Kelimeler arşivinde; içinde "tepme" olan, toplam 5 tane kelime bulunuyor. İçerisinde tepme bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu tepme ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında tepme olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
TEPMELEMEK
GERİTEPME
TEPMEYH
TEPMEK
TEPME
TEPME
Tepmek işi. Suda çiğnenerek keçeleştirilen yünden dokunmuş (kumaş, keçe vb.). Tekme.
TEPMEYH
Toprağı bellemek.
TEPMEK
Hayvan, ayağıyla vurmak. Çokça yürümek. Değerini anlamamak veya kestirememek, geri çevirmek. Üzerine basarak sıkıştırmak. Yeniden ortaya çıkmak, tazelenmek, depreşmek. Silah ateşlendiğinde arkaya baskı yapmak.
TEPMELEMEK
Tekmelemek.
GERİTEPME
Eksicik, gamma ışıncığı gibi tanecikleri salarken, devinirliğin sakınımı ilkesi yüzünden, çekinin de eksi yönde gitmesi olayı.
Bu bölümde tanımı içerisinde TEPME geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇİFTELEMEK
Hayvan arka ayaklarıyla tepmek, çifte vurmak. Gemi havanın sertleşmesi üzerine ikinci demirini de atmak.
DEPİKLEMEK
Tekme atmak, tekmelemek. Tepmek, çifte atmak.
DEPKİ
Av tüfeklerini temizlerken yün ve paçavra tepmeye, silâhı doldururken sıkılamaya yarayan çubuk, harbi. Bel denilen tarım aracının ayakla basılacak tahta kısmı. Çeltikçilerin su yollarının çamurunu atmak için kullandıkları bir çeşit kürek. Halay: Bir düğün olsa da doyasıya bir depki oynasak. Bakırdan yapılmış tabanı geniş, ağzı dar yağ kabı.
DEPGEÇ
Av tüfeklerini temizlerken yün ve paçavra tepmeye, silâhı doldururken sıkılamaya yarayan çubuk, harbi.
TEPİŞ
Tepme işi.
KÖSTEK
Saat, kılıç, anahtar vb.nin ucuna takılan zincir. Koşulan atların tepmesini önlemek için kuskun kayışına eklenen kayış. Balık iğnesini oltaya bağlayan, bir iki karış uzunluğunda kıl veya misina parçası. Engel.
DEPMEK
Nüksetmek, tepreşmek, tekrarlamak. Tekme atmak, tekmelemek. Tepmek, çifte atmak. Çiğnemek, ezmek. Bir şeyi basa basa doldurmak, tıkmak. Tepmek tekme atmak. Hücum etmek, saldırmak, (atı) ileri sürmek.
TEPİŞMEK
Birbirini tepmek. İtişip kakışmak.
CINGATMAK
Tepmek, çifte atmak: Bu hayvan cıngatar hâl Yanına sokulma.
DEPGİ
Av tüfeklerini temizlerken yün ve paçavra tepmeye, silâhı doldururken sıkılamaya yarayan çubuk, harbi. Bel denilen tarım aracının ayakla basılacak tahta kısmı. Üzüm ezilen yer. Bakırdan yapılmış tabanı geniş, ağzı dar yağ kabı.
TEPEBİLMEK
Tepme imkânı veya olasılığı bulunmak.
BUNETLEMEK
Fazla gelen su geri tepmek.
KURBAĞALIK
Taşma borusundan kurbağa ve benzerleri hayvanlarla böceklerin su deposuna girmesini önlemek için konan, bir geri tepmeli vana türü. Denizli şehri, Kale ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Kayseri ilinde, Örenşehir bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
TAPALMAK
Arkası boş ya da yumuşak olduğu için çakılan çivi geçmeyerek geri tepmek. Arkası boş tahta ve benzerleri nesneye çakılan çivi geçmeyerek geri tepmek.
EKELENMEK
Bilgiçlik taslamak. Kibirlenmek, gururlanmak. Aksilenmek. Yaşlanmak: Bizim at ekelendi, tepmeden ne anlar. Tam olgunlaşmak (insan için).
ÖKÇELEMEK
Asma dalını köklendirmek için kökünden koparmadan yere gömmek. İzlemek : Arkasını bırakma ökçele. Binici, ayağının ökçesiyle atın karnına vurmak. Ayakkabının tabanını yükseltmek. Ökçe ile tepmek, vurmak.
TEPİLMEK
Tepme işi yapılmak. Geri çevrilmek.
SEĞİRDİM
Yaya koşusu. Top atıldığında kundağın geri tepmesi. Yeniçeri mutfaklarında kullanılan etleri taşıyan hayvanların ön ve arkalarında yürüyen yeniçeri. Değirmene su veren oluğun eğimi.
ŞIVŞIRMA
Tıka basa yerleştirme, tepme.
TEPİŞTİRMEK
Bir şeyin içine eşyayı zorla sokmak, tepmek, doldurmak. Ağzını doldurarak yemek. Horan oynamak.