Kelimeler arşivi içinde; başında "to" olan, toplam 1371 adet kelime bulunmaktadır. to ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu to ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde to olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
TOPLUMMERKEZCİLİK, TOPLUMSALLAŞTIRMA, TOPRAKKAZANGİLLER
TOPLUMBİLİMCİLİK
TOFİPERHİDROZİS, TOKATLAYABİLMEK, TOKMAKBÖCEKLERİ, TOKUŞTURABİLMEK, TONKİNESEKEDİSİ, TOPARLANABİLMEK, TOPARLAYABİLMEK, TOPLATILABİLMEK, TOPLUMİÇİNCİLİK, TOPLUMLAŞTIRMAK, TOPLUMSALLAŞMAK, TOPRAKLANDIRMAK, TOPUKTABANLILAR, TOZANLIFINDICAK
TOKALAŞABİLMEK, TOKATLAYABİLME, TOKMAKLICIĞCIK, TOKSASKARİOZİS, TOKSOPLAZMOZİS, TOKUŞTURABİLME, TOLERANSSIZLIK, TOMURCUKLANMAK, TOMUZLANBÖCEĞİ, TONOFİLAMANLAR, TOPAKLAŞTIRMAK, TOPARLANABİLME, TOPARLAYABİLME, TOPÇUDEĞİRMENİ, TOPLATILABİLME, TOPLUMLAŞTIRMA, TOPLUMMERKEZCİ, TOPLUMSALLAŞMA, TOPLUMSEVERLİK, TOPLUSORUŞTURU, TOPRAKLANDIRMA, TORAKOMİYODİNİ
TOİSONERİYİĞİ, TOKALAŞABİLME, TOLERANSLILIK, TOMARCAHÜYÜĞÜ, TOMURCUKLANMA, TONSİLLEKTOMİ, TOPAKLAŞTIRMA, TOPLAMAÇEKİCİ, TOPLANABİLMEK, TOPLANIVERMEK, TOPLATABİLMEK, TOPLAYABİLMEK, TOPLAYIVERMEK, TORASANİNCİRİ
TOGAVİRÜSLER, TOKAÇGEMRİĞİ, TOKLAŞDURMAK, TOKMAKLANMAK, TOKMAKLIDERE, TOKMAKTEPESİ, TOKSİKODERMA, TOKSİKOLOJİK, TOKSOKAROZİS, TOMBALACILIK, TOMBULLAŞMAK, TOMRUKLANMAK, TONGALLAŞMAK, TONGARELMASI, TONOFİLAMENT, TOPARLAĞIMSI, TOPÇUYENİKÖY, TOPLANABİLME, TOPLANIVERME, TOPLAŞTIRGAÇ, TOPLAŞTIRMAK, TOPLATABİLME, TOPLAYABİLME, TOPLAYICILIK, TOPLAYIVERME, TOPLULUKBAŞI, TOPLUMCULLUK, TOPLUMİÇİNCİ, TOPLUMLAŞMAK, TOPOİZOMERAZ, Devamını Oku »»
TOGAVİRİDAE, TOHAFSINMAK, TOHUMDAVARI, TOHUMKAVUDU, TOHUMKÖRÜDÜ, TOHUMLANMAK, TOKAÇBALIĞI, TOKAÇLANMAK, TOKAÇLANMIŞ, TOKATLANMAK, TOKATLATMAK, TOKATTAVUĞU, TOKCALANMAK, TOKGÖZLÜLÜK, TOKIŞTIRMAK, TOKMAKLAMAK, TOKOTRİENOL, TOKSİKASYON, TOKSİKOLOJİ, TOKSİKOMANİ, TOKSİKOPATİ, TOKSİTERAPİ, TOKUÇBALIĞI, TOKULDAŞMAK, TOKURDATMAK, TOKUŞTURMAK, TOLANDIRMAK, TOLANDURMAK, TOLERANSSIZ, TOMARLANMAK, Devamını Oku »»
