Kelimeler arşivi içinde; sonunda "tablo" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu tablo ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında tablo olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde tablo olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
TABLO
TABLO
Bez, tahta, kâğıt vb. maddeler üzerine yapılmış yağlı boya, sulu boya, pastel veya kara kalem resim. Bir perdenin dekor değişikliğiyle belirlenen alt bölümü. Yaşanan, var olan olay ve olguların hepsinin genel görünüşü, manzara. Birbiriyle olan ilgilerine göre düzenlenerek yazılmış şeylerin hepsi.
Bu bölümde tanımı içerisinde TABLO geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BRUSELLOZİS
İnsan ve hayvanlarda Brucella türlerinin oluşturduğu üreme organlarında ve yavru zarlarında yerleşerek yavru atmaya ve kısırlığa neden olan hastalık tablosu, Bang hastalığı.
ZEMİN
Taban, döşeme, yer. Kumaş, süslü kâğıt, halı, yer muşambası, tablo vb. desenli nesnelerde, biçimlerin üzerinde yer aldığı renk. Yeryüzü, dünya. Temel, dayanak. Ortam.
SÜTUN
Herhangi bir maddeden yapılan, zaman zaman üstünde çıkıntılı bir bölüm olan, genel olarak bir altlığa, bazen doğrudan doğruya yere dayalı silindir biçiminde düşey destek, kolon. Oldukça yükseğe çıkan ve silindire benzeyen şey. Alt alta sıralanmış şeyler dizisi. Gazete, dergi, kitap vb. yazılı şeylerde, sayfanın yukarıdan aşağıya doğru ayrılmış olduğu dar bölümlerden her biri, kolon. Bir tablo veya grafikte düşey durumdaki yüzey.
SEHPA
Üstüne bir şey koymaya yarayan ayaklı destek, çatkı. Küçük masa. Ressamın üzerinde çalıştığı tablosunu yerleştirdiği genellikle tahtadan yapılmış destek. Darağacı.
TUVAL
Üzerine resim yapılan, gerdirilmiş keten, kenevir veya pamuklu kaba kumaş. Bu kumaşın üzerine yapılmış tablo.
HİSTİYOSİTOZİS
Kanda anormal görünümlü veya biçimli histiyosit bulunuşuyla belirgin hastalık tablosu. Deri histiyositozisi. Lipit histiyositozisi, sfingomiyelinozis. Sistemik histiyositozis. Kötücül histiyositosis.
GEOMETRİCİLİK
(Resim) Doğa görüntülerini geometrik bir düzene sokma. Tablo yüzeyini doğa öğelerinden kurtarıp, geometrik biçimde yeniden kurmayı amaçlayan sanat görüşü.
HEKSAMİTİOZİS
Hexamita cinsi protozoonların neden olduğu enfeksiyon. Ekonomik açıdan en önemli tür hindilerde enfeksiyona neden olan ve sıklıkla ölümcül hastalık tablosu oluşturan Hexamita meleagridis'tir.
DİZEY
Hesap ve kumanda işlerini gerçekleştirmeye yarayan elektronik devre, matris. İstatistikte, bir elemanlar topluluğunun düzenlenmiş biçimi, matris. Gerçek ve karmaşık sayıların dikdörtgen biçiminde tablosu, matris. Dikdörtgen biçiminde yatık, dik sıralardan yapılmış iki boyutlu sayılar dizisi. Uzbilimsel öğelerin cebirsel kurallara uygun olarak dizi ve dikeçler biçiminde düzenlenmesi.
APOPLEKSİ
Beyin damarlarından birinde ani yırtılma sonucu veya tıkanma sonucu gelişen bilinç kaybı ve felç oluşumuyla belirgin tablo.
AGRANÜLOSİTOZİS
Kandaki granülosit sayısının aşırı derecede azalması veya kaybolması. Kemik iliğinde granülosit akyuvar üretiminin ve kandaki granülositlerin özellikle nötrofil lökositlerin azalması sonucu, vücudun ikincil bakteriyel enfeksiyonlara duyarlı hâle gelmesiyle birlikte müköz zarlarda, deride, sindirim ve solunum kanalında erozyon ve ülserlerle belirgin, ateşli hastalık tablosu, granülositopeni.
PASPARTU
Sergilenmek üzere hazırlanan fotoğraf veya tablonun kenarlarında fon kâğıdı ile oluşturulan, çerçeve ile konu arasındaki boşluk. Gidiş yönü, yol ve yolculuğun yapılacağı mevki hakkında bilgileri kapsayan, özellikle seyahat acenteleri tarafından verilen tren bileti.
TIPKIBASIM
Bir yazı, desen, tablo vb.nin fotoğrafından kalıp çıkarılarak yapılmış olan aynı basımı, faksimile.
BAKTEREMİ
Bakterilerin veya bakteri toksinlerinin dolaşım sistemine geçmesiyle oluşan ateş ve titremenin eşlik ettiği klinik tablo, bakteriyemi.
PANO
Üzerine bildiri, açıklama veya tanıtma kâğıtları tutturmak için hazırlanmış levha. Ağaç duvar kaplamalarına veya tavanlara süs işin konulan resim. Hafif malzemeden yapılmış olan ve iki yüzü kontrplakla kaplanan levha. Önceden belirlenmiş sınırlar içerisinde işletilen maden alanı. Elektrikle çalışan araçların kontrol ve komuta düğmeleri, ekran, sinyal lambası vb. parçalarının bir arada toplandığı bölüm. Üzerine bir tablo yapmak için hazırlanmış meşe, ıhlamur veya çam ağacından levha.
LEVHA
Bir yere asılmak için yazılmış yazı, safiha. Tabela. Tablo, resim.
FON
Belirli bir iş için gerektikçe harcanmak üzere ayrılıp işletilen para, kaynak. Bir kuruluşun mali kaynaklarının tümünün göstergesi. Sinemada, tiyatroda oyuncuların arkasındaki resim, fotoğraf veya çeşitli plastik ögelerden oluşan dekor, görüntü. Bir kumaşın alt dokusu. İç mimaride üstüne başka şeyler eklenen bölüm. Bir tabloda, üzerinde konunun işlendiği boya katı.
HORNERSENDROMU
Atlarda ve kedilerde beyin-omurilik zedelenmesinden kaynaklanan, boyun bölgesi sempatik sinirinin felci sonucu, göz yuvarının içe çökmesi, etkilenen göz ve yüz bölgesinin kuruluğu, göz bebeğinin büzüşmesi ve üst göz kapağının düşmesiyle belirgin klinik hastalık tablosu, Bernard-Horner sendromu, Claude Bernard senromu.
ÇERÇEVECİ
Çerçeve yapan kimse. Resimlere, tablolara çerçeve takma işiyle uğraşan kimse.
MANZARA
Bakışı, dikkati çeken her şey. Görünüş. Konusu bir doğa veya şehir parçası olan resim, gravür veya desen, tablo. Durum.