TAKI ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "takı" olan, toplam 61 adet kelime bulunmaktadır. takı ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu takı ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde takı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

TAKINABİLMEK, TAKILIVERMEK

11 harfli kelimeler

TAKIRDATMAK, TAKINABİLME, TAKIMYILDIZ, TAKILGANLIK, TAKIŞTIRMAK, TAKILIVERME

10 harfli kelimeler

TAKIŞLAMAK, TAKIRTISIZ, TAKIRRADAK, TAKIRDATMA, TAKIRDAMAK, TAKINTISIZ, TAKINAKSIZ, TAKIŞTIRMA, TAKILAŞMAK, TAKIVERMEK, TAKILATMAK, TAKILDAMAĞ

9 harfli kelimeler

TAKINAKLI, TAKILAMAK, TAKIRDAMA, TAKIRAMAK, TAKINTILI, TAKIVERME, TAKIRTILI, TAKIMERKİ, TAKIMBAŞI

8 harfli kelimeler

TAKILDAK, TAKILMAK, TAKIRDAK, TAKIMADA, TAKITMAK, TAKIŞMAK, TAKIMCAK, TAKIMCIK, TAKINMAK, TAKINCAK, TAKILCAK, TAKILGAN

7 harfli kelimeler

TAKIRTI, TAKILMA, TAKIŞMA, TAKIŞIK, TAKIRAK, TAKINTI, TAKINMA, TAKINAK, TAKILIK, TAKILTI, TAKILIŞ

6 harfli kelimeler

TAKIYA, TAKILI, TAKICI

5 harfli kelimeler

TAKIŞ, TAKIR, TAKIM, TAKIL, TAKIÇ

4 harfli kelimeler

TAKI

Bazı kelimelerin anlamları

TAKI

Çoğunlukla evlenen veya nişanlanan birine armağan olarak verilen küpe, bilezik, yüzük, zincir gibi şeylerin tümü. Adın başka bir kelime ile ilgi kurmak üzere aldığı durum eki. Cümleler ile kelimeler arasında ilişki kurmaya yarayan kelimeler. Kadınların ziynet eşyası, asım takım.

TAKILIVERME

Takılıvermek işi.

TAKIRDATMA

Takırdatmak işi.

TAKIRDATMAK

Takırdamasına yol açmak, takırdamasına sebep olmak.

TAKIRRADAK

Birdenbire düşen bir şeyin çıkardığı ses için : Çocuk sahanı takırradak attı.

TAKINAKSIZ

Takınağı olmayan (kimse).

TAKINTISIZ

Takıntısı olmayan.

TAKILGANLIK

Takılgan olma durumu, muziplik.

TAKINABİLME

Takınabilmek işi.

TAKIŞTIRMAK

Küpe, bilezik, yüzük vb. süs eşyasını çokça takmak.

TAKINABİLMEK

Takınma imkânı veya olasılığı bulunmak.

TAKIRDAMAK

"Takırtı" sesi çıkarmak.

TAKIRTISIZ

Takırtısı olmayan.

TAKIŞLAMAK

Zorla dokunmak istemek, kovalamak : Bu çocuk hayvanları takışlamanın cezasını çekecek.

TAKILIVERMEK

Ansızın veya çabucak takılmak.

TAKIMYILDIZ

Gök küresinin ayrıldığı seksen sekiz parselden her biri.

  -   -   -  

Anlamında TAKI bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TAKI geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AKREPLER

Örümceğimsilerin, örneği akrep olan takımı.

AMİPLER

Bir hücreli hayvanların kök bacaklılar sınıfına giren bir takımı.

AKBABAGİLLER

Gündüz yırtıcıları alt takımının, kanatları geniş ve büyük olan, iyi uçan büyük kuşları içine alan bir familyası.

AKIN

Kalabalık bir şeyin arkası kesilmeyen bir geliş durumunda olması. Düşman topraklarına tedirgin etme, yıldırma, çapul vb. amaçlarla toplu olarak yapılmış olan baskın. Gol atmak veya sayı yapmak amacıyla karşı takımın sahasına doğru genellikle topluca girişilen hücum. Kazak ve Kırgız Türklerinin saz şairlerine verdiği ad.