TOBRAMİSİN, TOHALAŞMAK, TOHMALAMAK, TOHMÜRÜKLÜ, TOHUMCULUK, TOHUMHAKKI, TOHUMKAVUT, TOHUMLAMAK, TOHUMLANMA, TOKAÇLAMAK, TOKAÇLANMA, TOKALAŞMAK, TOKALIOĞLU, TOKATÇILIK, TOKATLAMAK, TOKATLANMA, TOKATLATMA, TOKATLILIK, TOKEZLEMEK, TOKMAKLAMA, TOKMAKÜZÜM, TOKMANAKLI, TOKSİKOLOG, TOKSİKOMAN, TOKSİKOZİS, TOKSOKARAL, TOKTOKUCAN, TOKUÇLAMAK, TOKULDAMAK, TOKURDAMAK, Devamını Oku »»
TOFLANMAK, TOFTAŞMAK, TOGSUNMAK, TOĞŞALMAK, TOĞTAŞMAK, TOĞUKGÖTİ, TOHKURMAK, TOHLUBAŞI, TOHTAŞMAĞ, TOHTAŞMAH, TOHTAŞMAK, TOHTATMAK, TOHUMLAMA, TOKAÇLAMA, TOKALAMAK, TOKALAŞMA, TOKALOĞLU, TOKATBAŞI, TOKATKIRI, TOKATLAMA, TOKEZİMEK, TOKLUAĞIL, TOKLUBAŞI, TOKLUKAYA, TOKMAKBAŞ, TOKMAKÇIK, TOKMAKLAR, TOKOLİZİS, TOKSİPATİ, TOKSİSİTE, Devamını Oku »»
TODANLIK, TODARMAK, TOFDAMAK, TOFLAMAK, TOFTAMAK, TOĞRULUŞ, TOĞŞANIK, TOĞURCUN, TOĞURKAN, TOĞUZLAN, TOHDAMAH, TOHITMAK, TOHLAMAK, TOHLUMAN, TOHMEGEN, TOHNAMAK, TOHTAMAK, TOHUMCUK, TOHUMLAR, TOHUMLUK, TOHUNMAK, TOKAÇÇIK, TOKALMAK, TOKANMAK, TOKATHAN, TOKDEMİR, TOKGÖZLÜ, TOKIŞMAĞ, TOKLUCAK, TOKLULAR, Devamını Oku »»
TOBENGİ, TOBURAK, TOGTOGU, TOĞRİCA, TOHAMMA, TOHARCA, TOHİNİK, TOHLUCU, TOHOLCU, TOHTMAK, TOHUMAK, TOHUMCU, TOHUMLU, TOKAÇLI, TOKALAÇ, TOKALAK, TOKALAN, TOKAMAK, TOKANAK, TOKASIZ, TOKATÇA, TOKATÇI, TOKATLI, TOKÇALI, TOKDERE, TOKDURU, TOKHANA, TOKHANE, TOKLUCA, TOKSEMİ, Devamını Oku »»
TOBBAŞ, TOBBUZ, TOFLAN, TOFRAN, TOGGLE, TOGOLU, TOĞDAÇ, TOĞDAH, TOĞMAK, TOĞRAM, TOHANA, TOHDOR, TOHDUR, TOHMAH, TOHMAZ, TOHRUK, TOHTOR, TOHTUR, TOHTÜR, TOKALI, TOKALP, TOKAMA, TOKANA, TOKARA, TOKAYA, TOKCAN, TOKÇAM, TOKÇİK, TOKDUR, TOKGAÇ, Devamını Oku »»
TOBAK, TOBAN, TOBUK, TOÇÇU, TODAN, TODUN, TOFAR, TOFUR, TOGAD, TOGLU, TOĞAÇ, TOĞAY, TOĞKA, TOĞLA, TOĞLI, TOĞLİ, TOĞLU, TOĞOM, TOĞRİ, TOĞRU, TOĞUK, TOĞUM, TOHAÇ, TOHAD, TOHAN, TOHAŞ, TOHLİ, TOHLU, TOHMA, TOHNA, Devamını Oku »»
TOBA, TODİ, TODU, TOFU, TOGA, TOGU, TOĞA, TOĞİ, TOĞU, TOHA, TOHK, TOHT, TOKA, TOKT, TOKU, TOLA, TOLİ, TOLU, TOMA, TOMP, TONÇ, TONE, TONG, TONU, TOOM, TOPA, TOPU, TORA, TORÇ, TORF, Devamını Oku »»
TOÇ, TOF, TOĞ, TOH, TOK, TOL, TOM, TON, TOP, TOR, TOS, TOŞ, TOT, TOY, TOZ
TO
TO
Hayır anlamında olumsuzluk belirtir. İlik (kemikteki). Te o.
