Sonu TİZ ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "tiz" olan, toplam 15 adet kelime bulunmaktadır. Sonu tiz ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında tiz olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde tiz olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

EKSPERTİZ, KUMKERTİZ

8 harfli kelimeler

STRİPTİZ, HEMOPTİZ

7 harfli kelimeler

DOMATİZ

6 harfli kelimeler

VAFTİZ, MANTİZ

5 harfli kelimeler

MATİZ, TİTİZ, FETİZ, KİTİZ, YETİZ, YİTİZ

4 harfli kelimeler

İTİZ

3 harfli kelimeler

TİZ

Bazı kelimelerin anlamları

TİZ

İnce, keskin (ses).

STRİPTİZ

Genellikle gece kulüplerinde, pavyonlarda genç bir kadın oyuncunun müzik eşliğinde dans edip soyunarak yaptığı gösteri.

YETİZ

1.Tamam. Henüz, yeteri kadar: Daha yetiz delikanlı değil.

İTİZ

Terbiyesiz.

MANTİZ

Sacdan yapılan, soba biçiminde, üstü ızgaralı ocak.

EKSPERTİZ

Bilirkişi tarafından yapılmış olan inceleme.

KUMKERTİZ

Bukalemun.

TİTİZ

Çok dikkat ve özenle davranan veya böyle davranılmasını isteyen (kimse), memnun edilmesi güç, müşkülpesent. Temizliğe aşırı düşkün olan (kimse).

MATİZ

İki halatı ek yeri kalınlaşmayacak biçimde birbirine ekleme işi. Orta oyununda ve Karagöz'de sarhoş. Çok sarhoş.

VAFTİZ

Hristiyanlıkta doğduktan kısa bir süre sonra çocuğa ilk günahını silmek ve onu Hristiyanlaştırmak amacıyla yapılmış olan kutsal işlem.

KİTİZ

Biçilmiş arpa saplarının yığını, bağlam.

DOMATİZ

Domates.

HEMOPTİZ

Akciğerlerden ve solunum yollarından ağız yoluyla dışarıya köpüklü taze kan gelmesi.

YİTİZ

Tamam.

FETİZ

Mayası fetir denilen yufka ekmeğinden biraz fazla olan ekmek.

  -   -   -  

Anlamında TİZ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TİZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DOGMACILIK

Öne sürülen öğreti ve ilkeleri eleştirmeden doğru olarak benimseyen ve benimsediği varsayımlardan katı bir yöntemle önermeler türeten anlayış, dogmatizm.

DEKATLON

Uzun atlama, gülle atma, cirit atma, yüksek atlama, disk atma, sırıkla yüksek atlama, 100, 400 ve 1500 metre koşuları ile 110 metre engelli koşusundan oluşan atletizm yarışması.

ASTİGMAT

Net görmeyen, astigmatizme tutulmuş (göz).

BAYRAK

Bir milletin, belli bir topluluğun veya bir kuruluşun simgesi olarak kullanılan, renk ve biçimle özelleştirilmiş, genellikle dikdörtgen biçiminde kumaş, sancak. Atletizmdeki bayrak yarışında dört sporcunun elden ele geçirdiği kısa, yuvarlak sopa. Simge, sembol. Öncü. Baklagilllerde diğerlerinden daha üstte bulunan, daha büyük olan ve çoğunlukla başka bir renkte ve yuvarlakça olan taç yaprağı. Gerektiğinde indirilip kaldırılan, açılıp kapatılan kol.

BAĞDAŞMA

Bağdaşmak işi, imtizaç.

CİDDİ

Şaka olmayan, gerçek. Güvenilir bir biçimde. Önem vererek, gerçek olarak. Ağırbaşlı. Eğlendirme amacı gütmeyen. Güvenilir, sağlam, önemli. Gülmeyen. Tehlikeli, endişe veren, ağır, vahim, kritik. Titizlik gösterilen, önem verilen.

ANTİSEMİTİST

Antisemitizm yanlısı.

BALAMA

Orta oyununda Rum tipi. Karagöz, matiz ve külhanbeyi tipleri tarafından yabancı ülkelerin tiplerine seslenirken kullanılan söz.

DİSİPLİN

Bir topluluğun, yasalarına ve düzenle ilgili yazılı veya yazısız kurallarına titizlik ve özenle uyması durumu, sıkı düzen, düzence, düzen bağı, zapturapt. Kişilerin içinde yaşadıkları topluluğun genel düşünce ve davranışlarına uymalarını sağlamak amacıyla alınan önlemlerin bütünü. Öğretim konusu olan veya olabilecek bilgilerin bütünü, bilim dalı.

BAĞDAŞMAK

Anlaşmak, uzlaşmak, uymak, imtizaç etmek. Bağdaş kurup oturmak. Çocuk oyunlarında arkadaş olmak.

ÇAKAL

Etoburlardan, sürü hâlinde yaşayan, kurttan küçük bir yaban hayvanı (Canis aureus). Titiz, huysuz. Görgüsüz. Kurnaz, yalancı, düzenci, aşağılık kimse.

ATLET

Kolsuz, askılı fanila. Atletizmle uğraşan kimse, atletizmci.

ÇEVİRME

Çevirmek işi, tedvir. Çevrilmiş, tercüme edilmiş. Uzaktan dolaşıp düşmanın yan gerilerine düşerek onu istemediği bir durumda dövüşmek zorunda bırakma, sarma, muhasara. Kuzu, oğlak vb. hayvanların şişte, kor üzerinde çevrilerek pişirilmişi. Dikenlerden, ağaç dallarından yapılmış duvar. Bir müzik parçasındaki aralığın veya bir cümle parçasının tiz sesini pese, pes sesini tize dönüştürmek işi.

BAĞNAZLIK

Bir kimseye veya bir şeye aşırı düşkünlük ve tutkuyla bağlılık, bağnazca davranış, taassup, mutaassıplık, fanatiklik, fanatizm.

ARTRİT

Eklem romatizması.

BENLİKÇİLİK

Benlikçi olma durumu. Kendi benliğinin gelişimini, bütün davranışlarının ilkesi yapan kişinin niteliği, egotizm.

CIRTLAK

Hoşa gitmeyen, keskin ve çiğ, tiz (ses). Olgunluktan ezilebilecek duruma gelmiş (meyve, sebze) Aşırı renkli, çok açık renkli, göz alıcı veya rahatsız edici renkte.

ATLAMA

Atlamak işi. Belirli bir yerden gerilip hız alarak yapılmış olan sıçrama ile vücudu yerden kesip daha uzak bir yere kondurma veya belli bir yükseklikten aşırma. Bu biçimde en uzağa atlamak veya en yükseği aşmak amacıyla yarışılan atletizm dalı.

ARİSTOTELESÇİLİK

Yunan filozoflarından derslerini öğrencileriyle birlikte gezinerek veren Aristoteles'in felsefesi, gezimcilik, Aristoculuk, peripatetizm. Bu felsefeyi benimsemiş olma durumu.

DESPOTLUK

Despot olma durumu, istibdat, despotizm.