Sonu SÖR ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "sör" olan, toplam 29 adet kelime bulunmaktadır. Sonu sör ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında sör olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde sör olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

VAZODEPRESÖR

11 harfli kelimeler

KOREPRESSÖR, KONVERTİSÖR

10 harfli kelimeler

AGRANDİSÖR, BAŞREJİSÖR, KEMOSENSÖR

9 harfli kelimeler

AMORTİSÖR, SUSPENSÖR, PREKÜRSÖR, EKSTENSÖR, KOMPRESÖR

8 harfli kelimeler

PROFESÖR, REDRESÖR, KONKASÖR, HASANSÖR, REPRESÖR, PERKÜSÖR

7 harfli kelimeler

ANONSÖR, ASANSÖR, REJİSÖR, ASARSÖR

6 harfli kelimeler

GRESÖR, SENSÖR, BOKSÖR, DANSÖR, KLASÖR

5 harfli kelimeler

PASÖR, MASÖR

Bazı kelimelerin anlamları

SÖR

Katolik mezhebinde kendini dine adayan ve manastırda yaşayan kadın. Katolik mezhebinde dinle ilgili bir yükümlülük almayan ancak din uğruna hemşirelik, hasta bakıcılık vb. işlerde çalışan kadın. İngiliz soyluluk unvanı.

KOMPRESÖR

Bir akışkanı veya gazı, gereken basınca göre sıkıştırmaya yarayan alet, sıkmaç. Yol yapımında, dökülen çakılları, kumları bastırıp sıkıştırmak için kullanılan ağır silindirli araç. Sert cisimleri kırmak ve delmek için kullanılan makine.

PROFESÖR

Yükseköğretim kuruluşlarında en üst aşamada olan öğretim üyesi. Yükseköğretim kuruluşlarında en üst aşamada olan unvan. Bir işi en iyi bilen veya yapan kimse.

HASANSÖR

Asansör.

VAZODEPRESÖR

Kan basıncını düşüren veya damar iç boşluğunu genişleten.

AGRANDİSÖR

Büyülteç.

KEMOSENSÖR

Kemoresptör.

SUSPENSÖR

Bir organ veya oluşumu yerinde tutmaya yarayan, sarkan veya dışarı fırlayan kısmı normal durumunda tutmaya yarayan oluşum.

EKSTENSÖR

Gerici, çekici, açıcı.

KONVERTİSÖR

Röle.

AMORTİSÖR

Motorlu araçlarda sarsıntı, sallantı vb. hareketleri en aza indiren, yayların gereksiz hareketlerini gidermeye yarayan düzen. Bu düzeni kuran öge, yumuşatmalık.

PREKÜRSÖR

Metabolik bir reaksiyon serisiyle bir molekülün sentezlenebilmesi için gerekli olan öncül moleküller.

REDRESÖR

Doğrultmaç.

BAŞREJİSÖR

Başyönetmen.

KONKASÖR

Yapıcılıkta yol, yapı vb. yapımında kullanılacak çakıl veya taşları elde etmek için, büyük kayaları kırıp ufalamaya yarayan makine, kırma makinesi.

KOREPRESSÖR

Bir reseptöre bağlanarak onun operatör bölgesine bağlanmasına engel olan bir molekül.

  -   -   -  

Anlamında SÖR bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SÖR geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BAŞYÖNETMEN

Bir filmde veya tiyatro oyununda en üst düzeyde yönetmenlik yapan kimse, başrejisör.

CİLBENT

Klasör.

GROGİ

Boksta rakibinin yumruklarıyla çok sarsılmış ancak hâlâ ayakta durabilen boksör. Sendelemiş.

ÇEKİLME

Çekilmek işi. Yerin yükselmesiyle bu yeri örten deniz sularının gerilemesi, basma karşıtı. Bir boksörün veya güreşçinin herhangi bir sebeple karşılaşmayı bırakması. Savaşta, bir ordunun veya bir birliğin düşmandan ayrılmak için yaptığı davranış, ricat. Bir görevden, bir işten kendi isteği ile ayrılma, istifa.

DUYARGA

Önceden belirlenmiş ışığı veya nesneyi algılayıp gerekli hareketi başlatan aygıt, sensör. Eklem bacaklılarda, başın ön bölümünde bulunan, eklemlerden oluşmuş hareketli duyu alma organı, lamise, anten.

DOĞRULTMAÇ

İki yönlü bir dalgalı akımı, bir yönlü doğru akıma çevirmeye yarayan aygıt, redresör.

MÜDERRİS

Ders veren profesör. Medresede ya da camide öğretmen.

ASANSÖRCÜ

Asansörün bakım ve onarımını yapan kimse. Otel, hastane vb. büyük kuruluşlarda asansörün düzenli çalışmasını sağlayan kimse.

BÜYÜLTEÇ

Fotoğraf ve resim büyültmeye, büyültüp basmaya yarayan aygıt, agrandisör.

ASANSÖRCÜLÜK

Asansörcünün işi.

DOÇENT

Üniversitelerde profesörden önceki basamakta bulunan öğretim üyesi.

ONURSAL

Saygı için verilen veya övünç için kabul edilen, fahri (başkanlık, üyelik, profesörlük vb. unvan).

DANSÖRLÜK

Dansörün işi veya mesleği.

BOKSÖRLÜK

Boksörün işi veya mesleği.

DEKAN

Üniversitelerde bir fakültenin yönetiminden sorumlu profesör.

MASAJCI

Sağlık veya tedavi amacıyla masaj yapan kimse, masör.

KEP

Başlık, sipersiz şapka. Asker şapkası. Bazı törenlerde profesör ve öğrencilerin giydikleri özel başlık. Hemşirelerin giydiği başlık.

ORDİNARYÜS

Türk üniversitelerinde 1960 öncesinde, en az beş yıl profesörlük yapmış, bilimsel çalışmalarıyla kendini tanıtmış öğretim üyeleri arasından seçilerek bir kürsünün yönetimiyle görevlendirilen kimselere verilen unvan.

ABANDONE

Boks sporunda dövüşemeyecek duruma gelen boksörün karşılaşmayı yarıda bırakması. Herhangi bir olay karşısında çaresiz duruma düşme.

BAŞYÖNETMENLİK

Başyönetmen olma durumu, başrejisörlük. Başyönetmenin yaptığı iş, başrejisörlük.