Kelimeler arşivi içinde; başında "spor" olan, toplam 35 adet kelime bulunmaktadır. spor ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu spor ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde spor olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
SPOROTRİKOZİS
SPORSEVERLİK, SPOROTRİCHUM
SPORÜLASYON, SPORTMENLİK, SPOROZOOZİS, SPORANJİYUM, SPORİDESMİN
SPOROKİNET, SPOROSİDAL, SPOROBLAST, SPORLANMAK, SPORANGİYA, SPORANGİUM
SPORCULUK, SPOROZOON, SPOROZOİT, SPOROZOEA, SPORSEVER, SPOROSİST, SPOROKİST, SPOROGONİ, SPORLANMA, SPORLULAR, SPORLAŞMA
SPORADİK, SPORTMEN, SPORADİN, SPOROZOA, SPOROSİT, SPOROFİT
SPOR
Bedeni veya zihni geliştirmek amacıyla kişisel veya toplu olarak gerçekleştirilen, bazı kurallara göre uygulanan hareketlerin tümü. Çiçeksiz bitkilerde üreme organı. Kullanışı rahat, kolay olan. Bir hücreli hayvanların çok özelleşmiş olan üreme hücresi.
SPORTMENLİK
Sportmen olma durumu.
SPORANGİUM
Spor kesesi.
SPOROTRİKOZİS
Sporothrikx schenckii tarafından oluşturulan, deri ve deri altı bağ dokunun yaygın ve pyogranülomlu yangısıyla belirgin kronik seyirli mantar hastalığı.
SPORCULUK
Sporcu olma durumu.
SPORSEVERLİK
Sporsever olma durumu.
SPORANJİYUM
Spor kesesi.
SPOROZOOZİS
Sporozoea sınıfında bulunan protozoonlarla enfekte olma durumu.
SPOROTRİCHUM
Tüm türleri soluk veya parlak beyaz, sarı, grimsi koloni oluşturan küf cinsi.
SPORLANMAK
Spor oluşmak veya bakterilerde spora dönüşmek.
SPORÜLASYON
Sporlaşma.
SPORİDESMİN
Pithomyces chartarum adlı mantarın ürettiği karaciğer lezyonlarına ve ışığa karşı aşırı duyarlılık reaksiyonlarına neden olan zehir. Etken delice ve demir dikeni gibi bitkilerin üzerinde çoğalır.
SPOROSİDAL
Sporları öldürme işlemini ifade eden terim.
SPOROKİNET
Piroplasm cinsi Babesia ve kimi Adeleide'an koksidiyaların (Karyolysus) hareketli zigotu (kinet), zigotik kinetle aynı görünüme sahip, hareketli evrelere bölünen, küre biçiminde olan yapılar.
SPOROBLAST
Ookist içerisinde bulunan ve sporokiste farklılaşan hücre kitlesi. Coccidia sporokistleri veya Microsporidia sporlarının oluşumundan önceki evre. Olgunlaşmamış koksidiya sporokisti. Pansporoblastik zar içerisinde bulunan spor oluşturan hücre kitlesi.
SPORANGİYA
Sferüller.
Bu bölümde tanımı içerisinde SPOR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ANORAK
Başlıklı, su geçirmeyen spor ceket.
BİNİCİLİK
Binici olma durumu. Ata binilerek yapılmış olan spor.
ABANDONE
Boks sporunda dövüşemeyecek duruma gelen boksörün karşılaşmayı yarıda bırakması. Herhangi bir olay karşısında çaresiz duruma düşme.
ASKLI
Sporları ask denen torbalar içinde oluşan (mantar).
ATICILIK
Atıcı olma durumu. Bazı ateşli silahlar kullanarak yapılmış olan spor.
ÇALIŞTIRICI
Bir spor dalında, sporcuyu eğiten, yetiştiren ve çalıştıran kişi, antrenör, koç (II).
BİSİKLET
Tekerlekleri pedal aracılığıyla ayakla döndürülen binek aracı, çiftteker, derrace, velespit. Bu araçla yapılmış olan bir spor türü.
AMİGO
Çoğunlukla spor yarışmalarında seyircileri coşturan kimse.
ÇİVİLİ
Çivisi olan. Çeşitli spor oyunlarında giyilen bir ayakkabı türü. Çivi ile bir yere tutturulmuş. Çivi çakılarak yapılmış.
ARA
İki şeyi birbirinden ayıran uzaklık, aralık, boşluk, mesafe. İki olguyu, iki olayı birbirinden ayıran zaman, fasıla. Kişilerin veya toplulukların birbirine karşı olan durumu veya ilgisi. Toplu jimnastik dizilmelerinde, sıradakilerin birbirlerinden yanlamasına olan uzaklıkları. Spor karşılaşmalarında oyuncuların dinlenmek ve taktik almak için kullandıkları süre. İç. Bir oyunda, bir filmde izleme sırasında dinlenmek üzere verilen kısa süre, antrakt.
ATLETİZM
Beden gücünü, çevikliği, yetenekleri geliştirmeye yarayan koşu, atlama, ağırlık kaldırma, atma vb. tek başına yapılmış olan bireysel sporların genel adı.
BAZİDİYOSPOR
Bazitli mantarların sporları.
DAĞCI
Dağa tırmanma sporu yapan kimse, alpinist.
ASKOSPOR
Asklı mantarların sporu.
BAR
Anadolu'nun doğu ve kuzey bölgesinde, en çok Artvin ve Erzurum yörelerinde el ele tutuşularak oynanan, ağır ritimli bir halk oyunu. Halter sporunda ağırlığı oluşturan kiloları birbirine bağlayan metal çubuk. Danslı, içkili eğlence yeri. Ateşten, mide bozukluğundan, ağızda, dil ve dişlerde meydana gelen acılık, pas. Ayaküstü içki içilen eğlence yeri. Hava basıncı birimi. Amerikan bar.
BİTKİ
Bulunduğu yere kök vb. organlarıyla tutunan, çoğunlukla fotosentez sonucu yaşam için gerekli bileşenleri oluşturan, birçoğu spor veya tohum aracılığıyla döl vererek çoğalan bir veya çok yıllık, otsu, odunsu canlıların genel adı, nebat.
BAYRAK
Bir milletin, belli bir topluluğun veya bir kuruluşun simgesi olarak kullanılan, renk ve biçimle özelleştirilmiş, genellikle dikdörtgen biçiminde kumaş, sancak. Atletizmdeki bayrak yarışında dört sporcunun elden ele geçirdiği kısa, yuvarlak sopa. Simge, sembol. Öncü. Baklagilllerde diğerlerinden daha üstte bulunan, daha büyük olan ve çoğunlukla başka bir renkte ve yuvarlakça olan taç yaprağı. Gerektiğinde indirilip kaldırılan, açılıp kapatılan kol.
ALMA
Almak işi, ahiz, derç, ittihaz, kabız. Bir iş adamının veya profesyonel sporcunun para karşılığı başka bir işe veya kulübe geçmesi, transfer.
BİSİKLETÇİ
Bisiklet sporu yapan kimse, çifttekerci.
AĞIRLIK
Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.