TOKMAKBÖCEKLERİ
Kimi türleri, sokması ve ağılı salgısı dolayısıyla oldukça ağır deri yangıları doğurabilen, kınkanatları çok kısa böcekler familyası; aylakböcekler.
TOPLATILABİLMEK
Toplatılma imkânı veya olasılığı bulunmak.
TOPLUMSALLAŞTIRMA
Bazı imkânlardan, kuruluşlardan toplumun yararlanmasını sağlama, toplum hizmetine koyma, sosyalizasyon. Toplumun değer yargılarına uygun duruma getirme, sosyalizasyon.
TOFİPERHİDROZİS
Aşırı yerel terleme.
TOPRAKKAZANGİLLER
Memeliler (Mammalia) sınıfının, kemiriciler (Rodentia) takımının, yalın dişliler (Simplicidentata) alt takımının, sıçanımsılar (Myomorpha) bölümünden, yapılan tıknaz ve kuyrukları küt, gözleri ve kulakları küçük, yaşayışları köstebeğe benzeyen türlere sahip bir familya.
TOPLUMBİLİMCİLİK
İnsan yaşamındaki bütün olayları yalnızca toplumsal yapı ve örgüt biçimleriyle açıklama eğilimi.
TOPLUMSALLAŞMAK
Birey kişilik kazanarak belli bir toplumsal çevreye hazırlanmak, toplumla bütünleşmek, sosyalleşmek.
TOPARLAYABİLMEK
Toparlama imkânı veya olasılığı bulunmak.
TOPLUMLAŞTIRMAK
Toplumculuk ilkeleri çerçevesinde topluma mal etmek.
TONKİNESEKEDİSİ
Kuzey Amerika ve Asya'dan köken alan, 1960 yılında Siyam ve Burmese ırklarının birleştirilmesiyle geliştirilmiş, Siyam'ların vücut yapısı ve Burmese'lerin etkileyici güzelliklerinin birleşmesiyle oluşmuş, tüyleri ve gözlerinin parlaklığıyla inanılmaz bir güzelliğe sahip, rengi açık kahve tonları, krem ve şampanya rengi karışımı, uçuk mavi gri ve pembe tonları genelde bu renklerin karışımı kulak, yüz ve ayaklarda giderek koyulaşan, gözleri açık yeşil veya mavi renkli, güvenilir, meraklı, sahibine bağlı ve duygusal yapıda, kısa tüylü kedi ırkı.
TOPLUMİÇİNCİLİK
Toplummerkezcilik.
TOKATLAYABİLMEK
Tokatlama imkânı veya olasılığı bulunmak.
TOPLUMMERKEZCİLİK
İnsanın kendisini evrenin merkezi sayma görüşü, toplumiçincilik.
TOPARLANABİLMEK
Toparlanma imkânı veya olasılığı bulunmak.
TOKUŞTURABİLMEK
Tokuşturma imkânı veya olasılığı bulunmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde TO geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AGORA
Yunan klasik devrinde, sitenin yönetim, politika ve ticaret işlerini konuşmak için halkın toplandığı alan, halk meydanı.
ABANMAK
Eğilerek bir şeyin, bir kimsenin üzerine kapanmak. Bir yere veya bir kimseye yaslanmak, dayanmak. Bir şeyin veya bir kimsenin üzerine çöküp çullanmak. Birine yük olarak onun sırtından geçinmeye çalışmak. Boksta karşılaşma sırasında rakibine yaslanmak. Futbolda topa olanca gücüyle vurmak.
AĞAÇKESEN
Zar kanatlılardan, kurtçukları en çok gül fidanları üzerinde yaşayarak yapraklara zarar veren, kara renkli bir böcek (Hylotoma).
ACEMİCE
Toyca, beceriksizce, acemicesine.
