Kelimeler arşivi içinde; başında "takı" olan, toplam 61 adet kelime bulunmaktadır. takı ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu takı ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde takı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
TAKINABİLMEK, TAKILIVERMEK
TAKIRDATMAK, TAKINABİLME, TAKIMYILDIZ, TAKILGANLIK, TAKIŞTIRMAK, TAKILIVERME
TAKIŞLAMAK, TAKIRTISIZ, TAKIRRADAK, TAKIRDATMA, TAKIRDAMAK, TAKINTISIZ, TAKINAKSIZ, TAKIŞTIRMA, TAKILAŞMAK, TAKIVERMEK, TAKILATMAK, TAKILDAMAĞ
TAKINAKLI, TAKILAMAK, TAKIRDAMA, TAKIRAMAK, TAKINTILI, TAKIVERME, TAKIRTILI, TAKIMERKİ, TAKIMBAŞI
TAKILDAK, TAKILMAK, TAKIRDAK, TAKIMADA, TAKITMAK, TAKIŞMAK, TAKIMCAK, TAKIMCIK, TAKINMAK, TAKINCAK, TAKILCAK, TAKILGAN
TAKIRTI, TAKILMA, TAKIŞMA, TAKIŞIK, TAKIRAK, TAKINTI, TAKINMA, TAKINAK, TAKILIK, TAKILTI, TAKILIŞ
TAKIYA, TAKILI, TAKICI
TAKIŞ, TAKIR, TAKIM, TAKIL, TAKIÇ
TAKI
TAKI
Çoğunlukla evlenen veya nişanlanan birine armağan olarak verilen küpe, bilezik, yüzük, zincir gibi şeylerin tümü. Adın başka bir kelime ile ilgi kurmak üzere aldığı durum eki. Cümleler ile kelimeler arasında ilişki kurmaya yarayan kelimeler. Kadınların ziynet eşyası, asım takım.
TAKILIVERME
Takılıvermek işi.
TAKIRDATMA
Takırdatmak işi.
TAKIRDATMAK
Takırdamasına yol açmak, takırdamasına sebep olmak.
TAKIRRADAK
Birdenbire düşen bir şeyin çıkardığı ses için : Çocuk sahanı takırradak attı.
TAKINAKSIZ
Takınağı olmayan (kimse).
TAKINTISIZ
Takıntısı olmayan.
TAKILGANLIK
Takılgan olma durumu, muziplik.
TAKINABİLME
Takınabilmek işi.
TAKIŞTIRMAK
Küpe, bilezik, yüzük vb. süs eşyasını çokça takmak.
TAKINABİLMEK
Takınma imkânı veya olasılığı bulunmak.
TAKIRDAMAK
"Takırtı" sesi çıkarmak.
TAKIRTISIZ
Takırtısı olmayan.
TAKIŞLAMAK
Zorla dokunmak istemek, kovalamak : Bu çocuk hayvanları takışlamanın cezasını çekecek.
TAKILIVERMEK
Ansızın veya çabucak takılmak.
TAKIMYILDIZ
Gök küresinin ayrıldığı seksen sekiz parselden her biri.
Bu bölümde tanımı içerisinde TAKI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKREPLER
Örümceğimsilerin, örneği akrep olan takımı.
AMİPLER
Bir hücreli hayvanların kök bacaklılar sınıfına giren bir takımı.
AKBABAGİLLER
Gündüz yırtıcıları alt takımının, kanatları geniş ve büyük olan, iyi uçan büyük kuşları içine alan bir familyası.
AKIN
Kalabalık bir şeyin arkası kesilmeyen bir geliş durumunda olması. Düşman topraklarına tedirgin etme, yıldırma, çapul vb. amaçlarla toplu olarak yapılmış olan baskın. Gol atmak veya sayı yapmak amacıyla karşı takımın sahasına doğru genellikle topluca girişilen hücum. Kazak ve Kırgız Türklerinin saz şairlerine verdiği ad.
