Kelimeler arşivi içinde; sonunda "sökü" olan, toplam 18 adet kelime bulunmaktadır. Sonu sökü ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında sökü olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde sökü olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
HACIREİSSÖKÜ
KESTANESÖKÜ, KABALARSÖKÜ
YUKARISÖKÜ, AVLAĞISÖKÜ
KAZMASÖKÜ, KİRAZSÖKÜ
DERESÖKÜ, ORTASÖKÜ, SULUSÖKÜ
GÜRSÖKÜ, İNESÖKÜ, BAŞSÖKÜ, KOZSÖKÜ, KUZSÖKÜ, SÖHSÖKÜ, ALASÖKÜ
SÖKÜ
SÖKÜ
Alçak ayaklı, arkalıksız iskemle. 1.Ormandan ya da meradan açılan tarla. 2.Orman. Hastane. Ceket. Kastamonu ili, Çatalzeytin ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Kastamonu şehri, İnebolu belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
DERESÖKÜ
Kastamonu kenti, İnebolu ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
KUZSÖKÜ
Sinop ili, Gerze ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
YUKARISÖKÜ
Kastamonu ilinde, Çatalzeytin belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
KAZMASÖKÜ
Sinop kenti, Erfelek ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
KABALARSÖKÜ
Kastamonu ili, İnebolu belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
BAŞSÖKÜ
Sinop ilinde, Gerze belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
KESTANESÖKÜ
Kastamonu şehrinde, Bozkurt belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
KİRAZSÖKÜ
Kastamonu şehri, Bozkurt belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
GÜRSÖKÜ
Sinop ili, Gerze ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Sinop ili, Yenikonak nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
KOZSÖKÜ
Kastamonu şehrinde, Çatalzeytin ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Sinop şehrinde, Yenikonak nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
İNESÖKÜ
Sinop kenti, Erfelek ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
AVLAĞISÖKÜ
Sinop şehri, Erfelek ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
ORTASÖKÜ
Kastamonu şehrinde, Bozkurt ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
SULUSÖKÜ
Kastamonu ili, Akkaya nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Sinop şehrinde, Yenikonak nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
HACIREİSSÖKÜ
Kastamonu şehrinde, Çatalzeytin ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
Bu bölümde tanımı içerisinde SÖKÜ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ZORLAMAK
Birine bir şey yaptırmak amacıyla güç kullanmak, boyun eğdirmeye çalışmak, zor kullanmak, mecbur etmek. Üstelemek, ısrar etmek. Açılması, kırılması, sökülmesi gereken şeyler için güç kullanmak.
CURNATA
Bıldırcın sökünü.
GÖNÜK
Az yanmış, ateş karşısında renk değiştirmiş kumaş. Ormanların yakılmasıyle açılan yer, tarla. Ağaçların sökülmesiyle açılan tarla. Engebeli yer, dağ yamaçları. Çok duygulu kişi. İyice olmuş.
BERKİŞTİRMEK
Sağlamlaştırmak, pekiştirmek, sıkıştırmak, sertleştirmek, katılaştırmak. Bastırmak (kelimelere). Söküğü dikmek, yamamak. Sağlamlaştırmak.
DİKİCİ
Tarımla uğraşan kimse, çiftçi. Dikişçi. Sökük ayakkabıları onaran kimse. Yeni yapılmış olan ayakkabıların dikiş işini yapan kimse.
TORNAVİDA
Vidaları söküp takmakta kullanılan, ucu düz veya yıldız biçiminde alet.
SÖKÜKÇÜ
Sökük dikip yama yapan kimse.
GEÇME
Geçmek işi, mürur. Çakılmış, yapıştırılmış veya lehimlenmiş olmayıp gereğinde sökülebilecek biçimde parçaları birbirine takılıp kenetlenmiş olan. Birbirinin içine geçirilerek tutturulan iki şeyden birinde bulunan çıkıntılı parça.
ÇEZÜNTÜ
Eski çorap söküntüsü.
SÖKÜLME
Sökülmek işi.
SÖKÜN
"Birçok kişi veya şey birbiri ardından gelmek, görünmek" anlamlarına gelen sökün etmek birleşik fiilinde geçer.
KORLAMAK
Korumak, saklamak. Kapıyı arkasından kilitlemek. Tuttuğu işi gelişigüzel yapmak. Bir şeyin üstünü örterek saklamak. Kötülemek; kapatmak; söküğü dikip kapatmak; kapı, pencere ve benzerleri hiç açılmıyacakmış gibi kapatmak.
SÖKÜK
Sökülmüş. Dikişi sökülmüş.
ACARTAV
Tarlanın şubat-mart ayları içindeki sürülme tavı, zamanı. Tam tav. Yeni sökülmüş tarlanın ilk ekim tavı. İnsanların en güçlü oldukları delikanlılık ve olgunluk çağı.
SAĞILMAK
Sağma işine konu olmak. Kumaş, kilim vb. bir yerinden iplik çıkıp sökülmek. Akmak, kaymak, aşağıya doğru hızla inmek.
ACERTAV
Yeni sökülmüş tarlanın ilk ekim tavı.
ÇEVİRMEK
Bir şeyin yönünü değiştirmek. İşlemek, yapmak. Geri göndermek. Çeviri yapmak. Yolundan alıkoymak, yoldan döndürmek. Kâğıt oyunu oynamak. Yönetmek, idare etmek. Bir giyeceği söküp iç yüzünü dışa getirmek. Öteki yüzünü görünür duruma getirmek. Döndürerek hareket ettirmek. Bir durumdan başka duruma geçmek. Bir durumdan başka duruma getirmek, dönüştürmek. Durdurmak. Çevrilemek, tevil etmek. Bir yerin çevresini bir şeyle sarmak, kuşatmak.
SÖKÜNTÜ
Sökülen şeyin parçası. Ağaçlık yerden açılan tarla.
PORTATİF
Kolay taşınabilen, katlanarak taşınabilir duruma getirilebilen, seyyar. Sökülüp başka yerde kurulma imkânı bulunan.
ÇEKTİRME
Çektirmek işi. Arabaların göbek bilyelerini çıkarmak için kullanılan araç. Yaklaşık 30-50 grostonluk yelkenli veya yük taşıyan motorlu büyük kayık. Arabaların değişik bölümlerinde hareketi ve dönüşü sağlamaya yarayan rulmanların yuvalarından çıkarılması işinde kullanılan alet. Çektiri. Sökülebilir elbise, yemek ve salon dolaplarının tablalarını birbirine tutturmak için metal veya plastikten yapılmış bağlantı parçası.