği gerektiren, insanlığın en eski besin elde etme yolu.
TOPLANABİLMEK
Toplanma imkânı veya olasılığı bulunmak.
TOPLAMAÇEKİCİ
Bakırcıların bakır genişletmekte kullandıkları tahta bir sap üzerine geçirilmiş uzun ağızlı çelik başlıktan oluşan araç. (Maraş).
TOPLAYIVERMEK
Çabucak veya kısa zamanda toplamak.
TOPLAŞTIRGAÇ
İçinde, toplaştırma işlemi yapılan aygıt.
TOPLATABİLMEK
Toplatma imkânı veya olasılığı bulunmak.
TOPLAŞTIRMAK
Toplamak, bir araya getirmek. Toplayıp düzene koymak.
TOPLANIVERME
Toplanıvermek işi.
TOPLATILABİLME
Toplatılabilmek işi.
TOPLANIVERMEK
Çok çabuk veya kısa zamanda toplanmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde TOPLA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALGI
Bir şeye dikkati yönelterek o şeyin bilincine varma, idrak. Kazanç, alacak. Rüşvet. Vergi. Haşhaş sütünü toplamakta kullanılan kaşık.
AHALİ
Aralarında aynı yerde bulunmaktan başka hiçbir ortak özellik bulunmayan kişilerden oluşan topluluk, halk. Bir yerde toplanan kalabalık.
ARAFAT
Hacıların Kurban Bayramı'nın arife günü toplandıkları Mekke'nin doğusundaki tepe.
ABAJUR
Işığı bir yere toplamak, doğrudan doğruya gözlere vurmasını önlemek için kullanılan, kâğıt, kumaş, maden veya renkli camdan yapılmış lamba siperi. Genellikle üzeri siperli masa lambası veya ayaklı lamba.
ANTİKACI
Antika eşya, eser satan veya toplayan kimse.
ANTEN
Boşlukta yayılan elektromanyetik dalgaları toplayarak bu dalgaların transmisyon hatları içerisinde yayılmasını sağlayan cihaz. Olta şamandırasının alt ve üst kısmında bulunan ince uçlar. Duyarga.
AÇMAK
Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.
AĞNAMCI
Sayım vergisi toplayan kimse.
AJANS
Haber toplama, yayma ve üyelerine dağıtma işiyle uğraşan kuruluş. Bu iş kollarının çalıştığı büro. Radyoda haber bülteni.
ANSİKLOPEDİCİ
Değişik alanlardaki bilgileri sistemli bir yöntemle bir araya getiren veya toplayan kimse, ansiklopedist.
ALABORA
Geminin yan yatması. Bir serenin yatay durumdan düşey duruma getirilmesi. Selamlamak için filika küreklerinin yukarıya kaldırılması. Balığı toplamak için dalyan ağının yukarıya alınması.
AKÜMÜLATÖR
Elektrik enerjisini kimyasal enerji olarak depolayan, istenildiğinde bunu elektrik enerjisi olarak veren cihaz, akımtoplar, akü.
APİKO
Geminin, zinciri toplayıp demirini kaldırmaya hazır olması. Derli toplu, süslü, şık. Hazır, tetik.
AĞILLANMAK
Toplanıp bir arada durmak. Çevresinde ağıl denen hale oluşmak, halelenmek.
AKAİT
Bir dinin öğrenilmesi gereken inançlarının ve tapınma kurallarının tümü. Bu kuralları toplayan kitap.
AĞIRKANLI
Ağırcanlı. Hippokrates'in ortaya attığı ağırcanlılık, soğukluk, kolayca duygulanmayış gibi nitelikleri kendinde toplayan kişilik tipi.
ARASAT
Müslüman inanışına göre, kıyamet günü bütün ölülerin dirilip toplanacakları yer.
AMFİZEM
Doku ve organlarda sıra dışı hava toplanması.
AGORA
Yunan klasik devrinde, sitenin yönetim, politika ve ticaret işlerini konuşmak için halkın toplandığı alan, halk meydanı.
AĞIZOTU
Topları ateşlemek için falyaya konulan ve barutun patlamasına sebep olan madde.