TELES ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "teles" olan, toplam 14 adet kelime bulunmaktadır. teles ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu teles ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde teles olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

TELESEKRETER

10 harfli kelimeler

TELESİNEMA, TELESKOBİK

9 harfli kelimeler

TELESEMEK, TELESİMEK, TELESİYEJ

8 harfli kelimeler

TELESİME, TELESKOP, TELESMEĞ, TELESMEK

7 harfli kelimeler

TELESİK, TELESÜK

6 harfli kelimeler

TELESİ

5 harfli kelimeler

TELES

Bazı kelimelerin anlamları

TELES

Yıpranmış, hırpalanmış bir biçimde telleri, lifleri meydana çıkmış.

TELESEMEK

1.Hızlı hızlı solumak. 2.Kaygıyla ivmek. Yorgunluktan ya da sıcaktan bayılacak gibi olmak.

TELESMEK

Hızlı hızlı solumak. Kaygıyla ivmek. İvmek. Acele etmek. Sıkılmak, acele etmek. Solumak; soluk soluğa kalmak.

TELESMEĞ

İvmek.

TELESKOBİK

Teleskop aracılığıyla yapılan. Birbiri içine girebilen, boyu uzayıp kısalabilen araç.

TELESİYEJ

Kayakçıları veya turistleri sürekli hareket hâlindeki bir kabloya asılı oturma yerlerinde taşıyan bir teleferik türü.

TELESİMEK

Yorulmak, güçsüz kalmak, yorgunluktan bayılacak duruma gelmek. Zayıflamak.

TELESÜK

Tez, ivecen: Telesük gidir.

TELESİNEMA

Bir sinema filmini televizyonda göstermeye yarayan cihaz. Televizyonda filmleri iletme ve yansıtma işi ile uğraşan bölüm.

TELESİ

Kaygı, tasa, evecenlik.

TELESİME

Telesimek durumu.

TELESİK

1.İvecen. 2.Tez.

TELESEKRETER

Telefon cihazının içinde yer alan, arayanların mesajlarını kaydeden araç.

TELESKOP

Sonsuzdaki bir nesnenin gerçek görüntüsünü, içbükey bir aynadan yapılmış merceğinin odak düzleminde veren ve gök bilimiyle ilgili gözlemlerde kullanılan optik aygıt, gözlemci, ırakgörür.

  -   -   -  

Anlamında TELES bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TELES geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ARİSTOCULUK

Aristotelesçilik.

ARİSTOTELESÇİLİK

Yunan filozoflarından derslerini öğrencileriyle birlikte gezinerek veren Aristoteles'in felsefesi, gezimcilik, Aristoculuk, peripatetizm. Bu felsefeyi benimsemiş olma durumu.

KATABASİS

Bir oyunun gelişiminde doruk noktadan, dönüşümden itibaren gerilim açısından düşüşe geçtiği kesim. Aristoteles'in Poetika'sında kullanılan bir terimdir. Düşüş. Dönümden (bk. peripeti) sonraki olayların gerilim yönünden gevşeyişinde, bir iniş durumu almasına Aristoteles'in Poetika kitabında verdiği ad.

IRAKGÖRÜR

Teleskop.

DRAMATURGİ

Oyun yazarlığı ve tiyatro gösterisi sanatı. İki bölümde ele alınır:. Teorik Dramaturgi: Oyun yazımı, oyun yazma kuralları ve tekniği bilimi. Pratik Dramaturgi: Bir oyunun sahneye konması işi. Örn. Dramaturgi üzerine ilk yapıt M.Ö. 362-360 yıllarında yazılmış olan Aristoteles'in "Poetica" sıdır. (bk. poetika) İkinci önemli örnek de: Lessing'in "Hamburgische Dramaturgie - Hamburg Dramaturgisi.