ALFENİT
İçinde bakır, çinko, nikel bulunan ve çatal bıçak takımı yapımında kullanılan gümüşlü bir alaşım.
AĞALANMAK
Ağa tavrı takınarak çalım yapmak.
ALERJİ
Birtakım yiyecek, ilaç, toz, koku vb.ne hastalık derecesinde gösterilen aşırı tepki. Bir kimseye veya bir şeye karşı olumsuz yönde duyulan aşırı duyarlılık.
AÇIKLAMALI
Birtakım açıklamalarla anlaşılması, öğrenilmesi kolaylaştırılmış, izahlı.
ALEV
Yanan maddelerin veya gazların türlü biçimlerdeki ışıklı uzantısı, yalım, yalaz, alaz, şule. Kıvılcım. Aşk ateşi. Sıcaklık. Mızrak uçlarına takılan küçük bayrak, flama.
AĞIRLIK
Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.
AMİP
Amipler takımından, vücudunun biçim değiştirmesiyle oluşan geçici kollar veya ayaklar üzerinde sürünerek yer değiştiren, tatlı ve tuzlu sularda yaşayan bir hücreli canlı (Amoeba).
ALAN
Düz, açık ve geniş yer, meydan, saha. Eski Roma'da açık hava gösterisi yapılmış olan geniş yer. Yarışmaların, karşılaşmaların ve oyunların yapıldığı yer, saha. Orman içinde düz ve ağaçsız yer, düzlük, kayran. Yüz ölçümü. Bir çalışma çevresi. Bir alıcı merceğinin net bir görüntü sağlayabildiği derinlik ve genişliğin bütünü. İçinde birtakım kuvvet çizgilerinin yayılmış bulunduğu varsayılan uzay parçası.
AKREP
Akreplerden, sıcak ve nemli yerlerde yaşayan, kıvrık ve kalkık kuyruğunda zehirli iğnesi olan bir tür böcek, kuyruklu (Scorpio). Zodyak üzerinde Terazi ile Yay arasında yer alan takımyıldızın adı. Saatin iki ibresinden küçüğü.
AKCİĞERLİLER
Karından bacaklı yumuşakçaların tek ciğerle soluk alan bir takımı.
ALPAKA
Çift parmaklılar takımının devegiller sınıfından, Güney Amerika'da yaşayan, uzun tüylü, memeli bir hayvan (Lama glama pacos). Bu yünden dokunan kumaş. Alman gümüşü. Bu hayvanın yumuşak, hafif, dayanıklı ve parlak olan yünü.
AKTARMA
Aktarmak işi. Bir yolcunun gideceği yere birkaç araç değiştirerek ulaşması. Bir kimsenin herhangi bir hakkını bir başkasına geçirmesini sağlayan iş, transfer. Alıntı. Bir oyuncunun topu kendi takımından bir başka oyuncuya göndermesi. Bir taşıttan başka bir taşıta geçme. Sürülmemiş tarlayı ilk veya ikinci kez sürme. Para aktarımı. Arıları bir kovandan ötekine geçirme.
AĞIZLIK
Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç. Hayvanın ısırmasına, zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri vb. kafes. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Kuyu bileziği. Su tesisatında su alıp vermeye yarayan vanalı uç. Yemiş küfelerinin üzerine yapraklı dallarla yapılmış olan kapak. Telefon vb. cihazlarda ağza yaklaştırılan bölüm. Huni. Bir şeyin başladığı yer. Dokumacılıkta çözgünün açılıp kapandığı ve içinde mekiğin geçtiği yer.
ALTIKARDEŞ
Kuzey Kutbu yönünde, Büyükayı'nın karşısında bulunan takımyıldız, Zatülkürsi.
ADIMSAYAR
Yürüme sırasında gerçek sonuçlara varabilmek için geçilen yerin uzunluğunu anlayabilmek amacıyla ayağa veya bele takılan alet, pedometre.
AKARLAR
Gövdeleri halkasız, başları göğüsle birleşik, ağız yapıları ısırıcı, sokucu veya emici örümceğimsiler takımı.