Kelimeler arşivi içinde; başında "sulamak" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. sulamak ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu sulamak ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde sulamak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
SULAMAK
SULAMAK
Toprak, bitki, hayvan vb.ne su vermek. Hayvana su vermek, suvarmak. Para ödemek, vermek, harcamak.
Bu bölümde tanımı içerisinde SULAMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GEBER
Bahçe ve tarla sulamak için açılan ince su yolu, ark.
GAVAR
Bahçe ve tarla sulamak için açılan ince su yolu, ark. Ark içinde suyun yönünü değiştiren toprak yığını.
ÇİRMAR
Tarlaları sulamak için açılan su yolu.
PUSULAMA
Pusulamak işi.
BÖĞÜRLEMEK
Arada kalan tarlayı sulamak.
GEFEL
Bahçe ve tarla sulamak için açılan ince su yolu, ark.
GENER
Bahçe ve tarla sulamak için açılan ince su yolu, ark.
ANDAL
Bahçe, bağ ve bostanda sulamayı kolaylaştırmak için, toprağın eğimine göre ayrılmış parçalar, maşala, evlek. Evlek sınırı. Bahçe ve bostanlarda evlekler arasındaki su yolu, ark. Sulanan tarla veya bostanda evleklerin suyla dolması, göllenmesi hali: Bahçe andallanıncaya kadar suyu kesme. Pirinç ekmeye elverişli akıntısız, sulak yer, bataklık. Fındığın dövülme zamanı yapılan 40-50 cm. yüksekliğinde ve 80-100 cm. enindeki kabuklu fındık yığını. Tırpan veya makine ile biçilen ekin sapı yığını: Tarlada üç andal ziyan olmuş. Orman içindeki ince uzun mera. Sersem, budala: Ahmet bu sıralarda andallaştı. Filan, falan: Sofraya ekmek, kaşık, andal geldi mi?. Seyrek, aralıklı yapılan iş veya dikiş: Ahmet tarlasını andal sürmüş. Bağ, bahçe sulamak için yapılan hendek, ark. Üzüm bağlarında evlek sırası. Derin su kanalı (Çayağzı). Tütün fidelerinin yetiştirildiği evlek. (Çakallı, Konak, Samsun).
SULAMA
Sulamak işi. Arklar veya savaklar yardımı ile su akıtarak herhangi bir toprak bölgesini kuraklıktan kurtarma.
SÜZGÜ
Delikli çanak. Balıkçı kepçesi. Fide sulamak için tenekeden yapılan, ucunda süzgeci olan kap.
GÖLET
Birikinti suların sulamak amacıyla genellikle bir set ardında toplandığı küçük göl, gölcük, gölek, büvet, büğet. İçinde ham deri ıslatılan taş havuz.
ARAZÖZ
Yolları ve yol kenarlarındaki yeşillikleri sulamakta kullanılan araç.
KANAL
Bazı bölgeleri sulamak, kurutmak amacıyla veya gemilerin işlemesine elverişli, insan eliyle açılmış su yolu. Telefon, telgraf, radyo, televizyon vb. araçlarla iletişimi sağlayan yol, hat. Tahtanın liflerine dik yönde açılan kırlangıç kuyruğu biçimli girinti. İki kıyı arasındaki dar ve derin deniz. İçinden damar, sinir veya bir sıvı geçen yol.
ÇIRMAR
Evlek, tarlanın tohum atılmadan önce saban iziyle bölünen kısımlarından her biri. Tarlayı sulamak için açılan su yolu. Ekilecek tarlanın bölümlenmiş kısımlarından her biri, evlek.
DARBIZLAMAK
Tarlayı sulamak.
GEDEVET
Rüzgâr. Kuzeybatıdan esen rüzgâr. Doğu ve batıdan esen rüzgâr. Yazın esen hafif rüzgâr. Soğuğun çok etkilediği yer. Bahçe ve ekinleri sulamak için açılan su arkları.
CİRİLDEMEK
Bahçe sulamak.
ENDEME
Fidan dikmek için açılan çukur. Sebzeleri sulamak için açılan su yolu. Biber, domates fidesi.
YAĞMURLAMAK
Hava yağmura çevirmek, yağmur yağacak gibi olmak. Yağmur biçiminde sulamak.
GEDENE
Tarlanın alt ve engin olan bölümü. Meyve ağaçlarını sulamak için dibine eşilen çukur.