Kelimeler arşivi içinde; başında "tepme" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. tepme ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu tepme ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde tepme olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
TEPMELEMEK
TEPMEYH
TEPMEK
TEPME
TEPME
Tepmek işi. Suda çiğnenerek keçeleştirilen yünden dokunmuş (kumaş, keçe vb.). Tekme.
TEPMELEMEK
Tekmelemek.
TEPMEK
Hayvan, ayağıyla vurmak. Çokça yürümek. Değerini anlamamak veya kestirememek, geri çevirmek. Üzerine basarak sıkıştırmak. Yeniden ortaya çıkmak, tazelenmek, depreşmek. Silah ateşlendiğinde arkaya baskı yapmak.
TEPMEYH
Toprağı bellemek.
Bu bölümde tanımı içerisinde TEPME geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DEPKİ
Av tüfeklerini temizlerken yün ve paçavra tepmeye, silâhı doldururken sıkılamaya yarayan çubuk, harbi. Bel denilen tarım aracının ayakla basılacak tahta kısmı. Çeltikçilerin su yollarının çamurunu atmak için kullandıkları bir çeşit kürek. Halay: Bir düğün olsa da doyasıya bir depki oynasak. Bakırdan yapılmış tabanı geniş, ağzı dar yağ kabı.
DEPGEÇ
Av tüfeklerini temizlerken yün ve paçavra tepmeye, silâhı doldururken sıkılamaya yarayan çubuk, harbi.
TAPALMAK
Arkası boş ya da yumuşak olduğu için çakılan çivi geçmeyerek geri tepmek. Arkası boş tahta ve benzerleri nesneye çakılan çivi geçmeyerek geri tepmek.
EKELENMEK
Bilgiçlik taslamak. Kibirlenmek, gururlanmak. Aksilenmek. Yaşlanmak: Bizim at ekelendi, tepmeden ne anlar. Tam olgunlaşmak (insan için).
TEPİŞ
Tepme işi.
ÇİFTELEMEK
Hayvan arka ayaklarıyla tepmek, çifte vurmak. Gemi havanın sertleşmesi üzerine ikinci demirini de atmak.
KURBAĞALIK
Taşma borusundan kurbağa ve benzerleri hayvanlarla böceklerin su deposuna girmesini önlemek için konan, bir geri tepmeli vana türü. Denizli şehri, Kale ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Kayseri ilinde, Örenşehir bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
CINGATMAK
Tepmek, çifte atmak: Bu hayvan cıngatar hâl Yanına sokulma.
ÖKÇELEMEK
Asma dalını köklendirmek için kökünden koparmadan yere gömmek. İzlemek : Arkasını bırakma ökçele. Binici, ayağının ökçesiyle atın karnına vurmak. Ayakkabının tabanını yükseltmek. Ökçe ile tepmek, vurmak.
ŞIVŞIRMA
Tıka basa yerleştirme, tepme.
TEPEBİLMEK
Tepme imkânı veya olasılığı bulunmak.
BUNETLEMEK
Fazla gelen su geri tepmek.
DEPİKLEMEK
Tekme atmak, tekmelemek. Tepmek, çifte atmak.
TEPİLMEK
Tepme işi yapılmak. Geri çevrilmek.
TEPİŞMEK
Birbirini tepmek. İtişip kakışmak.
DEPGİ
Av tüfeklerini temizlerken yün ve paçavra tepmeye, silâhı doldururken sıkılamaya yarayan çubuk, harbi. Bel denilen tarım aracının ayakla basılacak tahta kısmı. Üzüm ezilen yer. Bakırdan yapılmış tabanı geniş, ağzı dar yağ kabı.
SEĞİRDİM
Yaya koşusu. Top atıldığında kundağın geri tepmesi. Yeniçeri mutfaklarında kullanılan etleri taşıyan hayvanların ön ve arkalarında yürüyen yeniçeri. Değirmene su veren oluğun eğimi.
DEPMEK
Nüksetmek, tepreşmek, tekrarlamak. Tekme atmak, tekmelemek. Tepmek, çifte atmak. Çiğnemek, ezmek. Bir şeyi basa basa doldurmak, tıkmak. Tepmek tekme atmak. Hücum etmek, saldırmak, (atı) ileri sürmek.
KÖSTEK
Saat, kılıç, anahtar vb.nin ucuna takılan zincir. Koşulan atların tepmesini önlemek için kuskun kayışına eklenen kayış. Balık iğnesini oltaya bağlayan, bir iki karış uzunluğunda kıl veya misina parçası. Engel.
TEPİŞTİRMEK
Bir şeyin içine eşyayı zorla sokmak, tepmek, doldurmak. Ağzını doldurarak yemek. Horan oynamak.