İçinde SULANMA geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "sulanma" olan, toplam 6 tane kelime bulunuyor. İçerisinde sulanma bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu sulanma ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında sulanma olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

MUMUMSULANMAK

11 harfli kelimeler

KUMSULANMAK, SAMSULANMAK

10 harfli kelimeler

PUSULANMAK

8 harfli kelimeler

SULANMAK

7 harfli kelimeler

SULANMA

Bazı kelimelerin anlamları

SULANMA

Sulanmak işi. Bazı nesnelerin, havanın nemini soğurarak çözünme özelliği.

KUMSULANMAK

Yaltaklanmak, tezellül etmek.

SAMSULANMAK

Bilmemezlikten gelmek, bilmiyormuş gibi görünmek.

PUSULANMAK

Sinip saklanmak.

SULANMAK

Sulama işi yapılmak. Suyu çoğalıp yoğunluğu azalma. Sulu duruma gelmek. Göz yaşarmak. Birine karşı duyulan cinsel isteği kendisine sezdirmek, yeşillenmek. Ciddiyetini, ağırlığını kaybetmek. İmrendiğini açığa vurmak.

MUMUMSULANMAK

Mumlaşmak.

  -   -   -  

Anlamında SULANMA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SULANMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

GIRAVGA

Verimsiz, kolay sulanmayan toprak.

GIRIMSI

Verimsiz, kolay sulanmayan toprak. Hafif kar ya da küçük dolu.

MAYASIL

Tende kızartı, kaşınma, sulanma, kabuk bağlama vb. doku bozukluklarıyla kendini gösteren ve bulaşıcı olmayan bir deri hastalığı, egzama. Basur.

BILLIKMAK

Çürümeye, erimeye yüz tutmak, bozulmak, yumuşamak, zedelenmek, sulanmak, yara iltihaplanmak.

HİDREMİ

Hemoglobin miktarı ve şekilli elemanların serum miktarına göre azalmasına neden olacak düzeyde, kanın aşırı derecede sulanması.

GIRIHLANMAK

Erkekler için karşı cinsten birisine meşru olmayan cinsi sevgi göstermek; sulanmak.

ÇİPİLDEMEK

Su içinde el ve ayakları çırpmak. Sıçramak: Su birikintisi üstüme çipildedi. Yara sulanmak.

ÇEŞTE

Koyun kırkıldığında üzerinde bırakılan yün. Sulanmadan yetişen mahsul. Uzun saplı büyük tekneli bir çeşit musiki âleti.

DEŞTEY

Tohumu toprağa atıldıktan sonra, hiç sulanmadan yetişen ekin: Yedi dönüm buğdayım var, ikisi sulu, beşi deştey.

BULKAMAK

Çürümeye, erimeye yüz tutmak, bozulmak, yumuşamak, zedelenmek, sulanmak, yara iltihaplanmak.

ÇİRMİT

Bahçelerin, sulanmasında kullanılan suyun geçmesi için duvar altından açılan delik.

CİBERMEK

Dövülmekten cilt kabarmak. Şımarmak, yersiz davranmak. Bırakmak. Getirmek. Yara sulanmak.

CIĞALMAK

Nemlenmek. Sulanmak.

ÇİRMİK

Bahçelerin, sulanmasında kullanılan suyun geçmesi için duvar altından açılan delik.

DABANBAĞI

Sulanması olanağı varken susuz bırakılan bağ. (Kursarı Yalvaç Isparta).

CIVIMAH

Sulanmak. Şımarıklık yapmak.

GIRTLAN

Verimsiz, kolay sulanmayan toprak.

CIBILAMAK

Sulanmak, cıvımak.

KARGUN

Erimiş buz ve kar parçalarının oluşturduğu akarsu. Bentte biriken su. Sulanması bir düzene bağlanmamış arazi. (Amasya).

GIRAÇ

Verimsiz, kolay sulanmayan toprak. Kıraç.