Kelimeler arşivi içinde; başında "tiz" olan, toplam 21 adet kelime bulunmaktadır. tiz ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu tiz ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde tiz olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
TİZİKLEMEK
TİZLEŞMEK, TİZLENMEK, TİZGELMEK
TİZLEŞME, TİZCEĞEZ, TİZCEĞİN, TİZLEMEK, TİZİKMEK
TİZBERİ
TİZREK, TİZLİK, TİZİYE, TİZCEK
TİZDE, TİZLE, TİZCE, TİZAR, TİZAK
TİZA
TİZ
TİZ
İnce, keskin (ses).
TİZGELMEK
Fiske vurmak.
TİZBERİ
Kolay kolay : Tizberi elinden iş çıkmaz ki.
TİZCEĞİN
Çabucak, hemen.
TİZİKMEK
Çabuk olmak, ivmek.
TİZLİK
Sesin titreşim sıklığı ille ölçülen incelik, kalınlık niteliği. Sertlik.
TİZLEŞME
Tizleşmek işi.
TİZİKLEMEK
Koşmak.
TİZLEŞMEK
Ses, tiz bir durum almak.
TİZLEMEK
Ta'cil etmek, acele ettirmek, aceleye getirmek.
TİZCEĞEZ
Çabucak, hemen.
TİZDE
Çabucak, pek çabuk, hemen, az zamanda.
TİZREK
Derhal, çarçabuk.
TİZCEK
Çabucak, derhal, hemen.
TİZİYE
Tezce, çabucak, heman.
TİZLENMEK
Hiddetlenmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde TİZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BAĞNAZLIK
Bir kimseye veya bir şeye aşırı düşkünlük ve tutkuyla bağlılık, bağnazca davranış, taassup, mutaassıplık, fanatiklik, fanatizm.
CİDDİ
Şaka olmayan, gerçek. Güvenilir bir biçimde. Önem vererek, gerçek olarak. Ağırbaşlı. Eğlendirme amacı gütmeyen. Güvenilir, sağlam, önemli. Gülmeyen. Tehlikeli, endişe veren, ağır, vahim, kritik. Titizlik gösterilen, önem verilen.
BAĞDAŞMA
Bağdaşmak işi, imtizaç.
ÇAKAL
Etoburlardan, sürü hâlinde yaşayan, kurttan küçük bir yaban hayvanı (Canis aureus). Titiz, huysuz. Görgüsüz. Kurnaz, yalancı, düzenci, aşağılık kimse.
ASTİGMAT
Net görmeyen, astigmatizme tutulmuş (göz).
ATLET
Kolsuz, askılı fanila. Atletizmle uğraşan kimse, atletizmci.
CIRTLAK
Hoşa gitmeyen, keskin ve çiğ, tiz (ses). Olgunluktan ezilebilecek duruma gelmiş (meyve, sebze) Aşırı renkli, çok açık renkli, göz alıcı veya rahatsız edici renkte.
BAĞDAŞMAK
Anlaşmak, uzlaşmak, uymak, imtizaç etmek. Bağdaş kurup oturmak. Çocuk oyunlarında arkadaş olmak.
BAYRAK
Bir milletin, belli bir topluluğun veya bir kuruluşun simgesi olarak kullanılan, renk ve biçimle özelleştirilmiş, genellikle dikdörtgen biçiminde kumaş, sancak. Atletizmdeki bayrak yarışında dört sporcunun elden ele geçirdiği kısa, yuvarlak sopa. Simge, sembol. Öncü. Baklagilllerde diğerlerinden daha üstte bulunan, daha büyük olan ve çoğunlukla başka bir renkte ve yuvarlakça olan taç yaprağı. Gerektiğinde indirilip kaldırılan, açılıp kapatılan kol.
DOGMACILIK
Öne sürülen öğreti ve ilkeleri eleştirmeden doğru olarak benimseyen ve benimsediği varsayımlardan katı bir yöntemle önermeler türeten anlayış, dogmatizm.
ATLAMA
Atlamak işi. Belirli bir yerden gerilip hız alarak yapılmış olan sıçrama ile vücudu yerden kesip daha uzak bir yere kondurma veya belli bir yükseklikten aşırma. Bu biçimde en uzağa atlamak veya en yükseği aşmak amacıyla yarışılan atletizm dalı.
BENLİKÇİLİK
Benlikçi olma durumu. Kendi benliğinin gelişimini, bütün davranışlarının ilkesi yapan kişinin niteliği, egotizm.
ÇEVİRME
Çevirmek işi, tedvir. Çevrilmiş, tercüme edilmiş. Uzaktan dolaşıp düşmanın yan gerilerine düşerek onu istemediği bir durumda dövüşmek zorunda bırakma, sarma, muhasara. Kuzu, oğlak vb. hayvanların şişte, kor üzerinde çevrilerek pişirilmişi. Dikenlerden, ağaç dallarından yapılmış duvar. Bir müzik parçasındaki aralığın veya bir cümle parçasının tiz sesini pese, pes sesini tize dönüştürmek işi.
BALAMA
Orta oyununda Rum tipi. Karagöz, matiz ve külhanbeyi tipleri tarafından yabancı ülkelerin tiplerine seslenirken kullanılan söz.
DEKATLON
Uzun atlama, gülle atma, cirit atma, yüksek atlama, disk atma, sırıkla yüksek atlama, 100, 400 ve 1500 metre koşuları ile 110 metre engelli koşusundan oluşan atletizm yarışması.
ARTRİT
Eklem romatizması.
DİSİPLİN
Bir topluluğun, yasalarına ve düzenle ilgili yazılı veya yazısız kurallarına titizlik ve özenle uyması durumu, sıkı düzen, düzence, düzen bağı, zapturapt. Kişilerin içinde yaşadıkları topluluğun genel düşünce ve davranışlarına uymalarını sağlamak amacıyla alınan önlemlerin bütünü. Öğretim konusu olan veya olabilecek bilgilerin bütünü, bilim dalı.
DESPOTLUK
Despot olma durumu, istibdat, despotizm.
ARİSTOTELESÇİLİK
Yunan filozoflarından derslerini öğrencileriyle birlikte gezinerek veren Aristoteles'in felsefesi, gezimcilik, Aristoculuk, peripatetizm. Bu felsefeyi benimsemiş olma durumu.
ANTİSEMİTİST
Antisemitizm yanlısı.