Kelimeler arşivi içinde; sonunda "sulanma" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu sulanma ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında sulanma olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde sulanma olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
SULANMA
SULANMA
Sulanmak işi. Bazı nesnelerin, havanın nemini soğurarak çözünme özelliği.
Bu bölümde tanımı içerisinde SULANMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇİRMİK
Bahçelerin, sulanmasında kullanılan suyun geçmesi için duvar altından açılan delik.
ÇİPİLDEMEK
Su içinde el ve ayakları çırpmak. Sıçramak: Su birikintisi üstüme çipildedi. Yara sulanmak.
CIVIMAH
Sulanmak. Şımarıklık yapmak.
CIBILAMAK
Sulanmak, cıvımak.
ÇEŞTE
Koyun kırkıldığında üzerinde bırakılan yün. Sulanmadan yetişen mahsul. Uzun saplı büyük tekneli bir çeşit musiki âleti.
GIRAÇ
Verimsiz, kolay sulanmayan toprak. Kıraç.
DEŞTEY
Tohumu toprağa atıldıktan sonra, hiç sulanmadan yetişen ekin: Yedi dönüm buğdayım var, ikisi sulu, beşi deştey.
KARGUN
Erimiş buz ve kar parçalarının oluşturduğu akarsu. Bentte biriken su. Sulanması bir düzene bağlanmamış arazi. (Amasya).
HİDREMİ
Hemoglobin miktarı ve şekilli elemanların serum miktarına göre azalmasına neden olacak düzeyde, kanın aşırı derecede sulanması.
BULKAMAK
Çürümeye, erimeye yüz tutmak, bozulmak, yumuşamak, zedelenmek, sulanmak, yara iltihaplanmak.
DABANBAĞI
Sulanması olanağı varken susuz bırakılan bağ. (Kursarı Yalvaç Isparta).
GIRAVGA
Verimsiz, kolay sulanmayan toprak.
GIRTLAN
Verimsiz, kolay sulanmayan toprak.
MAYASIL
Tende kızartı, kaşınma, sulanma, kabuk bağlama vb. doku bozukluklarıyla kendini gösteren ve bulaşıcı olmayan bir deri hastalığı, egzama. Basur.
ÇİRMİT
Bahçelerin, sulanmasında kullanılan suyun geçmesi için duvar altından açılan delik.
BILLIKMAK
Çürümeye, erimeye yüz tutmak, bozulmak, yumuşamak, zedelenmek, sulanmak, yara iltihaplanmak.
CIĞALMAK
Nemlenmek. Sulanmak.
CİBERMEK
Dövülmekten cilt kabarmak. Şımarmak, yersiz davranmak. Bırakmak. Getirmek. Yara sulanmak.
GIRIMSI
Verimsiz, kolay sulanmayan toprak. Hafif kar ya da küçük dolu.
GIRIHLANMAK
Erkekler için karşı cinsten birisine meşru olmayan cinsi sevgi göstermek; sulanmak.