ALFENİT

İçinde bakır, çinko, nikel bulunan ve çatal bıçak takımı yapımında kullanılan gümüşlü bir alaşım.

AĞALANMAK

Ağa tavrı takınarak çalım yapmak.

ALERJİ

Birtakım yiyecek, ilaç, toz, koku vb.ne hastalık derecesinde gösterilen aşırı tepki. Bir kimseye veya bir şeye karşı olumsuz yönde duyulan aşırı duyarlılık.

AÇIKLAMALI

Birtakım açıklamalarla anlaşılması, öğrenilmesi kolaylaştırılmış, izahlı.

ALEV

Yanan maddelerin veya gazların türlü biçimlerdeki ışıklı uzantısı, yalım, yalaz, alaz, şule. Kıvılcım. Aşk ateşi. Sıcaklık. Mızrak uçlarına takılan küçük bayrak, flama.

AĞIRLIK

Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.

AMİP

Amipler takımından, vücudunun biçim değiştirmesiyle oluşan geçici kollar veya ayaklar üzerinde sürünerek yer değiştiren, tatlı ve tuzlu sularda yaşayan bir hücreli canlı (Amoeba).

ALAN

Düz, açık ve geniş yer, meydan, saha. Eski Roma'da açık hava gösterisi yapılmış olan geniş yer. Yarışmaların, karşılaşmaların ve oyunların yapıldığı yer, saha. Orman içinde düz ve ağaçsız yer, düzlük, kayran. Yüz ölçümü. Bir çalışma çevresi. Bir alıcı merceğinin net bir görüntü sağlayabildiği derinlik ve genişliğin bütünü. İçinde birtakım kuvvet çizgilerinin yayılmış bulunduğu varsayılan uzay parçası.

AKREP

Akreplerden, sıcak ve nemli yerlerde yaşayan, kıvrık ve kalkık kuyruğunda zehirli iğnesi olan bir tür böcek, kuyruklu (Scorpio). Zodyak üzerinde Terazi ile Yay arasında yer alan takımyıldızın adı. Saatin iki ibresinden küçüğü.

AKCİĞERLİLER

Karından bacaklı yumuşakçaların tek ciğerle soluk alan bir takımı.

ALPAKA

Çift parmaklılar takımının devegiller sınıfından, Güney Amerika'da yaşayan, uzun tüylü, memeli bir hayvan (Lama glama pacos). Bu yünden dokunan kumaş. Alman gümüşü. Bu hayvanın yumuşak, hafif, dayanıklı ve parlak olan yünü.

AKTARMA

Aktarmak işi. Bir yolcunun gideceği yere birkaç araç değiştirerek ulaşması. Bir kimsenin herhangi bir hakkını bir başkasına geçirmesini sağlayan iş, transfer. Alıntı. Bir oyuncunun topu kendi takımından bir başka oyuncuya göndermesi. Bir taşıttan başka bir taşıta geçme. Sürülmemiş tarlayı ilk veya ikinci kez sürme. Para aktarımı. Arıları bir kovandan ötekine geçirme.

AĞIZLIK

Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç. Hayvanın ısırmasına, zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri vb. kafes. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Kuyu bileziği. Su tesisatında su alıp vermeye yarayan vanalı uç. Yemiş küfelerinin üzerine yapraklı dallarla yapılmış olan kapak. Telefon vb. cihazlarda ağza yaklaştırılan bölüm. Huni. Bir şeyin başladığı yer. Dokumacılıkta çözgünün açılıp kapandığı ve içinde mekiğin geçtiği yer.

ALTIKARDEŞ

Kuzey Kutbu yönünde, Büyükayı'nın karşısında bulunan takımyıldız, Zatülkürsi.

ADIMSAYAR

Yürüme sırasında gerçek sonuçlara varabilmek için geçilen yerin uzunluğunu anlayabilmek amacıyla ayağa veya bele takılan alet, pedometre.

AKARLAR

Gövdeleri halkasız, başları göğüsle birleşik, ağız yapıları ısırıcı, sokucu veya emici örümceğimsiler takımı.