Kelimeler arşivi içinde; sonunda "sök" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu sök ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında sök olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde sök olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
SÖK
Bezemlerin sökülmesi için verilen komut.
Bu bölümde tanımı içerisinde SÖK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
REZENE
Maydanozgillerden, 1-1,5 metre yüksekliğinde, sarı çiçekli, yaprakları iplik biçiminde parçalı, hoş kokulu, baharatlı meyveleri anason gibi yemeklerde ve bazı içkilerde tat verici olarak kullanılan, hekimlikte gaz söktürücü olarak yararlanılan çok yıllık otsu bir bitki (Foeniculum vulgare).
CURNATA
Bıldırcın sökünü.
PORTATİF
Kolay taşınabilen, katlanarak taşınabilir duruma getirilebilen, seyyar. Sökülüp başka yerde kurulma imkânı bulunan.
SÖKTÜRMEK
Sökme işini yaptırmak.
SÖKTÜRME
Söktürmek işi.
MÜDRİR
İdrarı artıran, idrar söktürücü.
KERPETEN
Çivi sökmeye veya diş çekmeye yarayan, hareketli bir eksen çevresinde çapraz iki parçadan oluşmuş, kıskaç biçimindeki araç.
DİKİCİ
Tarımla uğraşan kimse, çiftçi. Dikişçi. Sökük ayakkabıları onaran kimse. Yeni yapılmış olan ayakkabıların dikiş işini yapan kimse.
ÇEKTİRME
Çektirmek işi. Arabaların göbek bilyelerini çıkarmak için kullanılan araç. Yaklaşık 30-50 grostonluk yelkenli veya yük taşıyan motorlu büyük kayık. Arabaların değişik bölümlerinde hareketi ve dönüşü sağlamaya yarayan rulmanların yuvalarından çıkarılması işinde kullanılan alet. Çektiri. Sökülebilir elbise, yemek ve salon dolaplarının tablalarını birbirine tutturmak için metal veya plastikten yapılmış bağlantı parçası.
GEÇME
Geçmek işi, mürur. Çakılmış, yapıştırılmış veya lehimlenmiş olmayıp gereğinde sökülebilecek biçimde parçaları birbirine takılıp kenetlenmiş olan. Birbirinin içine geçirilerek tutturulan iki şeyden birinde bulunan çıkıntılı parça.
SÖKÜKÇÜ
Sökük dikip yama yapan kimse.
KATIRTIRNAĞI
Baklagillerden, dalları çok ince, çiçekleri sarı, bazı türleri hekimlikte idrar söktürücü olarak kullanılan bir bitki (Genista scoparia).
SÖKÜK
Sökülmüş. Dikişi sökülmüş.
GÜVEYFENERİ
Patlıcangillerden, kırmızı ve ekşimsi meyvesi idrar söktürücü olarak kullanılan, çok yıllık ve otsu bir bitki, gelin otu (Physalis alkekengi).
ÇEVİRMEK
Bir şeyin yönünü değiştirmek. İşlemek, yapmak. Geri göndermek. Çeviri yapmak. Yolundan alıkoymak, yoldan döndürmek. Kâğıt oyunu oynamak. Yönetmek, idare etmek. Bir giyeceği söküp iç yüzünü dışa getirmek. Öteki yüzünü görünür duruma getirmek. Döndürerek hareket ettirmek. Bir durumdan başka duruma geçmek. Bir durumdan başka duruma getirmek, dönüştürmek. Durdurmak. Çevrilemek, tevil etmek. Bir yerin çevresini bir şeyle sarmak, kuşatmak.
SÖKME
Sökmek işi.
DİPLEMEK
Bitkiyi kökünden sökmek. İçilecek bir şeyi dibine kadar içmek.
KARGABURNU
Uçları karga gagası gibi kıvrık olan araçların ortak adı. Tel bükmekte kullanılan ve uçları sivri koni biçiminde olan metalden bir kıskaç türü. Sanayide küçük ve yuva içine yerleştirilmiş vidaları sökmeye yarayan ince, uzun ağızlı alet. Kapı mandalı.
SAĞILMAK
Sağma işine konu olmak. Kumaş, kilim vb. bir yerinden iplik çıkıp sökülmek. Akmak, kaymak, aşağıya doğru hızla inmek.
LOKMA
Ağza bir defada alınıp götürülen yiyecek parçası, sokum. Yemek. Türlü kalınlıktaki cıvataları, boşluğuna geçirip sökmeye veya sıkıştırmaya yarayan metalden alet. Lokma tatlısı. Genellikle haksız olarak ele geçirilen mal veya para.