Kelimeler arşivinde; içinde "spor" olan, toplam 119 tane kelime bulunuyor. İçerisinde spor bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu spor ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında spor olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KRİPTOSPORİDİOZİS, SARKOSPORİDİYOZİS
ICTİYOSPORİDİYOZ, İHTİYOSPORİDİYUM, KARPOSPORANGİYUM, MAKROSPORANGİYUM, MİKROSPORANGİYUM, PANSPOROBLASTİNA
MAYOSPORANGİYUM, MEGASPORANGİYUM, MİKROSPORİDİYAL, PARASPORANGİYUM, SEFALOSPORİNLER
MAKROSPOROZOİT, MEGASPOROGENEZ, RİNOSPORİDOZİS
CNİDOSPORİDİA, CYSTOİSOSPORA, KARPOSPOROFİT, MAKROSPOROFİL, MAKROSPOROFOR, MİCROSPORİDİA, MİKROSPORİDAN, MİKROSPOROFİL, MİKROSPOROSİT, PANSPOROBLAST, SİKLOSPOROZİS, SPOROTRİKOZİS
BAZİDİYOSPOR, SPORSEVERLİK, CLADOSPORİUM, HAEMOSPORİDA, HAEMOSPORİNA, MEGASPOROFİL, MİCROSPORİDA, MİKROZOOSPOR, SEFALOSPORİN, SPOROTRİCHUM
PERONOSPORA, SPORTMENLİK, ASCETOSPORA, İSOSPOROZİS, KLAMİDOSPOR, KONİDYOSPOR, KOTRANSPORT, MİCROSPOREA, MİCROSPORUM, MİKROSPORUM, MİKSOSPORAN, MİNİSPORİDA, NEOSPOROZİS, SİKLOSPORİN, SPORANJİYUM, SPORİDESMİN, SPOROZOOZİS, SPORÜLASYON
SPORLANMAK, APLANOSPOR, BLASTOSPOR, CYCLOSPORA, ESİDYOSPOR, HETEROSPOR, SPORANGİUM, SPORANGİYA, SPOROBLAST, SPOROKİNET, SPOROSİDAL, TELÖTOSPOR
REEKSPORT, SPORCULUK, SPORLANMA, SPORLULAR, SPORSEVER, TRANSPORT, ANİZOSPOR, HİDROSPOR, KARPOSPOR, MAKROSPOR, MİKROSPOR, PLANOSPOR, SPORLAŞMA, SPOROGONİ, SPOROKİST, SPOROSİST, SPOROZOEA, SPOROZOİT, SPOROZOON, TETRASPOR, UREDOSPOR
ASKOSPOR, DİASPORA, SPORTMEN, EKZOSPOR, ENDOSPOR, GONOSPOR, HOMOSPOR, ISOSPORA, MAYOSPOR, MEGASPOR, MONOSPOR, NEOSPORA, OKSOSPOR, PARASPOR, POLİSPOR, SPORADİK, SPORADİN, SPOROFİT, SPOROSİT, SPOROZOA, USTOSPOR, ZİGOSPOR
SPORTİF, ZOOSPOR, İZOSPOR, OTOSPOR, SPORANT
SPORCU, OOSPOR
SPOR
SPOR
Bedeni veya zihni geliştirmek amacıyla kişisel veya toplu olarak gerçekleştirilen, bazı kurallara göre uygulanan hareketlerin tümü. Çiçeksiz bitkilerde üreme organı. Kullanışı rahat, kolay olan. Bir hücreli hayvanların çok özelleşmiş olan üreme hücresi.
MEGASPORANGİYUM
Makrosporangiyum.
PARASPORANGİYUM
Parasporlar kapsayan sporangiyum. Parasporlar kapsayan sporangium.
PANSPOROBLASTİNA
Microsporea sınfında, Microsporida takımında bulunan Amblyospora, Pleistophora ve Thelohania cinslerini içeren parazitik protozoa alt takımı.
MİKROSPORİDİYAL
Mikrosporidiyalara ait veya mikrosporidiyaların neden olduğu.
MAKROSPOROZOİT
Hücre bölünmesi ile oluşan ürünler arasındaki birleşmenin yapıldığı büyük sporozoit.
MAKROSPORANGİYUM
Megaspor meydana getiren sporangiyum, megasporangiyum.
ICTİYOSPORİDİYOZ
Çeşitli balık türlerinde, Ichthyosporidium hoferr'nin neden olduğu, vücudun rengin koyulaşması, ekzoftalmus, aşırı zayıflama ve ölümle sonuçlanan sporadik, kronik ve bulaşıcı bir mantar enfeksiyonu, Ichthyofonus hastalığı.
KRİPTOSPORİDİOZİS
Cryptosporidium cinsi protozoonların buzağı, kuzu, oğlak ve domuz yavruları gibi genç hayvanlarda oluşturduğu sindirim sistemi bozukluğu. Sığır yetiştiriciliği yapan insanlarda geçici ishal, bağışıklık sistemi baskılanmış bireylerde şiddetli ishal, kilo kaybı, ateş, karın ağrısı, seyrek olarak solunum sistemi bozukluklarına neden olan enfeksiyon.
MAYOSPORANGİYUM
Haploit zoosporlar meydana getiren kalın duvarlı diploit sporangiyum.
