Sonu TO ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "to" olan, toplam 115 adet kelime bulunmaktadır. Sonu to ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında to olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde to olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

REPARTİMİENTO

12 harfli kelimeler

APPASSİONATO

10 harfli kelimeler

ALLEGRETTO, AŞIRAMENTO, KONKORDATO, KONŞİMENTO, PARLAMENTO

9 harfli kelimeler

ESPERANTO, KONTRALTO, LARGHETTO, MANİFESTO, PORTMANTO, RADYOFOTO, HARMONATO, PİTSİKATO

8 harfli kelimeler

DEPOZİTO, KAMİNETO, KOMPOSTO, KONÇERTO, KONSULTO, LİBRETTO, MODERATO, PROTESTO, TONİLATO, HARPIŞTO, KOMPUSTO

7 harfli kelimeler

AGİTATO, ANİMATO, ÇİMENTO, HOTANTO, İSKARTO, İSKONTO, İSPİRTO, KAYARTO, MANYETO, DEFAKTO, GAMENTO, HİYARTO, ISPİRTO, NEGRİTO, OLCAYTO, SOGETTO, VİBRATO

6 harfli kelimeler

AVİSTO, DUETTO, FİLETO, KRİPTO, LEGATO, PRESTO, SENATO, AKANTO, ANATTO, AVUSTO, FİLATO, NORİTO, SOMATO, TARATO

5 harfli kelimeler

FİSTO, GETTO, GUSTO, KANTO, LENTO, MANTO, MORTO, PALTO, PLATO, PORTO, PUNTO, ROSTO, SALTO, SİRTO, ŞİNTO, VARTO, CORTO, DOTTO, FEMTO, HEKTO, HINTO, HİSTO, KARTO, KERTO, KOSTO, LEPTO, MALTO, MİNTO, MOTTO, NAFTO, Devamını Oku »»

4 harfli kelimeler

ALTO, FOTO, GATO, NATO, ŞATO, TOTO, VETO, AUTO, EKTO, FATO, FİTO, HUTO, KETO, KITO, KOTO, LATO, ORTO, PATO, POTO, TATO, VATO

3 harfli kelimeler

İTO

2 harfli kelimeler

TO

Bazı kelimelerin anlamları

TO

Hayır anlamında olumsuzluk belirtir. İlik (kemikteki). Te o.

ESPERANTO

Polonyalı doktor L. Zamenhof tarafından bütün milletlerce kullanılmak için 1887'de hazırlanmış, dil bilgisi on altı kurala dayanan bir yapma dil.

REPARTİMİENTO

İspanya'nın koloni yapılanmasında dar anlamda yalnızca yerlilerin köle olarak dağıtımı, geniş anlamda ise mal, mülkiyet ve hizmetlerin kolonide yaşayan İspanyollara resmi olarak dağıtımı. Aynı tür bir sistem Peru'da mita, Meksika'da cuatequil olarak adlandırılmıştır.

HARMONATO

Karbonat.

KONŞİMENTO

Taşınmak için gemiye teslim edilen bir mala karşılık olarak verilen alındı.

AŞIRAMENTO

Çalma, aşırma.

ALLEGRETTO

Allegrodan biraz daha ağır bir biçimde (çalınarak).

MANİFESTO

Bir gemideki malları göstermek için kaptan tarafından boşaltma işlemlerinin yapılacağı gümrük idaresine verilen liste. Bildiri. Toplumsal bir hareketin siyasal inanç ve amaçlarının açık ifadesi.

KONKORDATO

Anlaşmalı iflas. Papalık makamıyla başka hükûmetler arasında yapılmış olan anlaşma.

RADYOFOTO

Fotoğraf, yazı vb. görüntülerin radyo dalgalarıyla uzaktan iletilmesini sağlayan sistem. Bu sistemle alınan fotoğraf.

PORTMANTO

Palto, şapka vb. şeyleri asmak için yapılmış, raflı, bazıları aynalı askılık.

PARLAMENTO

Başlıca görevi yasama, devlet bütçesini çıkarma, hükûmeti denetleme olan ve üyeleri halkoyu ile belirli bir süre için seçilen meclis veya meclisler, yasama kurulu, yasama meclisi, yasama organı.

LARGHETTO

Bir parça largodan çabuk ve hafif çalınarak. Bu biçimde çalınan müzik parçası.

APPASSİONATO

Coşkun bir biçimde.

KONTRALTO

Kadın seslerinin en kalını. Sesi böyle olan sanatçı, alto.

PİTSİKATO

Yaylı sazlarda tellerin parmak çekişleriyle seslendirilmesi.

  -   -   -  

Anlamında TO bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TO geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AĞABABA

Dede, ata. Bir yerde, bir topluluk içinde etkili olan, sözü geçen, ileri gelen (kimse). Sanı "ağa" olan babaya çocuğunun sesleniş sözü.

