İçinde TANAK geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "tanak" olan, toplam 19 tane kelime bulunuyor. İçerisinde tanak bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu tanak ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında tanak olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

TUTANAKÇILIK

11 harfli kelimeler

TIYIRTTANAK

10 harfli kelimeler

ZARTANAKLI, PATPATANAK

9 harfli kelimeler

TUTANAKÇI, ÇATANAKLI, TANAKIRAN

8 harfli kelimeler

PORTANAK, ŞIRTANAK, ŞEYTANAK

7 harfli kelimeler

ÇOTANAK, PATANAK, FOTANAK, ÇITANAK, ÇATANAK, TUTANAK

6 harfli kelimeler

TANAKA, ATANAK

5 harfli kelimeler

TANAK

Bazı kelimelerin anlamları

TANAK

Garip, tuhaf, şaşırtıcı.

PATANAK

Fındıkların toplu olarak bulunduğu dalcık. Domuz yavrusu. Ayı yavrusu. Başak vermeye başlayan ekin. Ispanağa benzer bir çeşit bitki.

TANAKIRAN

Kuzeybatıdan esen yel.

ŞEYTANAK

Maymuncuk. Şeytani. (Başkışla Karaman Konya).

ŞIRTANAK

Yağsız, zayıf et.

PORTANAK

Ayı yavrusu.

ÇITANAK

Bir dalda dört beş meyvenin yanyana bulunması. Küçük dal. Bir dalda birkaç meyvenin bulunması.

ZARTANAKLI

Çalımlı, süslü, gösterişli.

FOTANAK

Kara lahanaya benzeyen, değirmi yapraklı ve yalnız çorbası yapılan bir bitki.

TIYIRTTANAK

Birdenbire, sessizce (gelmek, gitmek, ya da bir iş yapmak için).

TUTANAKÇILIK

Tutanakçının yaptığı iş.

ÇATANAKLI

Dallı, budaklı.

PATPATANAK

Baharda dağlarda yetişen, katmerli sümbüle benzer, kokusuz bir çiçek. Salep bitkisi.

ÇATANAK

Daldaki meyve kümesi. Ağaç dalı. İki dal arası: Kuş çatanağa yuva yapmış. Bacakların gövdeye birleştiği yer. Birbirine bağlanmış iki bohça. Çatallı, pürüzlü.

TUTANAKÇI

Tutanağı düzenleyen kimse.

ÇOTANAK

Üzerinde birçok fındık bulunan dal.

  -   -   -  

Anlamında TANAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TANAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

CERİDE

Gazete. Tutanak, kayıt defteri. Süvari kolu.

ZABIT

Tutanak.

ÇİZELGELEMEK

Çizelgeleyici kullanarak delikli kart üzerindeki verileri listelemek. Herhangi bir ortam üzerindeki veri tutanaklarını, istenirse değişen öbekler için toplamı da yazdırarak, çizelge biçiminde listelemek.

KOMÇİK

Fındık, kiraz, vişne ve benzerleri meyvelerin birkaç tanesinin bir arada bulunduğu dalcık, çıtanak.

PATAH

Dayak. Domuz yavrusu. Çotanak (fındık).

TUTULGA

Tutanak.

AYIKLAYICI

Veri tutanaklarını taşıyan delikli kart destelerini ayaklayan elektro-mekanik aygıt. Sıklık ya da evre kiplenimini genlik kiplenimine dönüştüren eksiciksel bir aygıt.

İŞLEMEK

Bir şeye emek vererek onu daha elverişli bir duruma getirmek. İnce ve süslü şeyler yapmak, nakışlamak. İçine girmek, etkilemek, nüfuz etmek. Naşketmek. İyi çalışmak, müşterisi bol olmak. Durağan durumdan hareketli duruma geçmek, çalışmak. Herhangi bir konuyu ele alarak incelemek, öğretmek. Düşüncelerini herhangi birine etki yaparak benimsetmek. Hesapları, kayıtları düzenli olarak tutmak veya gereken yere aktarmak. Herhangi bir ürünü satışa sunulmadan önce birtakım işlemlerden geçirmek. Çimlenmek, filizlenmek. Çalışmak, iş yapmak. Ayçiçeği ya da kabak çekirdeği yemek. Mısır tanelerini ayırmak: Beş teneke mısır işledik. İşlemek. İşlemek, girip çıkmak; gapidan işlemek. Çalışmak. Herhangi bir veri saklama ortamına, tutanak eklemek ya da günlemek amacıyla yazmak. (kötü iş için): irtikâb. Yapmak. İmâl etmek, yapmak. Tesir etmek.

TANAKA

1.Dolgun, iri yapılı. 2.Büyük kafalı, anlayışsız (çocuk): Ah tanaka ah, bişiyden çakmazsın.

ÖĞE

Anne. Üvey. Bir veri kümesinin öğesi, örn.bir kütük, tutanak adı verilen belli bir sayıda öğeden oluşur, bir tutanak da başka öğelerden oluşur. Matematiksel bir dizgeyi oluşturan nesnelerden her biri (örn. Bir dizeyin yan ve dik sıralarını oluşturan her bir sayı; bir öbeği oluşturan her bir işler, vb.). Kimyasal yollarla daha yalın özdeklere bozunamayan özdek. Bir kümeyi oluşturan nesnelerin her biri. Bir halkbilim olay ya da ürününün en küçük birimi, bk. örge, anakonu, örge tümgesi, örnek. Tek türdeki atomlardan oluşan ve olağan kimyasal yöntemlerle bozunmayan özdek. Bir kümeyi ya da bir bölüğü oluşturan nesnelerden her biri. Atomsal sayısı eş olan atomların oluşturduğu özdek. Bir dalgalığı oluşturan parçalardan her biri. Bir bileşiği oluşturan daha yalın kesimlerden her birine Yerilen genel ad. Bir bileşiğin yapı taşları ya da bir örüntüyü oluşturan bileşenlerden her biri.

MAZBATA

Tutanak.

ZABITNAME

Tutanak.