Kelimeler arşivi içinde; başında "tepe" olan, toplam 101 adet kelime bulunmaktadır. tepe ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu tepe ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde tepe olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
TEPELİDEVEKUŞLARI
TEPETOMURCUĞU
TEPEKÖKNARLI, TEPELEMECENE, TEPELEMESİNE, TEPELEMESİYE, TEPELİTOYGAR, TEPETAŞPINAR
TEPEBÖLMESİ, TEPECİKÖREN, TEPEEYNİHAN, TEPEKİLTESİ, TEPEKUTUĞUN, TEPELLEŞMEK, TEPEPANAYIR, TEPESİDELİK, TEPEYOLALTI
TEPEALAGÖZ, TEPEBACASI, TEPEBİLMEK, TEPEÇAYLAK, TEPEÇEKİCİ, TEPEDOMBAK, TEPEFAKILI, TEPEGÖZLER, TEPEHARMAN, TEPELEMECE, TEPELENMEK, TEPELETMEK, TEPERTEKLE, TEPETAKLAK
TEPEARASI, TEPEBİLME, TEPEÇAYLI, TEPEDEĞER, TEPEDELEN, TEPEDELİK, TEPEDOĞAN, TEPEGÖREN, TEPEKIŞLA, TEPELEMEÇ, TEPELEMEK, TEPELENME, TEPELETME, TEPELİKUŞ, TEPELTEPE, TEPENNEME, TEPEPINAR, TEPERİDEN, TEPERTMEK, TEPETAKLA, TEPETARLA, TEPETAŞAK, TEPEYATAK
TEPEAĞZI, TEPEALAN, TEPEALTI, TEPEBAĞI, TEPEBAŞI, TEPEDİBİ, TEPEDÜZÜ, TEPEKENT, TEPELEME, TEPELİCE, TEPELOTU, TEPENÇEK, TEPEÖREN, TEPEREME, TEPERMEK, TEPEROTU, TEPESUYU, TEPEÜSTÜ, TEPEYURT
TEPEBAĞ, TEPEBAŞ, TEPEBOZ, TEPECEK, TEPECİK, TEPEDAM, TEPEGÖZ, TEPEHAN, TEPEKÖY, TEPELEK, TEPELER, TEPELİK, TEPELÜK, TEPENİK, TEPEOBA, TEPEÖNÜ, TEPERİK, TEPESİZ, TEPEŞÜK
TEPELİ, TEPENK, TEPERE, TEPEYH
TEPEK, TEPEL, TEPER, TEPEZ
TEPE
TEPE
Bir şeyin en üstteki bölümü. Başın üst, kafatasının iki kulak arasında kalan bölümü. İkizkenar bir üçgende eşit kenarların kesişme noktası. Yüksekliği genel olarak birkaç yüz metreyi geçmeyen, çok kez tek başına, yamaçları yatık yer biçimi. Birinin yanı başı, baş ucu. Çokgende veya çok yüzlüde köşelerden her biri. Bir yerin, bir nesnenin vb.nin üstü, hizası. Bakışım ekseni bulunan bir eğrinin veya yüzeyin bu eksenle kesişme noktalarından her biri.
TEPEKÖKNARLI
Giresun ilinde, Dereli ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
TEPELLEŞMEK
Sataşmak.
TEPECİKÖREN
Adana kenti, Tepecikören nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
TEPETOMURCUĞU
(Mimari, Süsleme) Süslenen bir yüzeyin en yüksek ve sivri yerine konulan tomurcuk biçimindeki süs; tepe çiçeği.
TEPEKİLTESİ
Hamut'un tepesindeki toka. (Aksaray Niğde).
TEPELEMESİYE
Tepe biçimi oluşturacak denli dolu.
TEPELEMECENE
Tepe biçimi oluşturacak denli dolu.
TEPEKUTUĞUN
Çorum kenti, Bayat ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.
TEPELİTOYGAR
Tarlakuşu.
TEPEBÖLMESİ
Samsun ilinde, Alaçam ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
TEPEEYNİHAN
Manisa şehrinde, Selendi belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
TEPELEMESİNE
Tepeleme. Tepe biçimi oluşturacak denli dolu.
TEPETAŞPINAR
İçel ilinde, Tarsus belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
TEPEPANAYIR
Kocaeli ilinde, Mollafeneri nahiyesine bağlı bir bölge.
TEPELİDEVEKUŞLARI
(Eş anlamlısı: Avustralya-devekuşları, Casuarii,olmak üzere 2 familyası. vardır.
