İçinde TOPLA geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "topla" olan, toplam 69 tane kelime bulunuyor. İçerisinde topla bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu topla ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında topla olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

TOPLATILABİLMEK, SİTOPLAZMOLİZİS

14 harfli kelimeler

KİNETOPLASTİDA, HİSTOPLAZMOZİS, FİTOPLANKTOFAJ, ERGASİTOPLAZMA, TOPLATILABİLME

13 harfli kelimeler

TOPLAYIVERMEK, KİNETOPLASTİD, TOPLAMAÇEKİCİ, TOPLANABİLMEK, TOPLANIVERMEK, TOPLATABİLMEK, TOPLAYABİLMEK

12 harfli kelimeler

TOPLANIVERME, TOPLAYIVERME, TOPLAŞTIRMAK, TOPLANABİLME, TOPLATABİLME, TOPLAYICILIK, TOPLAŞTIRGAÇ, FİTOPLANKTON, PİROTOPLAZMA, PALATOPLASTİ, TOPLAYABİLME

11 harfli kelimeler

SİSTOPLASTİ, PROTOPLAZMA, SESTOPLARCI, SİTOPLAZMON, TOPLANIRLIK, TOPLAŞTIRMA, KANTOPLASTİ, KİNETOPLAST, TOPLANILMAK, TOPLARDAMAR, TOPLATILMAK

10 harfli kelimeler

AKIMTOPLAR, SİTOPLAZMA, TOPLANILMA, TOPLAMALAR, TOPLATILMA, EKTOPLAZMA, PROTOPLAST

9 harfli kelimeler

TOPLAŞMAH, İZOTOPLAR, OTOPLASTİ, TOPLAYICI, TOPLANMAK, TOPLAŞMAK, TOPLATMAK, SESTOPLAR

8 harfli kelimeler

TOPLANAN, TOPLANIM, TOPLALAK, TOPLAMAK, TOPLANTI, TOPLANIK, TOPLAŞMA, TOPLAYIŞ, TOPLANIŞ, TOPLATMA, TOPLAŞIM, TOPLAŞIK, TOPLANMA

7 harfli kelimeler

TOPLAMA

6 harfli kelimeler

TOPLAM, TOPLAÇ, TOPLAK

5 harfli kelimeler

TOPLA

Bazı kelimelerin anlamları

TOPLA

Üç parmaklı dirgen.

TOPLANIVERMEK

Çok çabuk veya kısa zamanda toplanmak.

TOPLAMAÇEKİCİ

Bakırcıların bakır genişletmekte kullandıkları tahta bir sap üzerine geçirilmiş uzun ağızlı çelik başlıktan oluşan araç. (Maraş).

TOPLANIVERME

Toplanıvermek işi.

TOPLAYABİLMEK

Toplama imkânı veya olasılığı bulunmak.

FİTOPLANKTOFAJ

Fitoplankton üzerinden beslenen.

TOPLATILABİLME

Toplatılabilmek işi.

KİNETOPLASTİDA

Mastigophora alt şubesinde, Zoomastigophorea sınıfında bulunan, Bodonina ve Trypanosomatina alt takımlarını içeren, kimileri serbest yaşamlı, çoğu bitkilerde, omurgalı ve omurgasız canlılarda parazitlenen, kamçılı bazal cismin yanına yerleşmiş bariz bir kinetoplast, bir veya iki kamçıya sahip kamçılı protozoa takımı, Protomastigida, Protomonadina.

ERGASİTOPLAZMA

Bağımsız ribozomlar ve endoplazma retikulumlarından oluşan sitoplazmanın çalışan, sentez yapan yoğun kısımları.

SİTOPLAZMOLİZİS

Sitoplazma erimesi.

TOPLANABİLMEK

Toplanma imkânı veya olasılığı bulunmak.

KİNETOPLASTİD

Kinetoplastida takımındaki protozoonlara ait.

TOPLATABİLMEK

Toplatma imkânı veya olasılığı bulunmak.

TOPLATILABİLMEK

Toplatılma imkânı veya olasılığı bulunmak.

HİSTOPLAZMOZİS

Monosit-makrofaj sisteminin hücre içi bir paraziti olan Histoplasma capsulatum tarafından oluşturulan, retiküloendoteliyal sistemin yaygın tutulumuyla belirgin, mantar hastalığı.

TOPLAYIVERMEK

Çabucak veya kısa zamanda toplamak.

  -   -   -  

Anlamında TOPLA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TOPLA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AĞILLANMAK

Toplanıp bir arada durmak. Çevresinde ağıl denen hale oluşmak, halelenmek.

AĞNAMCI

Sayım vergisi toplayan kimse.

AĞIZOTU

Topları ateşlemek için falyaya konulan ve barutun patlamasına sebep olan madde.

ALABORA

Geminin yan yatması. Bir serenin yatay durumdan düşey duruma getirilmesi. Selamlamak için filika küreklerinin yukarıya kaldırılması. Balığı toplamak için dalyan ağının yukarıya alınması.

ANTİKACI

Antika eşya, eser satan veya toplayan kimse.

AKAİT

Bir dinin öğrenilmesi gereken inançlarının ve tapınma kurallarının tümü. Bu kuralları toplayan kitap.

ARASAT

Müslüman inanışına göre, kıyamet günü bütün ölülerin dirilip toplanacakları yer.

ABAJUR

Işığı bir yere toplamak, doğrudan doğruya gözlere vurmasını önlemek için kullanılan, kâğıt, kumaş, maden veya renkli camdan yapılmış lamba siperi. Genellikle üzeri siperli masa lambası veya ayaklı lamba.

AĞIRKANLI

Ağırcanlı. Hippokrates'in ortaya attığı ağırcanlılık, soğukluk, kolayca duygulanmayış gibi nitelikleri kendinde toplayan kişilik tipi.

ARAFAT

Hacıların Kurban Bayramı'nın arife günü toplandıkları Mekke'nin doğusundaki tepe.

ANSİKLOPEDİCİ

Değişik alanlardaki bilgileri sistemli bir yöntemle bir araya getiren veya toplayan kimse, ansiklopedist.

ALGI

Bir şeye dikkati yönelterek o şeyin bilincine varma, idrak. Kazanç, alacak. Rüşvet. Vergi. Haşhaş sütünü toplamakta kullanılan kaşık.

AKÜMÜLATÖR

Elektrik enerjisini kimyasal enerji olarak depolayan, istenildiğinde bunu elektrik enerjisi olarak veren cihaz, akımtoplar, akü.

APİKO

Geminin, zinciri toplayıp demirini kaldırmaya hazır olması. Derli toplu, süslü, şık. Hazır, tetik.

AJANS

Haber toplama, yayma ve üyelerine dağıtma işiyle uğraşan kuruluş. Bu iş kollarının çalıştığı büro. Radyoda haber bülteni.

AMFİZEM

Doku ve organlarda sıra dışı hava toplanması.

ANTEN

Boşlukta yayılan elektromanyetik dalgaları toplayarak bu dalgaların transmisyon hatları içerisinde yayılmasını sağlayan cihaz. Olta şamandırasının alt ve üst kısmında bulunan ince uçlar. Duyarga.

AÇMAK

Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.

AGORA

Yunan klasik devrinde, sitenin yönetim, politika ve ticaret işlerini konuşmak için halkın toplandığı alan, halk meydanı.

AHALİ

Aralarında aynı yerde bulunmaktan başka hiçbir ortak özellik bulunmayan kişilerden oluşan topluluk, halk. Bir yerde toplanan kalabalık.