İplik, sicim, tel vb. ince şeylerden kafes biçiminde yapılmış örgü. Ulaşım ve iletişim gibi alanlarda ülkenin her yerine yaygınlaştırılmış şebeke. Örümcek vb. hayvanların salgılarıyla oluşturdukları örgü. Çaprazlama örgü ile yapılmış olan ve kale direkleri arkasına gerilen örgü, file. Pantolon veya külotun apış arasına gelen yeri, apışlık. Tuzak. Oyun alanını ortadan ikiye bölen iple yapılmış örgü, file.

AÇIKLIK

Açık olma durumu, aleniyet. Uzaklık, mesafe. Bitki örtüsü olmayan, çıplak yer. Gerçeği olduğu gibi yansıtma durumu. Boş ve geniş yer, meydanlık. Bir söz veya yazıda maksadın açık olması özelliği, duruluk, vuzuh. Dürbün, fotoğraf makinesi vb. optik araçlarda ağız çapı, ışığın girebildiği delik.

ACEMİ

Bir işin yabancısı olan, eli işe alışmamış, bir işi beceremeyen. Saraya yeni alınmış cariye. İşinde, mesleğinde yeni olan, toy. Bir yere, bir şeye yabancı olan.

ABRA

Dara. Angarya, yük. Bir değiş tokuşta üste verilen şey. Denge.

AÇMAK

Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.

AĞILLANMAK

Toplanıp bir arada durmak. Çevresinde ağıl denen hale oluşmak, halelenmek.

ACEMİCE

Toyca, beceriksizce, acemicesine.

ABONMAN

Bir satıcı veya kamu kuruluşu ile alıcılar arasında yapılmış olan anlaşma, sürdürüm. Abone olma durumunu gösteren belge. Kent içinde ulaşımı sağlayan otobüslerde para yerine geçen bilet veya kart.

ABAJUR

Işığı bir yere toplamak, doğrudan doğruya gözlere vurmasını önlemek için kullanılan, kâğıt, kumaş, maden veya renkli camdan yapılmış lamba siperi. Genellikle üzeri siperli masa lambası veya ayaklı lamba.

ABANMAK

Eğilerek bir şeyin, bir kimsenin üzerine kapanmak. Bir yere veya bir kimseye yaslanmak, dayanmak. Bir şeyin veya bir kimsenin üzerine çöküp çullanmak. Birine yük olarak onun sırtından geçinmeye çalışmak. Boksta karşılaşma sırasında rakibine yaslanmak. Futbolda topa olanca gücüyle vurmak.

AGORA

Yunan klasik devrinde, sitenin yönetim, politika ve ticaret işlerini konuşmak için halkın toplandığı alan, halk meydanı.

AFOROZ

Hristiyanlıkta kilise tarafından verilen cemaatten kovma cezası. Darılıp biriyle konuşmama, ilgiyi kesip kendinden uzaklaştırma, toplum dışılama.

AĞIRKANLI

Ağırcanlı. Hippokrates'in ortaya attığı ağırcanlılık, soğukluk, kolayca duygulanmayış gibi nitelikleri kendinde toplayan kişilik tipi.

Yemek yemesi gereken, tok karşıtı. Karnı doymamış olarak. Yiyecek bulamayan. Çok istekli, hevesli. Gözü doymaz, haris.

AÇGÖZLÜ

Mala, yiyeceğe ve içeceğe doymak bilmeyen, açgöz, gözü aç, doymaz, gözü doymaz, tamahkâr, haris, hırslı, tokgözlü karşıtı.

ADA

Deniz veya göl suları ile çevrilmiş küçük kara parçası, cezire. Tali yoldan ana yola güvenli çıkışı sağlamak için tali yolun sağ tarafına yapılan, çizgilerle ayrılmış bölüm. Çevresi yollarla belirlenmiş olan arsa ve böyle bir arsayı kaplayan yapılar topluluğu. Kavşaklarda trafiği düzenleyici, yönlendirici veya ayırıcı olmak üzere bordürle sınırlandırılmış veya yer çizgileriyle belirlenmiş alan.

AĞA

Geniş toprakları olan, sözü geçen, varlıklı kimse. Halk arasında sayılan ve sözü geçen erkeklere verilen unvan. Osmanlı Devleti'nde bazı kuruluşların başında bulunanlara verilen resmî san. Ağabey. Cömert, eli açık. Okuryazar olmayan yaşlı kimselerin adlarıyla birlikte kullanılan san. Koca.

ACEMİLİK

Acemi olma durumu, toyluk. Acemice davranış, toyluk.

AĞAÇKESEN

Zar kanatlılardan, kurtçukları en çok gül fidanları üzerinde yaşayarak yapraklara zarar veren, kara renkli bir böcek (Hylotoma).

 

Kaynak: Türk Dil Kurumu (TDK) Büyük Türkçe Sözlük