Kelimeler arşivi içinde; başında "temek" olan, toplam 8 adet kelime bulunmaktadır. temek ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu temek ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde temek olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
TEMEKENLİ, TEMEKKÜLÜ, TEMEKLEME, TEMEKÜLLÜ, TEMEKÜNLÜ
TEMEKLİK
TEMEKİ
TEMEK
TEMEK
Ahırdaki gübreyi dışarı atmak için kullanılan kapaklı veya kapaksız delik, pencere.
TEMEKKÜLÜ
Temelli, sürekli.
TEMEKENLİ
Temelli, sürekli. Doğma büyüme o bölgede oturan, yerli.
TEMEKİ
Birikinti : Kar temekisinde tavşan izi gördüm.
TEMEKLEME
Tavşanın kar altında gizlenerek barındığı yer.
TEMEKLİK
Ocak bacası. Gübre yığılan yer.
TEMEKÜLLÜ
Temelli, sürekli. Doğma büyüme o bölgede oturan, yerli.
TEMEKÜNLÜ
Temelli, sürekli.
Bu bölümde tanımı içerisinde TEMEK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DİLEMEK
Birinden bir şeyin yapılmasını istemek, rica etmek, arzu etmek. Kendi düşünce, görüş ve isteğini yapmak. Biri için bir dilekte bulunmak.
HANGİ
İki veya daha çok şeyden bir tanesini belirtecek bir cevap istemek için kullanılan soru sıfatı.
BOĞASAMAK
İnek boğa istemek veya boğaya gelmek.
ÇILDIRMAK
Delirmek, aklını oynatmak. Israrlı bir biçimde istemek, büyük arzu göstermek.
DİLENMEK
Sadaka istemek. Kendisini acındırarak bir kimseden bir şey istemek.
ARTIRMAK
Artmasını sağlamak, çoğaltmak. Tutumlu davranıp biriktirmek, tasarruf etmek. Herhangi bir davranışta ileri gitmek. Bir malı başka alıcıların verdiği fiyattan daha yüksek bir fiyatla almak istemek.
ARAMAK
Birini veya bir şeyi bulmaya çalışmak. Önem verip istemek. Ziyarete, hatır sormaya gitmek. Bir şeyin yokluğunu duyarak geri gelmesini istemek, özlemek. Şart koşmak. Bir kişiyle görüşmek üzere telefon etmek. Araştırmak, yoklamak.
DADANMAK
Tadını aldığı, hoşlandığı bir şeyi sık sık istemek. Yarar, çıkar amacıyla veya alışkanlıkla bir yere sık uğramak, abone olmak.
DÜVESİMEK
Boğa, dişi istemek.
BİLENMEK
Bileme işine konu olmak, keskin duruma getirilmek. Hırslanmak, aşırı derecede istemek. Bir işe yoğun bir biçimde hazırlanmak, konsantre olmak.
HEVESLENMEK
İsteklenmek, heves etmek, çok istemek, eğilim duymak.
ARZULAMAK
İstek duymak, özlemek, istemek.
BEKLEMEK
Bir iş oluncaya, biri gelinceye değin bir yerde kalmak, durmak. Karşılaşma ihtimali bulunmak. Süre tanımak, acele etmemek. Bir şeyi, bir kimseyi gözetmek, korumak, muhafaza etmek. Oyalanmak. Aramak, istemek. Ummak.
İSTEME
İstemek işi.
AMAÇLAMAK
Bir amaca ulaşmayı istemek, istihdaf etmek.
KASTETMEK
Amaçlamak, amaç olarak almak. Demek istemek. Kötülük etmek, kıymak, zarar vermeyi istemek.
İMRENMEK
Beğenilen, hoşlanılan bir şeyi edinme veya bir yiyeceği yeme isteğini duymak. Beğenilen bir kişi veya şeye benzemeyi istemek, gıpta etmek.
BAŞVURMAK
Bir işin yapılması için bir kimsenin aracılığını istemek. Bilgi sahibi olmak için bir kaynağı kullanmak, müracaat etmek. İsteği, dileği belirtmek için herhangi bir işlem başlatmak. Bir şeye yararlanmak amacıyla el atmak. Bir işe girmek, bir sınava katılmak vb. konularda müracaatta bulunmak.
ÇAĞIRMAK
Birinin gelmesini kendisine yüksek sesle söylemek, seslenmek. Yüksek sesle şarkı, türkü söylemek. Binmek için bir araç istemek. Herhangi birinin bir yere gelmesini istemek, davet etmek.
ERSEMEK
Erkek istemek.