Kelimeler arşivi içinde; başında "telek" olan, toplam 12 adet kelime bulunmaktadır. telek ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu telek ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde telek olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
TELEKOMÜNİKASYON
TELEKONFERANS
TELEKSÇİLİK
TELEKİNEZİ, TELEKLEMEK
TELEKART, TELEKLER, TELEKSÇİ
TELEKIZ
TELEKE, TELEKS
TELEK
TELEK
Kuşların gövde, kanat ve kuyruğunda bulunan, uçma, örtü ve kuyruk telekleri olarak üçe ayrılan, çeşitli renklerde kalın eksenli tüy.
TELEKSÇİLİK
Teleksçinin işi veya mesleği.
TELEKLEMEK
Yapraklarını koparmak.
TELEKS
Telsiz ve telem araçlarına uzaktan haber yazdırma düzeni.
TELEKIZ
Telefon ile iletişim kurarak fuhuş yapan kötü kadın.
TELEKART
Telefon etmek için kullanılan kart.
TELEKE
Uzun ve sert kanat telekleri.
TELEKİNEZİ
Uza devim.
TELEKOMÜNİKASYON
Haber, yazı, resim, sembol veya her çeşit bilginin tel, radyo, optik vb. elektromanyetik sistemlerle iletilmesi, bunların yayımı veya alınması, uz iletişim.
TELEKSÇİ
Teleks görevlisi.
TELEKLER
İzmir ilinde, Emiralem bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
TELEKONFERANS
Ses ve görüntünün uzağa iletilmesi yoluyla katılanların bir arada olmamalarına karşın birbirleriyle konuşup görüşebildikleri elektronik konferans türü.
Bu bölümde tanımı içerisinde TELEK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
PALMİYEGİLLER
Genellikle sıcak bölgelerde yetişen, basit bir kongövde ve bunun tepesinde yelpaze biçiminde telek damarlı yaprakları olan, hurma ve Hindistan cevizi ağaçlarını içine alan bir familya.
ANLIKÇILIK
Duyu ve irade karşısında anlığın üstünlüğünü ileri süren öğreti, zihniye, entelektüalizm.
ÇARŞIR
Dere otuna benzer yemeği yapılan bir çeşit ot. İçe giyilen don. Geniş pantolon, şalvar. Kümes hayvanları ve kuşların ayağındaki tüyler, telekler.
ENTELEKTÜELLİK
Entelektüel olma.
AYDIN
Işık alan, ışıklı, aydınlık. Kültürlü, okumuş, görgülü, ileri düşünceli (kimse), münevver, entelektüel. Kolayca anlaşılacak kadar açık, vazıh (söz veya yazı). Türkiye'nin Ege Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.
NOHUT
Baklagillerden, ana yurdu Akdeniz kıyıları olan, birleşik telek yapraklı, çiçekleri sarımtırak renkte, tanesi baklamsı bir bitki (Cicer arietinum). Bu bitkinin bol nişastalı, yuvarlak tanesi.
ÇAKIŞIR
Kümes hayvanları ve kuşların ayağındaki tüyler, telekler.
ÇAĞŞI
Kümes hayvanları ve kuşların ayağındaki tüyler, telekler.
IRAKİLETİŞİM
Çok uzak noktalar arasında elektromıknatısa dayanılarak telli ya da telsiz olarak sağlanan iletişim. (Telgraf, telefon, radyo, televizyon, teleks gibi aygıtlarla resim, ses, im gönderme bu iletişim alanına girer).
RADYOLİNK
Radyo, telefon, televizyon, teleks vb. iletişim araçlarının kablo bağlantısı olmaksızın, istasyonlar arasında veya stüdyo ile verici istasyon arasında yüksek frekanslı radyo dalgaları ile bağlantı kurmasına yarayan sistem.
PÖTELEK
Böbrek. Tomurcuk : Soğuklardan ağaçlar pöteleklenemedi.
IŞILÇOĞALTICI
Işıtelektrik yolu ile elde edilen eksiciği üstel bir çarpan ölçüsünde çoğaltarak baştaki ışık yeğinliğini ölçen aygıt.
YELEK
Ceket altına giyilen kolsuz ve kısa giysi. Okun yay kirişine takılan bölümündeki tüy. Kuş kanadının büyük tüyü, telek.
LEYLEK
Leyleksilerden, kışın tropikal Afrika'da yaşayan, siyah telekli, uzun gagalı, uzun bacaklı, büyük, beyaz, göçmen kuş (Ciconia ciconia).
ENTEL
Entelektüel olmaya özenen ancak bunun için gerekli olan niteliği kazanmamış (kimse). Sahte aydın.
KANATÇIK
Küçük kanat. Kuşların başparmak ve birinci parmak kemiklerine bağlı teleklerinin bütünü. Baklagillerin çiçek tacında bulunan, yan iki taç yapraktan her biri.
CAĞŞIR
Kümes hayvanları ve kuşların ayağındaki tüyler, telekler.
TELGRAF
İki merkez arasında, kararlaştırılmış işaretlerin yardımıyla yazılı haberlerin veya belgelerin iletimini sağlayan bir telekomünikasyon düzeni. Bu düzenle gönderilen haberin yazılı olduğu kâğıt.
ANLIK
Kısa süren, bir an içinde olan, enstantane. Bir anda oluşan, gelişen, spontane. Anlama gücü, usa vurma, yargılama, müdrike, entelekt. Duyu ve iradeden ayrı olarak düşünülen bilme yetisi.
ÇAĞŞIR
Kırlarda yetişen, susuzluğa dayanan bir çeşit ot. Dere otuna benzer yemeği yapılan bir çeşit ot. Yırtık pırtık elbise. Kıldan dokunan şalvarlık kumaş. İşlemeli dar şalvar. İçe giyilen don. Geniş pantolon, şalvar. Kümes hayvanları ve kuşların ayağındaki tüyler, telekler. Kuşların ayağına bağlanan süslü bez, kumaş parçası. Dantel. Püskül. Post. Bir yılda davarın ikinci defa çiftleşme isteği duyması (hk.). Üst donu, şalvar, bol pantolon.