Kelimeler arşivi içinde; sonunda "tabur" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu tabur ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında tabur olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde tabur olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
TABUR
TABUR
Dört bölükten kurulan, bir binbaşının komutasındaki asker birliği. Küme, yığın, grup.
Bu bölümde tanımı içerisinde TABUR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GÜCER
Tabur. Güçlü kimse. Giresun kenti, Çamoluk ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Uşak ili, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
İSKEMBE
Tabure. Tandırda üzerine oturulan küçük tahta oturak (Çayağzı).
OTURAH
İnsan ensesi. Toprak damlara çıkacak merdivenlere yapılmış çatı. Kıç, makat. Oturak, lazımlık. Kalça yanları. Arkalıksız alçak iskemle, tabure.
İSKEMLİ
Tabure. İskemle, kürsü.
BÖLÜK
Bir bütünden ayrılmış olan parça, kısım. Hizip. Takımlardan oluşan, üçü veya dördü bir tabur oluşturan ve öbür birliklerin temeli sayılan birlik. On kuralına göre yazılan bir tam sayının, sağdan sola doğru üçer üçer ayrılan basamaklarından her bir üçlü takımı. Saç örgüsü.
TABUROLU
Taburoğlu (köy).
TÜNEMEK
Kuşlar, kanatlı evcil hayvanlar, uyumak için bir dala veya sırığa konmak. Tabure, yüksekçe iskemle vb. üzerine oturmak.
OTURAMAK
Tahtadan yapılmış arkalıksız sandalye. Kıç, makat. Sırt. Arkalıksız alçak iskemle, tabure.
TABURCI
Taburcu.
KÜTMEK
Ağaç kökü, kütük:İnce odunları kütmek üzerinde kırdım. Üç, dört bacaklı tabure. Budaklı kütük. (hayvan vb.) gütmek.
BİNBAŞI
Orduda rütbesi yüzbaşı ile yarbay arasında bulunan ve asıl görevi tabur komutanlığı olan subay.
ALAY
Herhangi bir törende veya gösteride yer alan topluluk. Bayram, cenaze vb. törenlerde sıralı olarak giden insan topluluğu, kortej. Bir kimsenin, bir şeyin, bir durumun, gülünç, kusurlu, eksik vb. yönlerini küçümseyerek eğlence konusu yapma. Hayvan topluluğu. Genellikle üç tabur ve bunlara bağlı birliklerden oluşan asker topluluğu.
KÖŞT
Üç ayaklı, sehpa biçiminde sandalye, tabure.
ORTA
Bir şeyin kenarlarından merkeze doğru yaklaşık olarak aynı uzaklıkta olan yer. İyi ile kötü arasındaki durum. Öğretimde, öğrencinin değerlendirilmesinde geçer not ile iyi arasındaki derece. Yeniçeri Ocağında tabur. Çankırı iline bağlı ilçelerden biri. Her iki yanında kendi türünden aynı nitelikte nesneler, durumlar bulunan. Ne büyük ne küçük, midi. Bir şeyin eşit olarak ayrılabileceği bölüm. Bir olayın, içinde gerçekleştiği yer. Sorunların çözümünde aşırılıklardan kaçınan, ölçülü bir yöntem izleyen. İki karşıt nitelik veya durum arasında bulunan, tutarlı, ılımlı, vasat. Futbolda oyunculardan birinin, topu, kale ağzında duran arkadaşlarına havadan yollamak için yaptığı vuruş. Başlangıcı ile bitimi arasında eşit uzaklıkta olan süre. Ne uzun ne kısa, midi. Defterde, bir araya getirilmiş belli sayıda yaprakların oluşturduğu bölümlerden her biri. Orantı.
OTURACAK
Sandalye, tabure, kanepe gibi üstüne oturulan şey.
BİRLİK
Tek, bir olma durumu, vahdaniyet. Bir taneden oluşmuş, bir tane alabilen. Konunun bir ana düşünce çevresinde toplanması. Bölük, tabur, alay vb. bir bütün sayılan topluluk. Bağlılık, benzerlik, bağlantı, vahdet. Bir arada olma durumu, vahdet. Bölünmezliği içeren yalın bütün. En büyük değerdeki nota, dört dörtlük. Belli bir topluluğun yararlarını korumak için kurulmuş dernek.
KÖTMEK
Fındık ocakları arasında kalan kuru kökler. Bir çeşit arkasız sandalye, tabure.
TABIR
Tabur.
GÜÇGÜN
Taburun beraberinde götürdüğü eşya, ağırlık.
SEKMEN
Tabure. Basamak.