Kelimeler arşivinde; içinde "sulanma" olan, toplam 6 tane kelime bulunuyor. İçerisinde sulanma bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu sulanma ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında sulanma olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
MUMUMSULANMAK
KUMSULANMAK, SAMSULANMAK
PUSULANMAK
SULANMAK
SULANMA
SULANMA
Sulanmak işi. Bazı nesnelerin, havanın nemini soğurarak çözünme özelliği.
KUMSULANMAK
Yaltaklanmak, tezellül etmek.
SAMSULANMAK
Bilmemezlikten gelmek, bilmiyormuş gibi görünmek.
PUSULANMAK
Sinip saklanmak.
SULANMAK
Sulama işi yapılmak. Suyu çoğalıp yoğunluğu azalma. Sulu duruma gelmek. Göz yaşarmak. Birine karşı duyulan cinsel isteği kendisine sezdirmek, yeşillenmek. Ciddiyetini, ağırlığını kaybetmek. İmrendiğini açığa vurmak.
MUMUMSULANMAK
Mumlaşmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde SULANMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GIRAVGA
Verimsiz, kolay sulanmayan toprak.
GIRIMSI
Verimsiz, kolay sulanmayan toprak. Hafif kar ya da küçük dolu.
MAYASIL
Tende kızartı, kaşınma, sulanma, kabuk bağlama vb. doku bozukluklarıyla kendini gösteren ve bulaşıcı olmayan bir deri hastalığı, egzama. Basur.
BILLIKMAK
Çürümeye, erimeye yüz tutmak, bozulmak, yumuşamak, zedelenmek, sulanmak, yara iltihaplanmak.
HİDREMİ
Hemoglobin miktarı ve şekilli elemanların serum miktarına göre azalmasına neden olacak düzeyde, kanın aşırı derecede sulanması.
GIRIHLANMAK
Erkekler için karşı cinsten birisine meşru olmayan cinsi sevgi göstermek; sulanmak.
ÇİPİLDEMEK
Su içinde el ve ayakları çırpmak. Sıçramak: Su birikintisi üstüme çipildedi. Yara sulanmak.
ÇEŞTE
Koyun kırkıldığında üzerinde bırakılan yün. Sulanmadan yetişen mahsul. Uzun saplı büyük tekneli bir çeşit musiki âleti.
DEŞTEY
Tohumu toprağa atıldıktan sonra, hiç sulanmadan yetişen ekin: Yedi dönüm buğdayım var, ikisi sulu, beşi deştey.
BULKAMAK
Çürümeye, erimeye yüz tutmak, bozulmak, yumuşamak, zedelenmek, sulanmak, yara iltihaplanmak.
ÇİRMİT
Bahçelerin, sulanmasında kullanılan suyun geçmesi için duvar altından açılan delik.
CİBERMEK
Dövülmekten cilt kabarmak. Şımarmak, yersiz davranmak. Bırakmak. Getirmek. Yara sulanmak.
CIĞALMAK
Nemlenmek. Sulanmak.
ÇİRMİK
Bahçelerin, sulanmasında kullanılan suyun geçmesi için duvar altından açılan delik.
DABANBAĞI
Sulanması olanağı varken susuz bırakılan bağ. (Kursarı Yalvaç Isparta).
CIVIMAH
Sulanmak. Şımarıklık yapmak.
GIRTLAN
Verimsiz, kolay sulanmayan toprak.
CIBILAMAK
Sulanmak, cıvımak.
KARGUN
Erimiş buz ve kar parçalarının oluşturduğu akarsu. Bentte biriken su. Sulanması bir düzene bağlanmamış arazi. (Amasya).
GIRAÇ
Verimsiz, kolay sulanmayan toprak. Kıraç.