AFOROZ
Hristiyanlıkta kilise tarafından verilen cemaatten kovma cezası. Darılıp biriyle konuşmama, ilgiyi kesip kendinden uzaklaştırma, toplum dışılama.
AÇGÖZLÜ
Mala, yiyeceğe ve içeceğe doymak bilmeyen, açgöz, gözü aç, doymaz, gözü doymaz, tamahkâr, haris, hırslı, tokgözlü karşıtı.
AÇMAK
Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.
AÇ
Yemek yemesi gereken, tok karşıtı. Karnı doymamış olarak. Yiyecek bulamayan. Çok istekli, hevesli. Gözü doymaz, haris.
AĞA
Geniş toprakları olan, sözü geçen, varlıklı kimse. Halk arasında sayılan ve sözü geçen erkeklere verilen unvan. Osmanlı Devleti'nde bazı kuruluşların başında bulunanlara verilen resmî san. Ağabey. Cömert, eli açık. Okuryazar olmayan yaşlı kimselerin adlarıyla birlikte kullanılan san. Koca.
AĞILLANMAK
Toplanıp bir arada durmak. Çevresinde ağıl denen hale oluşmak, halelenmek.
AĞABABA
Dede, ata. Bir yerde, bir topluluk içinde etkili olan, sözü geçen, ileri gelen (kimse). Sanı "ağa" olan babaya çocuğunun sesleniş sözü.
AĞ
İplik, sicim, tel vb. ince şeylerden kafes biçiminde yapılmış örgü. Ulaşım ve iletişim gibi alanlarda ülkenin her yerine yaygınlaştırılmış şebeke. Örümcek vb. hayvanların salgılarıyla oluşturdukları örgü. Çaprazlama örgü ile yapılmış olan ve kale direkleri arkasına gerilen örgü, file. Pantolon veya külotun apış arasına gelen yeri, apışlık. Tuzak. Oyun alanını ortadan ikiye bölen iple yapılmış örgü, file.
ACEMİ
Bir işin yabancısı olan, eli işe alışmamış, bir işi beceremeyen. Saraya yeni alınmış cariye. İşinde, mesleğinde yeni olan, toy. Bir yere, bir şeye yabancı olan.
ABONMAN
Bir satıcı veya kamu kuruluşu ile alıcılar arasında yapılmış olan anlaşma, sürdürüm. Abone olma durumunu gösteren belge. Kent içinde ulaşımı sağlayan otobüslerde para yerine geçen bilet veya kart.
AÇIKLIK
Açık olma durumu, aleniyet. Uzaklık, mesafe. Bitki örtüsü olmayan, çıplak yer. Gerçeği olduğu gibi yansıtma durumu. Boş ve geniş yer, meydanlık. Bir söz veya yazıda maksadın açık olması özelliği, duruluk, vuzuh. Dürbün, fotoğraf makinesi vb. optik araçlarda ağız çapı, ışığın girebildiği delik.
ABAJUR
Işığı bir yere toplamak, doğrudan doğruya gözlere vurmasını önlemek için kullanılan, kâğıt, kumaş, maden veya renkli camdan yapılmış lamba siperi. Genellikle üzeri siperli masa lambası veya ayaklı lamba.
AĞIRKANLI
Ağırcanlı. Hippokrates'in ortaya attığı ağırcanlılık, soğukluk, kolayca duygulanmayış gibi nitelikleri kendinde toplayan kişilik tipi.
ACEMİLİK
Acemi olma durumu, toyluk. Acemice davranış, toyluk.
ADA
Deniz veya göl suları ile çevrilmiş küçük kara parçası, cezire. Tali yoldan ana yola güvenli çıkışı sağlamak için tali yolun sağ tarafına yapılan, çizgilerle ayrılmış bölüm. Çevresi yollarla belirlenmiş olan arsa ve böyle bir arsayı kaplayan yapılar topluluğu. Kavşaklarda trafiği düzenleyici, yönlendirici veya ayırıcı olmak üzere bordürle sınırlandırılmış veya yer çizgileriyle belirlenmiş alan.
ABRA
Dara. Angarya, yük. Bir değiş tokuşta üste verilen şey. Denge.