HAMARTİA

Aristoteles'e göre, tragedya kahramanının düştüğü bir yanılgı yüzünden talinide bir dönüş olmasıyla ortaya çıkan acılı durum. Tragedyada düğümler hamartia ile atılır. Tragedyada, durumu sezememekten, anlayamamaktan doğan yanılma ve onun gelişmesi; Aristoteles'e göre tragedyadaki çatallaşmanın nedeni bu yanılmadır.

MİKROMETRE

Büyük ölçüde büyütme gücü olan teleskop, mikroskop vb. optik aletlerle incelenen nesnelerin oylumlarını ölçmede kullanılan alet. Mikron. Çok küçük uzunlukları ölçmeye, incelemeye yarayan alet.

KATARSİS

Seyircinin acıma ve korku duygularıyla iç arınmaya, dolayısıyla duygusal adalete yönelmesi durumu. Aristoteles'in Poetika'sında kullandığı bir terimdir. Seyircilerin olmayacak tutkularından arınmaları. Bu da ancak duyulan korku ve acıma duygusunun uyandırılması ile olabilir. Aristoteles'in "Poetica" adlı eserinde kullandığı bir terimdir. Dehşet ve acıma duygulannın seyirciyi içsel bir arınmaya götürdüğünü önerir.

SKOLASTİK

İnanç ve bilgiyi kiliseyle, özellikle Aristoteles'in bilimsel sistemini uyumlu bir biçimde birleştirmeye çalışan Orta Çağ felsefesi. Bu felsefe ile ilgili olan. Orta Çağ yöntemlerine uygun, eski.

ARİSTOTELESÇİ

Aristotelesçilik yanlısı olan, Aristocu, gezimci, peripatetist.

PERİPATETİZM

Aristotelesçilik.

ARAYICI

Bir şeyi aramayı iş edinen kimse. İstenilen yıldızı teleskobun görüntüsü içine getirebilmek için büyük teleskoplara paralel olarak bağlı, görüş alanı geniş olan küçük teleskop.

GEZİMCİ

Aristotelesçi.

YÖNELTME

Yöneltmek işi, tevcih. Bir teleskobu veya gözlem aracını bakılacak yıldıza doğru çevirme işi. Öğrencilerin okul yaşamına, izleyecekleri derslere uyumlarını sağlamayı amaçlama, seçecekleri meslekleri yönlendirme işi.

BULGURCUK

Güneş yüzeyinde teleskopla seçilebilen küçük, dairesel görünüşlü değişken oluşumlardan her biri.

GÖZLEMCİ

Dikkatle, eleştirici bir gözle gözlem yapan kimse, müşahit. Gözlemevinde gözlem yapan kimse, rasıt. Teleskop. Bir konferans, kongre vb.ne katılan, genel olarak söz alma ve önerge verme hakkı olmayan, toplantıları kendi veya başkası adına izleyen kimse, müşahit. Bir karşılaşmayı izleyip kurallara uyulup uyulmadığını bildiren rapor yazmakla görevli kimse.

GEZİMCİLİK

Aristotelesçilik.

ARİSTOCU

Aristotelesçi.

DAVRANI

Bir oyuncunun sahnede yüz ya da gövde hareketleriyle bir anlatıma yönelmesi. Aristoteles'e göre, tragedyanın altı özelliğinden biri olan davranı'da yazarın tragedya kahramanında dört şey araması gerekir: a. Kahramanın davranışı iyi olmalı . b. Kahramanın davranışı doğru olmalı c. Kahramanın davranışı gerektiği gibi olmalı. d. Kahramanın davranışında bir bütünlük (birlik) olmalı. Sahnede bir oyuncunun yüz ya da gövde hareketleriyle bir anlatıma gitmesi. Bir görüşmede, görüşülenlerin araştırma konusundaki ilk yargılarında payı bulunan, görüşmecinin dış görünüşü ve yaklaşımından kaynaklanan kişisel durum.

BİNOKÜLER

(Lât, bis: iki katlı; oculus: göz) İki gözle bakma. Aynı anda iki gözle bakılabilen dürbün veya teleskop. İki gözle bakma.