Kelimeler arşivi içinde; başında "tebe" olan, toplam 41 adet kelime bulunmaktadır. tebe ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu tebe ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde tebe olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
TEBEŞİRLENMEK
TEBERZİLEMEK, TEBEŞİRLEMEK, TEBEŞİRLENME, TEBEŞİRLEŞME
TEBESSÜMSÜZ, TEBEŞİRBOYA, TEBEŞİRLEME, TEBELLEŞMEK
TEBERİKLER, TEBESSÜMLÜ, TEBERRÜKEN, TEBEDDÜLAT, TEBEŞİRSİZ
TEBEROĞLU, TEBEŞİRLİ
TEBERRÜK, TEBEYYÜN, TEBEDDÜL, TEBESSÜM, TEBERSİZ, TEBERRÜZ, TEBERDAR, TEBELLEŞ, TEBERRİK, TEBEROTU, TEBELLÜĞ, TEBELLÜR, TEBERHUN
TEBEŞİR, TEBERRU, TEBERZE, TEBERÜK, TEBERLİ, TEBERİK, TEBEBET
TEBENE
TEBER, TEBEL, TEBEK
TEBE
TEBE
Fıtık. Ot yığını. (Araştırma bölgemizin bütününde yaygm).
TEBERRÜKEN
Uğur sayarak, mutlu olsun diye.
TEBERİKLER
Bolu ilinde, Mengen ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.
TEBELLEŞMEK
Can çekişmek.
TEBEŞİRLENME
Tebeşirlenmek işi. Ovalanınca kolayca çıkan toz oluşumu. Kaplanmış yüzeylerde, uzaklaştırılabilecek toz oluşumu. Genellikle UV etkisi ile bağlayıcının bozulması sonucunda oluşan yüzeydeki boya filminin doğal işlemler sonucu gevşek tozumsu bir görünüm alması.
TEBESSÜMSÜZ
Tebessüm etmeyen, tebessümü olmayan.
TEBEROĞLU
Samsun şehrinde, Lâdik belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
TEBERZİLEMEK
Üstüne titremek, özen göstermek.
TEBEDDÜLAT
Değişiklikler, değişmeler.
TEBEŞİRBOYA
(Resim) Süzgeçten geçirilmiş yulaf lapası ve suda eriyen toz boyaların karışmasından meydana gelen kuru kalem boya.
TEBEŞİRLEME
Tebeşirlemek işi.
TEBEŞİRLEMEK
Tebeşir tozu ile kirletmek.
TEBEŞİRLENMEK
Tebeşir tozu ile kirlenmek.
TEBEŞİRSİZ
Tebeşir ile yazılmamış.
TEBESSÜMLÜ
Tebessüm eden, tebessümü olan.
TEBEŞİRLEŞME
Bir dokunun kalınlığında tebeşire benzer katı birikintilerin oluşması.
Bu bölümde tanımı içerisinde TEBE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GÜLÜMSEME
Gülümsemek işi, tebessüm.
KOYACAK
İçine öteberi koymaya yarayan şey.
DERECE
Bir süreç içindeki durumlardan her biri, basamak, aşama, rütbe, mertebe. Bir çemberin üç yüz altmışta birine eşit olan açı birimi. Başarı gösterme. Bir çözeltinin yoğunluğunu ölçmede kullanılan birim. Ölçü aletlerinin ölçeğinde belirtilmiş bulunan başlıca bölümlerden her biri. Denli, kadar. Sıcaklıkölçer.
BELİRMEK
Önce belli veya görünür olmayan bir şey ortaya çıkmak, tezahür etmek. İyice görünür ve anlaşılır bir durum almak, tebarüz etmek. Bir düşünce veya durum kesin bir biçim almak, tebellür etmek.
HEYBE
At, eşek vb. binek hayvanlarının eyeri üzerine geçirilen veya omuzda taşınan, içine öteberi koymaya yarayan, kilim veya halıdan yapılmış iki gözlü torba. Omza geçirilebilen tek gözlü bir çanta türü.
BAĞIŞ
Bağışlanan şey, yardım, hibe, teberru.
KİREÇ
Mermer, tebeşir, kireç taşı, alçı taşı gibi birçok taşın özünü oluşturan kalsiyum oksit, (CaO). Kalsiyum hidroksit, Ca(OH).
KRETASE
Genellikle alt bölümü killi ve kumlu, üst bölümü tebeşir olan İkinci Çağın son dönemi.
AŞAMA
Önem veya değer bakımından gitgide yükselen bir sıra basamakların her biri, rütbe, mertebe, paye. Varılması istenen bir amaca doğru geçilmesi gerekli dönemlerden her biri, evre, basamak, adım, merhale. Bir yarışın belirli uzaklığı kapsayan bölümlerinden her biri, etap.
GÜLEÇ
Her zaman gülümseyen, mütebessim.
KÖSTEBEK
Köstebekgillerden, toprak altında oyduğu yuvalarda yaşayan, gözleri hemen hiç görmeyen, derisinden kürk yapılmış olan küçük bir hayvan, sokur, yer sıçanı, kör sıçan (Talpa). Bir iş yerinden, kurumdan özellikle gizli servisten bilgi sızdıran kimse.
GEÇERLİ
Yürürlükte olan, uygulanan, meri, muteber. Beğenilen, tutulan.
GÜLÜCÜK
Gülümseme, tebessüm.
İSPANYA
Boyacılıkta kullanılan tebeşir tozu.
FİLE
Yün, pamuk vb. ipliklerden düğümlerle oluşmuş ağ. Alışverişte öteberi taşımak için kullanılan, ilmeklerden oluşan ağ torba. Saçların dağılmaması için kullanılan ağ biçiminde örgü. Ağ.
ASINTI
Bir işi hemen yapmayıp bekleterek geri bırakma, tehir, tavik. Sırnaşan, tebelleş olan kimse. Birini tedirgin edecek kadar üzerine düşme.
RAF
Üstüne öteberi koymak için duvara veya bir dolabın içine birbirine paralel olarak tutturulmuş, genellikle geniş, uzun tahta veya metal levha.
DAĞINTI
Karışık, gelişigüzel atılmış öteberi.
KÜFECİ
Küfe yapan veya satan kimse. Küfe ile sırtında öteberi taşıyan hamal.
BAĞIŞLAMAK
Bir mal veya hakkı karşılık beklemeden birine vermek, teberru etmek. Hoşgörmek. Herhangi bir kötü davranış için ceza vermekten vazgeçmek, affetmek. Görevden çekmek, almak.