Sonu TEMEZ ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "temez" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. Sonu temez ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında temez olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde temez olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

TEMEZ

Arapça kökenli temyiz: temiz.

KÖTEMEZ

Kötü, fena, kalitesi düşük, iyi gelişmemiş, kavruk.

KETEMEZ

Yeni doğuran hayvanın ilk sütü.

HEMATEMEZ

Kan kusma.

  -   -   -  

Anlamında TEMEZ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TEMEZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇARESİZ

Çaresi bulunmayan, onulmaz. İster istemez. Çıkar yol bulamayan bir biçimde. Çare bulamayan, zavallı (kimse), biçare.

SÖZAÇMAZLIK

Bir konuyu açmak istemezmiş gibi davranıp ondan söz etme, söylediğini söylemez görünme. Ör.: "O haykırışların, o çığlıkların sözünü bile etmeyeceğim.".

İÇERMEK

İçine almak, içinde bulundurmak, ihtiva etmek. Bir şey, başka bir şeyin varlığını gerektirmek, biri ötekini ister istemez düşündürmek, tazammun etmek.

KARAKMAK

Göz kararmak, net görememek. Susamak. Safra kabarmak, mide bulanmak. Ses kısılmak. Nefret etmek. Av keklikleri çok öfke ve kızgınlıktan ötemez hale gelmek. Göz iyi görememek, kararmak.

APTALLAŞMAK

Zekâsını işletemez olmak, alıklaşmak, ahmaklaşmak.

GENSİZ

İsteği olmayarak, istemeyerek, ister istemez.

HALİYLE

Olduğu gibi. Olağan bir sonuç olarak, ister istemez.

DEMEZCELİK

(Söz sanatı terimi) Bir şeyden bahsetmek istemezmiş gibi davranma suretiyle ondan bahsetme.

ENGÜÇ

Elbette, şüphesiz, her halde, her ne olursa olsun, nasıl olsa, ister istemez. Kırmızı toprak. Doğal olarak: Oğlum okula gidince engüç pekiyle geçecek.

VAZGEÇMEK

Kendi hakkı saydığı bir şeyi artık istemez olmak. Niyetten ya da karardan dönmek, caymak. Eskiden beri yapmakta olduğu bir şeyi artık yapmaz olmak.

BAĞLAÇSIZLIK

Aralarında sıkı ilgi bulunduğu halde iki kelime veya kelime öbeğinin bağlaçsız olmaları hali. ister istemez, Kan koça, Ağzına vur lokmasını al gibi. (Söz sanatı terimi) Cümlenin akışına hız vermek üzere bağlaç kullanmayış. Genç, ihtiyar, kadın erkek hepsi koşuştular. Çocuk koşuyor, zıplıyor, bağırıyor, oynuyordu, gibi. Tümcenin akışını hızlandırmak için bağlaçları atma sanatı, ör. "Onun geleceği duyulunca kadın, erkek, genç, ihtiyar yollara düştüler; yollarına çiçekler serptiler, candan alkışladılar...".

ÇARNAÇAR

İster istemez.

KAFİ

Yeterli, yetecek ölçüde olan. "Yeter, yetişir, artık istemez" anlamlarında bir seslenme sözü. Kâfi.

BARUNOTU

Cimri kimse: Bu adam ne barunotu, kimseye innesinin geçmesini istemez.

BIKMAK

Tekrarlanması, sürüp gitmesi yüzünden bir şeyden doygunluk veya yorgunluk duyarak onu istemez duruma gelmek, usanmak. Dayanamaz duruma gelmek.

SAĞIRLAŞMAK

İşitemez duruma gelmek, sağır olmak. Soba geç ısıtmak. Boğuklaşmak, donuklaşmak. Tencere güç ısınarak geç pişirmek.

ENGÜCÜ

Elbette, şüphesiz, her halde, her ne olursa olsun, nasıl olsa, ister istemez. Sonunda, sonuç olarak. Eninde sonunda.