Bu bölümde tanımı içerisinde TEPE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BANKO
İş yerlerinde üzerine eşya koymaya elverişli, iş takibi için gelen kişiyle görevli arasına konulmuş tezgâh. Talih oyunlarında ortada toplanan paranın hepsine oynandığını anlatan bir söz. Talih oyunlarında, oyunu yönetenin ortaya koyduğu para. Talih oyunlarında oyunu yöneten kimse. Su altı tepeliği. Kesinlikle.
DORUKLAMA
Doruklamak işi. Tepeleme.
BAŞLIK
Genellikle başı korumak için giyilen şapka, serpuş. Tekerlek parmaklarının çakılı olduğu kısım. Bir sütunun, bir direğin tepeliği. Kâğıt veya zarf üstüne basılmış ad ve adres, antet. Tablaların veya iş parçalarının düzgün kalmasını sağlamak amacı ile baş taraflarına takılan parça. Bir yazının, bir kitabın bölümlerinin başına konulan ve konuyu kısaca tanıtan ibare, serlevha. Başlık parası. Üst giysilerinin yakalarına takılı başlık, kapüşon. Hayvan koşumunun başa geçirilen bölümü.
ELMABAŞ
Tepeli dalgıç.
FERAHİ
Bolluk, genişlik. Ucuzluk. Polis ve inzibat görevlilerinin boyunlarına taktıkları ayça biçiminde üstü yazılı metal arma. II. Mahmut devrinde feslerin tepesine püskülü tutturmak için takılan metal tepelik.
AYÇA
Hilal. Bayrak ve sancak direklerinin tepesindeki pirinçten yapılmış ay yıldızlı süs, alem.
ARAFAT
Hacıların Kurban Bayramı'nın arife günü toplandıkları Mekke'nin doğusundaki tepe.
FES
Şapka yerine kullanılan, kırmızı, kalın çuhadan yapılmış, tepesinde püskülü olan, silindir biçiminde başlık.
BUZLUĞAN
Üzerinde buz eksik olmayan yüksek dağ tepesi.
ETEK
Bedenin belden aşağısına giyilen, değişik biçimlerde, genellikle kadın giysisi, eteklik. Yağmur sularının, çatının bazı yerlerinden içeri sızmasını önlemek için yapılmış olan saç örtü. Dağ, tepe, yığın vb. yamaçlı şeylerin alt bölümü. Giysinin alt kenarı. Çadır, kanepe örtüsü gibi kumaştan olan şeylerin yere sarkan bölümü. Giysinin belden aşağıda kalan bölümü. Edep yeri.
BELEN
Bel. Bayır. Hatay iline bağlı ilçelerden biri. Tepe. Dağ üzerindeki yüksek geçit, dik dağ yolu.
ALEM
Bayrak. Minare, kubbe, sancak direği vb. yüksek şeylerin tepesinde bulunan, madenden yapılmış ay yıldız veya lale biçiminde süs, ayça. Simge.
BANDROL
Denetim pulu. Bayrak direğinin tepesine süs olarak konulan uzun, kumaş şerit.
DORUK
Dağ, ağaç vb. yüksek şeylerin tepesi, en yüksek yeri, zirve, şahika. En üstün başarı düzeyi. Heyecan, sevinç, coşku vb. duygularda ulaşılan en üst nokta.
ÇİVİYUKARI
Yağlı güreşte hasmı ayaklarından yakalayıp tepesi üstü diktikten sonra sırtını yere getirerek yenme biçimi.
DİKMEN
Koni biçiminde tepe. Sinop iline bağlı ilçelerden biri.
DORUKLAMAK
Bir kabı tepeleme doldurmak.
ÇAL
Taşlık yer, çıplak tepe. Denizli iline bağlı ilçelerden biri.
ÇATMAK
Odun, değnek, kılıç, tüfek vb. uzun şeylerden birkaç tanesini, tepelerinden birbirine çaprazlama dayayarak durdurmak. Bir şeyi yapmak için gerekli parçaları bir araya getirmek. Yazıyla ya da sözle sataşmak. Üzücü, kızdırıcı veya şaşırtıcı olaylarla karşılaşmak. Başa yemeni, çatkı, yazma vb.ni bağlamak. Kereste vb.ni birbirine tutturmak. Yükü hayvana iki yanlı yüklemek. Rastlamak, karşılaşmak. Gemiler birbirine çarpmak.
DAZLAKLAŞMAK
İnsanın tepesindeki saçı dökülmüş olmak, dazlak duruma gelmek. Saçlarını ustura ile kazıtmak.