İçinde TEMEL geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "temel" olan, toplam 26 tane kelime bulunuyor. İçerisinde temel bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu temel ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında temel olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

TEMELLENDİREBİLME

14 harfli kelimeler

TEMELLENDİRMEK, TEMELLEŞTİRMEK

13 harfli kelimeler

TEMELLENDİRME, TEMELLEŞTİRME

11 harfli kelimeler

TEMELERİYİK, TEMELDEVREN, TEMELSİZLİK, TEMELLEŞMEK, TEMELLENMEK

10 harfli kelimeler

TEMELLEŞME, TEMELORAĞI, TEMELLENME, MUHTEMELEN

9 harfli kelimeler

TEMELDIŞI

8 harfli kelimeler

TESTEMEL, TEMELLİK, MUHTEMEL, YETEMELİ, NETEMELİ, TEMELSİZ, TEMELLÜK

7 harfli kelimeler

TEMELTİ, TEMELLİ

6 harfli kelimeler

TEMELİ

5 harfli kelimeler

TEMEL

Bazı kelimelerin anlamları

TEMEL

Bir yapının toprak altında kalan ve yapıya dayanak olan duvar, taban vb. bölümlerinin tümü. Bir şeyin gelişimi için gereken ilk ögeler. Bu bölümleri yapmak için kazılan çukur. En önemli, belli başlı, ana, taban, esas, asıl, baz.

TEMELLEŞME

Temelleşmek işi.

TEMELLENDİREBİLME

Temellendirebilmek işi veya durumu.

TEMELORAĞI

Meyve bahçesinde biten yaban otlarını temizlemekte kullanılan demir araç. (Kemalpaşa İzmir.).

TEMELLEŞTİRMEK

Temel tutmasını, yerleşmesini sağlamak. Süreklilik kazandırmak, kalıcı bir duruma getirmek, temelli olmasını sağlamak.

TEMELDEVREN

1.İplik ve kılaptan karıştırılarak dokunan bir çeşit kumaş. 2.Sırma ile işlenmiş kadife giysi.

TEMELLENMEK

Temel tutmak.

MUHTEMELEN

Umulur ki, beklenir ki, görünüşe bakılarak.

TEMELLENME

Temellenmek işi.

TEMELLEŞMEK

Temel tutmak, yerleşmek. Sürekli ve kalıcı bir duruma girmek.

TEMELSİZLİK

Temelsiz olma durumu.

TEMELLEŞTİRME

Temelleştirmek işi.

TEMELLENDİRME

Temellendirmek işi.

TEMELERİYİK

Ağaç boyamada kullanılan bir ana ya da yardımcı renkten hazırlanmış boya eriyiği. Gerektiğinde yeni renkler üretmek için yararlanılır.

TEMELLENDİRMEK

Temel tutmasını sağlamak, yerleştirmek. Süreklilik ve kalıcılık kazandırmak.

TEMELDIŞI

İlkel diye alınan bir şekilde sonradan türemiş (ses).

  -   -   -  

Anlamında TEMEL bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TEMEL geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ATOM

Birkaç türü birleştiğinde çeşitli molekülleri, bir tek türü ise bir kimyasal ögeyi oluşturan parçacık. Yaprakları üst üste sarılı topak marul. Eski Yunan filozoflarına göre gerçeğin son, artık bölünemez, bozulamaz diye tasarlanan temel ögeleri.

AMENTÜ

Bir oluş, düşünce veya ideolojinin temelini oluşturan değer yargıları. Arapça "inandım" anlamına gelen ve İslamiyetin temel inançları olan "Allah'a, onun meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, ahiret gününe, kadere, hayır ve şerrin Allah'tan geldiğine inanma"yı dile getiren söz.

ANAERKİL

Anaerki temeline dayanan, maderşahi, matriarkal.

ASLİ

Birincil. Temel olarak alınan, birincil. Asıl olan.

BAKINTI

Temel gereksinimleri karşılama.

ASILSIZ

Doğru olmayan, temelsiz, köksüz, dayanaksız, yalan (haber). Uydurma.

ANAYASA

Bir devletin yönetim biçimini belirten, yasama, yürütme, yargılama güçlerinin nasıl kullanılacağını gösteren, yurttaşların kamu haklarını bildiren temel yasa, kanunuesasi. Temel, esas.

AHLAT

Gülgillerden, kendi kendine yetişen, üzerine armut aşılanan ağaç, yaban armudu, dağ armudu (Pirus piraster). Beden yapısının temelini oluşturan ögeler. Kaba adam, yol iz bilmez kimse. Bitlis iline bağlı ilçelerden biri. Bu ağacın, armuda benzeyen, iyice olgunlaştıktan sonra yenilebilen yemişi. Bir karışım içindeki parçalar, ögeler.

ANLAŞILAN

Anlaşıldığına göre, galiba, muhtemelen.

ANA

Anne. Temel, asıl, esas. Alacağın veya borcun, faizin dışında olan bölümü. Yaşlı kadınlara saygılı bir seslenme sözü. Yavrusu olan dişi hayvan. Çizgilerden herhangi birini anlatan kelimeye sıfat olarak geldiğinde o çizginin, belirli bir kural altında hareket ederek bir yüzey oluşturmaya yaradığını anlatan bir söz. Velinimet. Dinî bakımdan aziz tanınan bazı kadınlara verilen saygı unvanı.

ASALETEN

Bir görevde temelli olarak, asıl olarak, vekâleten karşıtı. Kendi adına hareket ederek.

ANEROİT

Cıva yerine maden bir kutu kullanmak temeline dayanan kadranlı barometre.

ASIL

Bir şeyin kendisi, örnek, kopya karşıtı. Gerçek, esas. Aranılan nitelikleri en çok kendinde toplamış olan. Bir şeyin temelini oluşturan, ana. Bir görevde sürekli bulunan, yedek karşıtı. Kök, köken, kaynak. Gerçeklik. Soy, nesep. (a'sıl) Gerçekten, gerçek olarak.

ARKA

Bir şeyin temel tutulan yüzünün tam ters yanı, ön karşıtı. Bir şeyin sırt durumunda olan yüzeyi. Otururken sırtın dayandığı yer. Geri kalan bölüm. Geçmiş, geride kalmış zaman. Kayıran, destekleyen. İnsanın vücudu, bedeni. Art, peş. Arkada olan, arkada bulunan.

AYLAKÇI

Temelli işi olmayan işçi.

ASAL

Esasla ilgili, asıl ve temel olanla ilgili, esasi.

AİLE

Evlilik ve kan bağına dayanan, karı, koca, çocuklar, kardeşler arasındaki ilişkilerin oluşturduğu toplum içindeki en küçük birlik. Eş, karı. Aynı gaye üzerinde anlaşan ve birlikte çalışan kimselerin bütünü. Temel niteliği bir olan dil, hayvan veya bitki topluluğu, familya. Aynı soydan gelen veya aralarında akrabalık ilişkileri bulunan kimselerin tümü. Birlikte oturan hısım ve yakınların tümü.

ATAERKİL

Soyda, temel olarak babayı alan ve ailede çocukları baba soyuna mal eden (topluluk), pederşahi, patriarkal.

ASLİYE

Temel, esas.

ATONAL

Yeni bir bestecilik çığırına göre, ton ve makam temeline bağlı kalmadan oluşturulan (beste).