TANAK ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "tanak" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. tanak ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu tanak ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde tanak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

TANAK

Garip, tuhaf, şaşırtıcı.

TANAKA

1.Dolgun, iri yapılı. 2.Büyük kafalı, anlayışsız (çocuk): Ah tanaka ah, bişiyden çakmazsın.

TANAKIRAN

Kuzeybatıdan esen yel.

  -   -   -  

Anlamında TANAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TANAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

MAZBATA

Tutanak.

ÖĞE

Anne. Üvey. Bir veri kümesinin öğesi, örn.bir kütük, tutanak adı verilen belli bir sayıda öğeden oluşur, bir tutanak da başka öğelerden oluşur. Matematiksel bir dizgeyi oluşturan nesnelerden her biri (örn. Bir dizeyin yan ve dik sıralarını oluşturan her bir sayı; bir öbeği oluşturan her bir işler, vb.). Kimyasal yollarla daha yalın özdeklere bozunamayan özdek. Bir kümeyi oluşturan nesnelerin her biri. Bir halkbilim olay ya da ürününün en küçük birimi, bk. örge, anakonu, örge tümgesi, örnek. Tek türdeki atomlardan oluşan ve olağan kimyasal yöntemlerle bozunmayan özdek. Bir kümeyi ya da bir bölüğü oluşturan nesnelerden her biri. Atomsal sayısı eş olan atomların oluşturduğu özdek. Bir dalgalığı oluşturan parçalardan her biri. Bir bileşiği oluşturan daha yalın kesimlerden her birine Yerilen genel ad. Bir bileşiğin yapı taşları ya da bir örüntüyü oluşturan bileşenlerden her biri.

CERİDE

Gazete. Tutanak, kayıt defteri. Süvari kolu.

KOMÇİK

Fındık, kiraz, vişne ve benzerleri meyvelerin birkaç tanesinin bir arada bulunduğu dalcık, çıtanak.

ZABIT

Tutanak.

PATAH

Dayak. Domuz yavrusu. Çotanak (fındık).

ÇİZELGELEMEK

Çizelgeleyici kullanarak delikli kart üzerindeki verileri listelemek. Herhangi bir ortam üzerindeki veri tutanaklarını, istenirse değişen öbekler için toplamı da yazdırarak, çizelge biçiminde listelemek.

İŞLEMEK

Bir şeye emek vererek onu daha elverişli bir duruma getirmek. İnce ve süslü şeyler yapmak, nakışlamak. İçine girmek, etkilemek, nüfuz etmek. Naşketmek. İyi çalışmak, müşterisi bol olmak. Durağan durumdan hareketli duruma geçmek, çalışmak. Herhangi bir konuyu ele alarak incelemek, öğretmek. Düşüncelerini herhangi birine etki yaparak benimsetmek. Hesapları, kayıtları düzenli olarak tutmak veya gereken yere aktarmak. Herhangi bir ürünü satışa sunulmadan önce birtakım işlemlerden geçirmek. Çimlenmek, filizlenmek. Çalışmak, iş yapmak. Ayçiçeği ya da kabak çekirdeği yemek. Mısır tanelerini ayırmak: Beş teneke mısır işledik. İşlemek. İşlemek, girip çıkmak; gapidan işlemek. Çalışmak. Herhangi bir veri saklama ortamına, tutanak eklemek ya da günlemek amacıyla yazmak. (kötü iş için): irtikâb. Yapmak. İmâl etmek, yapmak. Tesir etmek.

AYIKLAYICI

Veri tutanaklarını taşıyan delikli kart destelerini ayaklayan elektro-mekanik aygıt. Sıklık ya da evre kiplenimini genlik kiplenimine dönüştüren eksiciksel bir aygıt.

TUTANAKÇILIK

Tutanakçının yaptığı iş.

ZABITNAME

Tutanak.

TUTULGA

Tutanak.