Kelimeler arşivi içinde; sonunda "tepme" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu tepme ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında tepme olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde tepme olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
TEPME
Tepmek işi. Suda çiğnenerek keçeleştirilen yünden dokunmuş (kumaş, keçe vb.). Tekme.
GERİTEPME
Eksicik, gamma ışıncığı gibi tanecikleri salarken, devinirliğin sakınımı ilkesi yüzünden, çekinin de eksi yönde gitmesi olayı.
Bu bölümde tanımı içerisinde TEPME geçen kelimeler listesi verilmiştir.
TEPİŞTİRMEK
Bir şeyin içine eşyayı zorla sokmak, tepmek, doldurmak. Ağzını doldurarak yemek. Horan oynamak.
TAPALMAK
Arkası boş ya da yumuşak olduğu için çakılan çivi geçmeyerek geri tepmek. Arkası boş tahta ve benzerleri nesneye çakılan çivi geçmeyerek geri tepmek.
DEPGEÇ
Av tüfeklerini temizlerken yün ve paçavra tepmeye, silâhı doldururken sıkılamaya yarayan çubuk, harbi.
TEPEBİLMEK
Tepme imkânı veya olasılığı bulunmak.
BUNETLEMEK
Fazla gelen su geri tepmek.
TEPİŞMEK
Birbirini tepmek. İtişip kakışmak.
TEPİŞ
Tepme işi.
DEPİKLEMEK
Tekme atmak, tekmelemek. Tepmek, çifte atmak.
SEĞİRDİM
Yaya koşusu. Top atıldığında kundağın geri tepmesi. Yeniçeri mutfaklarında kullanılan etleri taşıyan hayvanların ön ve arkalarında yürüyen yeniçeri. Değirmene su veren oluğun eğimi.
CINGATMAK
Tepmek, çifte atmak: Bu hayvan cıngatar hâl Yanına sokulma.
KURBAĞALIK
Taşma borusundan kurbağa ve benzerleri hayvanlarla böceklerin su deposuna girmesini önlemek için konan, bir geri tepmeli vana türü. Denizli şehri, Kale ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Kayseri ilinde, Örenşehir bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
TEPİLMEK
Tepme işi yapılmak. Geri çevrilmek.
DEPMEK
Nüksetmek, tepreşmek, tekrarlamak. Tekme atmak, tekmelemek. Tepmek, çifte atmak. Çiğnemek, ezmek. Bir şeyi basa basa doldurmak, tıkmak. Tepmek tekme atmak. Hücum etmek, saldırmak, (atı) ileri sürmek.
KÖSTEK
Saat, kılıç, anahtar vb.nin ucuna takılan zincir. Koşulan atların tepmesini önlemek için kuskun kayışına eklenen kayış. Balık iğnesini oltaya bağlayan, bir iki karış uzunluğunda kıl veya misina parçası. Engel.
ÇİFTELEMEK
Hayvan arka ayaklarıyla tepmek, çifte vurmak. Gemi havanın sertleşmesi üzerine ikinci demirini de atmak.
DEPKİ
Av tüfeklerini temizlerken yün ve paçavra tepmeye, silâhı doldururken sıkılamaya yarayan çubuk, harbi. Bel denilen tarım aracının ayakla basılacak tahta kısmı. Çeltikçilerin su yollarının çamurunu atmak için kullandıkları bir çeşit kürek. Halay: Bir düğün olsa da doyasıya bir depki oynasak. Bakırdan yapılmış tabanı geniş, ağzı dar yağ kabı.
DEPGİ
Av tüfeklerini temizlerken yün ve paçavra tepmeye, silâhı doldururken sıkılamaya yarayan çubuk, harbi. Bel denilen tarım aracının ayakla basılacak tahta kısmı. Üzüm ezilen yer. Bakırdan yapılmış tabanı geniş, ağzı dar yağ kabı.
ÖKÇELEMEK
Asma dalını köklendirmek için kökünden koparmadan yere gömmek. İzlemek : Arkasını bırakma ökçele. Binici, ayağının ökçesiyle atın karnına vurmak. Ayakkabının tabanını yükseltmek. Ökçe ile tepmek, vurmak.
EKELENMEK
Bilgiçlik taslamak. Kibirlenmek, gururlanmak. Aksilenmek. Yaşlanmak: Bizim at ekelendi, tepmeden ne anlar. Tam olgunlaşmak (insan için).
ŞIVŞIRMA
Tıka basa yerleştirme, tepme.