SÖKÜ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "sökü" olan, toplam 19 adet kelime bulunmaktadır. sökü ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu sökü ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde sökü olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

SÖKÜÇAYIRI, SÖKÜLENMEK

9 harfli kelimeler

SÖKÜNDÜZÜ

8 harfli kelimeler

SÖKÜTMEK, SÖKÜLMEK

7 harfli kelimeler

SÖKÜCEK, SÖKÜRGE, SÖKÜNTÜ, SÖKÜMET, SÖKÜLÜŞ, SÖKÜLME, SÖKÜKÇÜ

6 harfli kelimeler

SÖKÜLÜ

5 harfli kelimeler

SÖKÜM, SÖKÜN, SÖKÜL, SÖKÜK, SÖKÜŞ

4 harfli kelimeler

SÖKÜ

Bazı kelimelerin anlamları

SÖKÜ

Alçak ayaklı, arkalıksız iskemle. 1.Ormandan ya da meradan açılan tarla. 2.Orman. Hastane. Ceket. Kastamonu ili, Çatalzeytin ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Kastamonu şehri, İnebolu belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

SÖKÜCEK

Tunceli şehri, Darıkent bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

SÖKÜLMEK

Sökme işine konu olmak. Parayı istemeyerek vermek, harcamak.

SÖKÜRGE

Hayvanları yürütmek için dürtmekte kullanılan sopanın ucundaki demir.

SÖKÜTMEK

1.Çıkarmak : Koyunları ahırdan söküt. 2.Yerinden oynatmak, çıkarmak, sökmek. Başladıktan sonra arkası kesilmeden getirmek, başından sonuna kadar sırasıyla söylemek.

SÖKÜÇAYIRI

Sinop kenti, Ayancık belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

SÖKÜNDÜZÜ

Diyarbakır şehrinde, Ergani ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

SÖKÜN

"Birçok kişi veya şey birbiri ardından gelmek, görünmek" anlamlarına gelen sökün etmek birleşik fiilinde geçer.

SÖKÜLÜ

Ayaklarında ak leke bulunan hayvan : Bu at sekilidir.

SÖKÜLENMEK

Sökülmek (çorap vb.).

SÖKÜLÜŞ

Sökülme işi.

SÖKÜLME

Sökülmek işi.

SÖKÜMET

Sökme.

SÖKÜM

Sökme işi. Pastırma yapımında, etlerin karkastan ayrılması işlemi. Kuvvetle yürüyüp gelme, sökün, çıkış tarzı.

SÖKÜKÇÜ

Sökük dikip yama yapan kimse.

SÖKÜNTÜ

Sökülen şeyin parçası. Ağaçlık yerden açılan tarla.

  -   -   -  

Anlamında SÖKÜ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SÖKÜ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DİKİCİ

Tarımla uğraşan kimse, çiftçi. Dikişçi. Sökük ayakkabıları onaran kimse. Yeni yapılmış olan ayakkabıların dikiş işini yapan kimse.

ACARTAV

Tarlanın şubat-mart ayları içindeki sürülme tavı, zamanı. Tam tav. Yeni sökülmüş tarlanın ilk ekim tavı. İnsanların en güçlü oldukları delikanlılık ve olgunluk çağı.

ÇEVİRMEK

Bir şeyin yönünü değiştirmek. İşlemek, yapmak. Geri göndermek. Çeviri yapmak. Yolundan alıkoymak, yoldan döndürmek. Kâğıt oyunu oynamak. Yönetmek, idare etmek. Bir giyeceği söküp iç yüzünü dışa getirmek. Öteki yüzünü görünür duruma getirmek. Döndürerek hareket ettirmek. Bir durumdan başka duruma geçmek. Bir durumdan başka duruma getirmek, dönüştürmek. Durdurmak. Çevrilemek, tevil etmek. Bir yerin çevresini bir şeyle sarmak, kuşatmak.

ZORLAMAK

Birine bir şey yaptırmak amacıyla güç kullanmak, boyun eğdirmeye çalışmak, zor kullanmak, mecbur etmek. Üstelemek, ısrar etmek. Açılması, kırılması, sökülmesi gereken şeyler için güç kullanmak.

TORNAVİDA

Vidaları söküp takmakta kullanılan, ucu düz veya yıldız biçiminde alet.

SEYREKLEME

Sık biten bitkilerin aralarından kimilerini söküp atma işlemi, aralama. Seyrek olarak, aralıklı.

ÇEKTİRME

Çektirmek işi. Arabaların göbek bilyelerini çıkarmak için kullanılan araç. Yaklaşık 30-50 grostonluk yelkenli veya yük taşıyan motorlu büyük kayık. Arabaların değişik bölümlerinde hareketi ve dönüşü sağlamaya yarayan rulmanların yuvalarından çıkarılması işinde kullanılan alet. Çektiri. Sökülebilir elbise, yemek ve salon dolaplarının tablalarını birbirine tutturmak için metal veya plastikten yapılmış bağlantı parçası.

KOSAANAHTARI

Kosayı söküp takmak için kullanılan araç. (Kemalpaşa İzmir).

KORLAMAK

Korumak, saklamak. Kapıyı arkasından kilitlemek. Tuttuğu işi gelişigüzel yapmak. Bir şeyin üstünü örterek saklamak. Kötülemek; kapatmak; söküğü dikip kapatmak; kapı, pencere ve benzerleri hiç açılmıyacakmış gibi kapatmak.

PELEN

Bilgi, ustalık : Dağda kütük çok, o da pelen ile sökülür. Eskiden kadınların giydiği çarşafın üst parçası. Hızlı atılan deyneğin yere dokunup sıçrayarak gidişi.

BERKİŞTİRMEK

Sağlamlaştırmak, pekiştirmek, sıkıştırmak, sertleştirmek, katılaştırmak. Bastırmak (kelimelere). Söküğü dikmek, yamamak. Sağlamlaştırmak.

SÖKÜK

Sökülmüş. Dikişi sökülmüş.

KUYLAMAK

Bir şeyi gömerek saklamak. Çukura gömerek saklamak: Kış geliyor, havucu bahçeden söküp, evin avlusuna kuyladım.

ACERTAV

Yeni sökülmüş tarlanın ilk ekim tavı.

GEÇME

Geçmek işi, mürur. Çakılmış, yapıştırılmış veya lehimlenmiş olmayıp gereğinde sökülebilecek biçimde parçaları birbirine takılıp kenetlenmiş olan. Birbirinin içine geçirilerek tutturulan iki şeyden birinde bulunan çıkıntılı parça.

GÖNÜK

Az yanmış, ateş karşısında renk değiştirmiş kumaş. Ormanların yakılmasıyle açılan yer, tarla. Ağaçların sökülmesiyle açılan tarla. Engebeli yer, dağ yamaçları. Çok duygulu kişi. İyice olmuş.

SAĞILMAK

Sağma işine konu olmak. Kumaş, kilim vb. bir yerinden iplik çıkıp sökülmek. Akmak, kaymak, aşağıya doğru hızla inmek.

PORTATİF

Kolay taşınabilen, katlanarak taşınabilir duruma getirilebilen, seyyar. Sökülüp başka yerde kurulma imkânı bulunan.

ÇEZÜNTÜ

Eski çorap söküntüsü.

CURNATA

Bıldırcın sökünü.