Sonu SİYASET ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "siyaset" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu siyaset ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında siyaset olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde siyaset olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

SİYASET

Politika. Devlet işlerini düzenleme ve yürütme sanatıyla ilgili özel görüş veya anlayış.

  -   -   -  

Anlamında SİYASET bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SİYASET geçen kelimeler listesi verilmiştir.

SİYASETNAME

Siyaset bilimini anlatan ve bu konuda öğüt veren eser.

LİBOŞ

Liberal ekonomiyi ve liberal siyaseti savunurken çabucak zengin olmayı amaçlayan ve bu yolda hiçbir değer yargısını kabul etmeyen, her şeyi mübah gören kimse.

DERGİ

Siyaset, edebiyat, teknik, ekonomi vb. konuları inceleyen ve belirli aralıklarla çıkan süreli yayın, bülten, mecmua.

ÜNİTER

Birlikçi, birlikten yana, birleştirici (siyaset). Merkeziyetçi.

SAĞ

Vücutta kalbin bulunduğu tarafın karşısında olan, sol karşıtı. Boksta sağ yumrukla vuruş. Sağlam, esen. Ekonomi ve siyasette gelenekçi (görüş). Bu taraftaki yön. Yaşamakta olan. Katkısız.

PLATFORM

Yüksekçe yer. Bir siyaset programında, dayanılan düşünce veya düşüncelerin tümü. Büyük çaplı tabakaların çarpılması ve bunun sonucunda oluşan hafif eğimlerle nitelenen jeolojik yapı tipi.

AKIM

Akma işi. Sanatta, siyasette, düşünce hayatında ortaya çıkan yeni bir görüş, yöntem, hareket, cereyan, tarz. Debi. Hava, su vb. akışkan maddelerin veya elektrik yüklerinin belli bir yönde akışı, yer değiştirmesi, cereyan.

DEVLETÇİLİK

Bir milletin yönetimle ve ekonomiyle ilgili işlevlerinin devletçe birleşik bir yönetim altında bütünleştirilmesi siyaseti ve öğretisi, erkincilik karşıtı. Genellikle devleti töre, kültür, hukuk vb.nin kaynak ve taşıyıcısı olarak görme eğilimi.

HARİCİYECİ

Dış siyaset ile uğraşan meslek adamı. Cerrah.

SİYASETÇİLİK

Siyasetçinin işi.

SEÇKİN

Benzerleri arasında niteliklerinin yüksekliğiyle göze çarpan, üstün, mümtaz, güzide, mutena. Bir toplumda saygın ve etkin mevkilerde bulunan ve toplumun eğitim, ekonomi, siyaset, askeriye, din, sanat vb. alanlarıyla ilgili etkinliklerin denetimini elinde tutan (kişi veya grup), elit.

SİYASİ

Siyasal. Siyasetçi, politikacı.

POLİTİKA

Devletin etkinliklerini amaç, yöntem ve içerik olarak düzenleme ve gerçekleştirme esaslarının bütünü, siyaset, siyasa. Davranış biçimi, düşünce yapısı. Bir hedefe varmak için karşısındakilerin duygularını okşama, zayıf noktalarından veya aralarındaki uyuşmazlıklardan yararlanma vb. yollarla işini yürütme.

ILIMLI

Düşünce, iş vb.nde aşırıya kaçmayan, ölçülü, mutedil, itidalli. Siyasette aşırı görüşler arasında ortalama bir görüşü savunan.

POLİTİKACI

Politika ile uğraşan kimse, siyasetçi. Karşısındakinin duygularını okşayarak çıkar sağlayan kimse, siyasetçi.

KÖKTENCİLİK

Bilimde, dinde, siyasette kökten yenilikler yapma eğilimi, radikalizm. Yaşama biçimlerini, yaşama ilişkilerini eleştirip kökten değiştirme eğiliminde sonuna kadar giden görüş. Ele alınan konunun temel nedenlerine, köklerine kadar inen düşünce biçimi, radikalizm. Kurulu düzenin temellerine yönelik toplumsal ve ekonomik değiştirmelerden yana olan tutum veya öğreti, radikalizm.

EŞİTÇİLİK

İnsanların özellikle hukuk, siyaset ve ekonomi bakımlarından eşitliğini isteyen öğretilerin genel adı, müsavatçılık.

SİYASETEN

Siyaset bakımından, siyaset açısından.

UZLAŞMACILIK

Çıkarlarından, düşüncelerinden ödünler vererek uzlaşma sağlama siyaseti.

TAKUNYALI

Takunyası olan, nalınlı. Siyaseti dinî kurallara göre yapmak isteyen kimse.