Kelimeler arşivi içinde; sonunda "spon" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu spon ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında spon olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde spon olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
SPON
Değirmen çarkına suyun kuvvetli vurmasını sağlayan içi delik 25-30 cm. uzunluğunda ağaç parçası.
Bu bölümde tanımı içerisinde SPON geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALTIYARIKLIGİLLER
(Hexanchidae), Omurgalı hayvanlardan balıklar (Pisces) sınıfının köpekbalıkları (Selachii) takımının çift-omurlular (Diplospondyli) alt-takımına giren bir familyası. Solungaçları 6-7 çifttir. Çoğu taşıldır.
DESTEKLEYİCİ
Bilim, sanat, kültür veya spor alanlarında yapılacak herhangi bir etkinliğin maddi yönünü üstlenen kimse veya kurum, sponsor. Destekleyen.
CAMGÖZGİLLER
Balıklar (Pisces) sınıfının, köpek balıkları (Selachii) takımının, halkalı omurlular (Cyclospondyli) alt takımından, anüs yüzgeçleri bulunmayan, doğurarak çoğalan, sırtları kül rengi olan türleri içine alan bir familya. Köpek balıklarından anüs yüzgeçleri bulunmayan, doğurarak çoğalan, sırtları kül rengi olan türleri içine alan bir familya. (Squalidae),gibi türleri vardır.
KAVERNİTİS
Peniste korporora kavernoza veya korpus spongiyozum'un yangısı.
ABİYOGENEZ
Hayatın kökeni olarak canlıların cansızlardan meydana gelmesi; mikroorganizmaların ve yüksek organizmaların birdenbire cansızlardan meydana geldiğini ileri süren teori. Spontane generasyon. Hayatın kökeni olarak canlıların cansızlardan meydana geldiğini savunan teori, spontan jenerasyon, spontan nesil. Canlıların kendiliğinden cansızlardan oluştuğunu ileri süren teori, spontane jenerasyon teorisi.
KLAMİDYOZ
Genellikle Salmonidae familyasına ait balık türlerinde, Klamidyaların neden olduğu, vücut yüzeyinde ve solungaçlarda şeffaf veya beyazımsı küçük kistlerin oluşması, aşırı mukus salgılanmasıyla ortaya çıkan, kronik ve spontan bir enfeksiyon, Epiteliyokist, Epiteliyokist enfeksiyonu.
SPONİGİOZİTİS
Penis korpus spongiyozumunun yangısı.
KENDİLİĞİNDEN
İnsan eliyle ekilmeden yetişen, hudayinabit. Dış etkilerin zorlaması olmadan iç sebeplerle oluşan. İradesiz olarak gerçekleşen (hareket), spontane. (ke'ndiliğinden) Başka şeylerin etkisi olmaksızın, kendi kendine, bizatihi.
SPONGİYOBLAST
Keratinli süngerlerde spongin meydana getiren hücre. Nörogliya hücrelerinin ve omuriliğin çevresine ışınsal uzanan telleri veren embriyonik epitel hücreleri. Sponjiyoblast. Embriyoda nöral tüpün gelişiminde ependim ve astrositler olarak bilinen nörogliya hücrelerinin öncü hücresi. Süngerlerde spongin meydana getiren göze.
SPONJİYOBLAST
Keratinli süngerlerde spongin meydana getiren hücre, spongiyoblast.
SPONDİLODİNYA
Spondilalji.
ATRİYUM
Tunikatlarda ve sefalokordatlarda bulunan iki ana boşluktan yutağı çeviren boşluk. Basit süngerlerde vücut iç boşluğunun (spongosöl) diğer adı. S. Böceklerde sağmalardan meydana gelen ve trakeaya uzanan genişlemiş timpanal boşluk. Yüreğin ön iki odası. Kulakçık. (Mimarlık) Eski Roma evlerinde etrafı odalarla çevrili, üstü açık, ortasında havuz bulunan avlu, içavlu, a. bk. avlu, içavlu. Trematod ve sestodlarda genital organların kanallarının açıldığı çukur bölüm. Ön oda, ön boşluk. Kulakçık.
SPONGİYOSÖL
Süngerlerin boşluk sistemi. Sponjiyosöl.
HARHARİYASGİLLER
Balıklar (Pisces) sınıfının, köpek balıklan (Selachii) takımının, yıldız omurlular (Asterospondyli) alt takımından, solungaç yarıkları ve dişleri küçük, derileri saydam olan, doğuran, bütün denizlerde yaşayan bir familya. Harhariyas (Carcharhinus lamia), pamuk balığı (Carcharias glauca) türleri iyi bilinir. (Carchariidae, anlamdaş. Galeidae, pamuk balığı (Carcharias glauca) türleri iyi bilinir.
SPONJİYOSÖL
Süngerlerde vücut içi boşluğu, spongiyosöl.
ANLIK
Kısa süren, bir an içinde olan, enstantane. Bir anda oluşan, gelişen, spontane. Anlama gücü, usa vurma, yargılama, müdrike, entelekt. Duyu ve iradeden ayrı olarak düşünülen bilme yetisi.
SPONDİLALJİ
Omurga ağrısı, spondilodinya.
KENDİLİĞİNDENLİK
Dıştan bir belirleme ile değil, kendi kendine gerçekleşen etkinlik, spontaneizm.