Kelimeler arşivi içinde; başında "temel" olan, toplam 21 adet kelime bulunmaktadır. temel ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu temel ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde temel olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
TEMELLENDİREBİLME
TEMELLENDİRMEK, TEMELLEŞTİRMEK
TEMELLENDİRME, TEMELLEŞTİRME
TEMELDEVREN, TEMELSİZLİK, TEMELERİYİK, TEMELLENMEK, TEMELLEŞMEK
TEMELLEŞME, TEMELORAĞI, TEMELLENME
TEMELDIŞI
TEMELLİK, TEMELLÜK, TEMELSİZ
TEMELLİ, TEMELTİ
TEMELİ
TEMEL
TEMEL
Bir yapının toprak altında kalan ve yapıya dayanak olan duvar, taban vb. bölümlerinin tümü. Bir şeyin gelişimi için gereken ilk ögeler. Bu bölümleri yapmak için kazılan çukur. En önemli, belli başlı, ana, taban, esas, asıl, baz.
TEMELDEVREN
1.İplik ve kılaptan karıştırılarak dokunan bir çeşit kumaş. 2.Sırma ile işlenmiş kadife giysi.
TEMELDIŞI
İlkel diye alınan bir şekilde sonradan türemiş (ses).
TEMELLEŞTİRMEK
Temel tutmasını, yerleşmesini sağlamak. Süreklilik kazandırmak, kalıcı bir duruma getirmek, temelli olmasını sağlamak.
TEMELERİYİK
Ağaç boyamada kullanılan bir ana ya da yardımcı renkten hazırlanmış boya eriyiği. Gerektiğinde yeni renkler üretmek için yararlanılır.
TEMELLEŞTİRME
Temelleştirmek işi.
TEMELSİZLİK
Temelsiz olma durumu.
TEMELLENDİREBİLME
Temellendirebilmek işi veya durumu.
TEMELORAĞI
Meyve bahçesinde biten yaban otlarını temizlemekte kullanılan demir araç. (Kemalpaşa İzmir.).
TEMELLENDİRMEK
Temel tutmasını sağlamak, yerleştirmek. Süreklilik ve kalıcılık kazandırmak.
TEMELLEŞME
Temelleşmek işi.
TEMELLİK
Sonradan türemiş olmayıp bir kelimenin temelinde bulunan (ses).
TEMELLENDİRME
Temellendirmek işi.
TEMELLEŞMEK
Temel tutmak, yerleşmek. Sürekli ve kalıcı bir duruma girmek.
TEMELLENME
Temellenmek işi.
TEMELLENMEK
Temel tutmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde TEMEL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ASALETEN
Bir görevde temelli olarak, asıl olarak, vekâleten karşıtı. Kendi adına hareket ederek.
ANEROİT
Cıva yerine maden bir kutu kullanmak temeline dayanan kadranlı barometre.
AHLAT
Gülgillerden, kendi kendine yetişen, üzerine armut aşılanan ağaç, yaban armudu, dağ armudu (Pirus piraster). Beden yapısının temelini oluşturan ögeler. Kaba adam, yol iz bilmez kimse. Bitlis iline bağlı ilçelerden biri. Bu ağacın, armuda benzeyen, iyice olgunlaştıktan sonra yenilebilen yemişi. Bir karışım içindeki parçalar, ögeler.
BAKINTI
Temel gereksinimleri karşılama.
ANAERKİL
Anaerki temeline dayanan, maderşahi, matriarkal.
ATOM
Birkaç türü birleştiğinde çeşitli molekülleri, bir tek türü ise bir kimyasal ögeyi oluşturan parçacık. Yaprakları üst üste sarılı topak marul. Eski Yunan filozoflarına göre gerçeğin son, artık bölünemez, bozulamaz diye tasarlanan temel ögeleri.
AMENTÜ
Bir oluş, düşünce veya ideolojinin temelini oluşturan değer yargıları. Arapça "inandım" anlamına gelen ve İslamiyetin temel inançları olan "Allah'a, onun meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, ahiret gününe, kadere, hayır ve şerrin Allah'tan geldiğine inanma"yı dile getiren söz.
ARKA
Bir şeyin temel tutulan yüzünün tam ters yanı, ön karşıtı. Bir şeyin sırt durumunda olan yüzeyi. Otururken sırtın dayandığı yer. Geri kalan bölüm. Geçmiş, geride kalmış zaman. Kayıran, destekleyen. İnsanın vücudu, bedeni. Art, peş. Arkada olan, arkada bulunan.
ANAYASA
Bir devletin yönetim biçimini belirten, yasama, yürütme, yargılama güçlerinin nasıl kullanılacağını gösteren, yurttaşların kamu haklarını bildiren temel yasa, kanunuesasi. Temel, esas.
AİLE
Evlilik ve kan bağına dayanan, karı, koca, çocuklar, kardeşler arasındaki ilişkilerin oluşturduğu toplum içindeki en küçük birlik. Eş, karı. Aynı gaye üzerinde anlaşan ve birlikte çalışan kimselerin bütünü. Temel niteliği bir olan dil, hayvan veya bitki topluluğu, familya. Aynı soydan gelen veya aralarında akrabalık ilişkileri bulunan kimselerin tümü. Birlikte oturan hısım ve yakınların tümü.
ASLİ
Birincil. Temel olarak alınan, birincil. Asıl olan.
ASIL
Bir şeyin kendisi, örnek, kopya karşıtı. Gerçek, esas. Aranılan nitelikleri en çok kendinde toplamış olan. Bir şeyin temelini oluşturan, ana. Bir görevde sürekli bulunan, yedek karşıtı. Kök, köken, kaynak. Gerçeklik. Soy, nesep. (a'sıl) Gerçekten, gerçek olarak.
AYLAKÇI
Temelli işi olmayan işçi.
ASLİYE
Temel, esas.
ATAERKİL
Soyda, temel olarak babayı alan ve ailede çocukları baba soyuna mal eden (topluluk), pederşahi, patriarkal.
ASILSIZ
Doğru olmayan, temelsiz, köksüz, dayanaksız, yalan (haber). Uydurma.
ASAL
Esasla ilgili, asıl ve temel olanla ilgili, esasi.
ANA
Anne. Temel, asıl, esas. Alacağın veya borcun, faizin dışında olan bölümü. Yaşlı kadınlara saygılı bir seslenme sözü. Yavrusu olan dişi hayvan. Çizgilerden herhangi birini anlatan kelimeye sıfat olarak geldiğinde o çizginin, belirli bir kural altında hareket ederek bir yüzey oluşturmaya yaradığını anlatan bir söz. Velinimet. Dinî bakımdan aziz tanınan bazı kadınlara verilen saygı unvanı.
ANLAŞILAN
Anlaşıldığına göre, galiba, muhtemelen.
ATONAL
Yeni bir bestecilik çığırına göre, ton ve makam temeline bağlı kalmadan oluşturulan (beste).