SEFALOSPORİNLER
Cephalosporium cinsi mantarlardan izole edilen veya yarı sentetik olarak üretilen bir grup antibiyotik. Cephalosporium acremonium türü bir mantarın fermantasyon ürünü olan sefalosporin C, N ve P'den elde edilen, ana çekirdeğini 7-aminosefalosporinik asidin oluşturduğu, bakterilerde hücre duvarı sentezini engelleyerek ölümlerine neden olan, 1, 2 ve. kuşak olmak üzere 3 farklı gruba ayrılan ve oldukça yaygın bir kullanım alanına sahip beta laktamaz grubu antibiyotikler.
MEGASPOROGENEZ
Megaspor ana hücresinin mayoz bölünmeler sonucu tetrat haploit megasporları oluşturması. Makrosporogenez. Megaspor ana hücresinin mayoz bölünmeler sonucu tetrat haploit megasporları oluşturması. Makrosporogenez, sporangiyum. Makrosporangiyum.
SARKOSPORİDİYOZİS
Sarkokistozis.
KARPOSPORANGİYUM
Karpospor meydana getiren kırmızı alglerde döllenmeden sonra oluşan sporangiyum. Bu yapıdan sporofit oluşur. Karpospor meydana getiren kırmızı alglerde döllenmeden sonra oluşan sporangiyum.
İHTİYOSPORİDİYUM
Balıklarda iç enfeksiyonlara neden olan bir mantar cinsi, ihtiyofonus.
MİKROSPORANGİYUM
Mikrosporlar kapsayan sporangiyum. Polen kesesi.
Bu bölümde tanımı içerisinde SPOR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ANORAK
Başlıklı, su geçirmeyen spor ceket.
AMİGO
Çoğunlukla spor yarışmalarında seyircileri coşturan kimse.
BAYRAK
Bir milletin, belli bir topluluğun veya bir kuruluşun simgesi olarak kullanılan, renk ve biçimle özelleştirilmiş, genellikle dikdörtgen biçiminde kumaş, sancak. Atletizmdeki bayrak yarışında dört sporcunun elden ele geçirdiği kısa, yuvarlak sopa. Simge, sembol. Öncü. Baklagilllerde diğerlerinden daha üstte bulunan, daha büyük olan ve çoğunlukla başka bir renkte ve yuvarlakça olan taç yaprağı. Gerektiğinde indirilip kaldırılan, açılıp kapatılan kol.
AĞIRLIK
Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.
ASKLI
Sporları ask denen torbalar içinde oluşan (mantar).
ATLETİZM
Beden gücünü, çevikliği, yetenekleri geliştirmeye yarayan koşu, atlama, ağırlık kaldırma, atma vb. tek başına yapılmış olan bireysel sporların genel adı.
BAR
Anadolu'nun doğu ve kuzey bölgesinde, en çok Artvin ve Erzurum yörelerinde el ele tutuşularak oynanan, ağır ritimli bir halk oyunu. Halter sporunda ağırlığı oluşturan kiloları birbirine bağlayan metal çubuk. Danslı, içkili eğlence yeri. Ateşten, mide bozukluğundan, ağızda, dil ve dişlerde meydana gelen acılık, pas. Ayaküstü içki içilen eğlence yeri. Hava basıncı birimi. Amerikan bar.
BİSİKLETÇİ
Bisiklet sporu yapan kimse, çifttekerci.
ABANDONE
Boks sporunda dövüşemeyecek duruma gelen boksörün karşılaşmayı yarıda bırakması. Herhangi bir olay karşısında çaresiz duruma düşme.
ALMA
Almak işi, ahiz, derç, ittihaz, kabız. Bir iş adamının veya profesyonel sporcunun para karşılığı başka bir işe veya kulübe geçmesi, transfer.
ÇİVİLİ
Çivisi olan. Çeşitli spor oyunlarında giyilen bir ayakkabı türü. Çivi ile bir yere tutturulmuş. Çivi çakılarak yapılmış.
BİSİKLET
Tekerlekleri pedal aracılığıyla ayakla döndürülen binek aracı, çiftteker, derrace, velespit. Bu araçla yapılmış olan bir spor türü.
BİTKİ
Bulunduğu yere kök vb. organlarıyla tutunan, çoğunlukla fotosentez sonucu yaşam için gerekli bileşenleri oluşturan, birçoğu spor veya tohum aracılığıyla döl vererek çoğalan bir veya çok yıllık, otsu, odunsu canlıların genel adı, nebat.
ATICILIK
Atıcı olma durumu. Bazı ateşli silahlar kullanarak yapılmış olan spor.
ÇALIŞTIRICI
Bir spor dalında, sporcuyu eğiten, yetiştiren ve çalıştıran kişi, antrenör, koç (II).
ASKOSPOR
Asklı mantarların sporu.
BİNİCİLİK
Binici olma durumu. Ata binilerek yapılmış olan spor.
ARA
İki şeyi birbirinden ayıran uzaklık, aralık, boşluk, mesafe. İki olguyu, iki olayı birbirinden ayıran zaman, fasıla. Kişilerin veya toplulukların birbirine karşı olan durumu veya ilgisi. Toplu jimnastik dizilmelerinde, sıradakilerin birbirlerinden yanlamasına olan uzaklıkları. Spor karşılaşmalarında oyuncuların dinlenmek ve taktik almak için kullandıkları süre. İç. Bir oyunda, bir filmde izleme sırasında dinlenmek üzere verilen kısa süre, antrakt.
DAĞCI
Dağa tırmanma sporu yapan kimse, alpinist.
BAZİDİYOSPOR
Bazitli mantarların sporları.