İçinde SİYASET geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "siyaset" olan, toplam 5 tane kelime bulunuyor. İçerisinde siyaset bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu siyaset ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında siyaset olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

SİYASETÇİLİK

11 harfli kelimeler

SİYASETNAME

9 harfli kelimeler

SİYASETÇİ, SİYASETEN

7 harfli kelimeler

SİYASET

Bazı kelimelerin anlamları

SİYASET

Politika. Devlet işlerini düzenleme ve yürütme sanatıyla ilgili özel görüş veya anlayış.

SİYASETEN

Siyaset bakımından, siyaset açısından.

SİYASETÇİLİK

Siyasetçinin işi.

SİYASETÇİ

Politikacı.

SİYASETNAME

Siyaset bilimini anlatan ve bu konuda öğüt veren eser.

  -   -   -  

Anlamında SİYASET bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SİYASET geçen kelimeler listesi verilmiştir.

POLİTİKACI

Politika ile uğraşan kimse, siyasetçi. Karşısındakinin duygularını okşayarak çıkar sağlayan kimse, siyasetçi.

ILIMLI

Düşünce, iş vb.nde aşırıya kaçmayan, ölçülü, mutedil, itidalli. Siyasette aşırı görüşler arasında ortalama bir görüşü savunan.

DEVLETÇİLİK

Bir milletin yönetimle ve ekonomiyle ilgili işlevlerinin devletçe birleşik bir yönetim altında bütünleştirilmesi siyaseti ve öğretisi, erkincilik karşıtı. Genellikle devleti töre, kültür, hukuk vb.nin kaynak ve taşıyıcısı olarak görme eğilimi.

KÖKTENCİLİK

Bilimde, dinde, siyasette kökten yenilikler yapma eğilimi, radikalizm. Yaşama biçimlerini, yaşama ilişkilerini eleştirip kökten değiştirme eğiliminde sonuna kadar giden görüş. Ele alınan konunun temel nedenlerine, köklerine kadar inen düşünce biçimi, radikalizm. Kurulu düzenin temellerine yönelik toplumsal ve ekonomik değiştirmelerden yana olan tutum veya öğreti, radikalizm.

YALNIZCI

Yalnızcılık siyasetini izleyen (devlet), infiratçı.

DERGİ

Siyaset, edebiyat, teknik, ekonomi vb. konuları inceleyen ve belirli aralıklarla çıkan süreli yayın, bülten, mecmua.

HARİCİYECİ

Dış siyaset ile uğraşan meslek adamı. Cerrah.

EŞİTÇİLİK

İnsanların özellikle hukuk, siyaset ve ekonomi bakımlarından eşitliğini isteyen öğretilerin genel adı, müsavatçılık.

LİBOŞ

Liberal ekonomiyi ve liberal siyaseti savunurken çabucak zengin olmayı amaçlayan ve bu yolda hiçbir değer yargısını kabul etmeyen, her şeyi mübah gören kimse.

YALNIZCILIK

Uluslararası konulara ve anlaşmazlıklara katılmama siyaseti, infiratçılık. Bir ülkenin dış ekonomik ilişkilerini keserek kendi sınırları içinde tek başına bir ekonomi siyaseti izlemesi, infiratçılık.

ÜNİTER

Birlikçi, birlikten yana, birleştirici (siyaset). Merkeziyetçi.

SAĞ

Vücutta kalbin bulunduğu tarafın karşısında olan, sol karşıtı. Boksta sağ yumrukla vuruş. Sağlam, esen. Ekonomi ve siyasette gelenekçi (görüş). Bu taraftaki yön. Yaşamakta olan. Katkısız.

POLİTİKA

Devletin etkinliklerini amaç, yöntem ve içerik olarak düzenleme ve gerçekleştirme esaslarının bütünü, siyaset, siyasa. Davranış biçimi, düşünce yapısı. Bir hedefe varmak için karşısındakilerin duygularını okşama, zayıf noktalarından veya aralarındaki uyuşmazlıklardan yararlanma vb. yollarla işini yürütme.

SEÇKİN

Benzerleri arasında niteliklerinin yüksekliğiyle göze çarpan, üstün, mümtaz, güzide, mutena. Bir toplumda saygın ve etkin mevkilerde bulunan ve toplumun eğitim, ekonomi, siyaset, askeriye, din, sanat vb. alanlarıyla ilgili etkinliklerin denetimini elinde tutan (kişi veya grup), elit.

UZLAŞMACILIK

Çıkarlarından, düşüncelerinden ödünler vererek uzlaşma sağlama siyaseti.

SİYASİ

Siyasal. Siyasetçi, politikacı.

PLATFORM

Yüksekçe yer. Bir siyaset programında, dayanılan düşünce veya düşüncelerin tümü. Büyük çaplı tabakaların çarpılması ve bunun sonucunda oluşan hafif eğimlerle nitelenen jeolojik yapı tipi.

TAKUNYALI

Takunyası olan, nalınlı. Siyaseti dinî kurallara göre yapmak isteyen kimse.

YUMUŞAMA

Yumuşamak işi. Sert ünsüzlerin yumuşak ünsüz veya sızıcı ünsüz oluşu, ötümlüleşme. Dünyada soğuk savaş döneminden sonra stratejik silahların geliştirilmesiyle başlayan siyasal gerginliğin ortadan kaldırılması siyaseti, detant.

AKIM

Akma işi. Sanatta, siyasette, düşünce hayatında ortaya çıkan yeni bir görüş, yöntem, hareket, cereyan, tarz. Debi. Hava, su vb. akışkan maddelerin veya elektrik yüklerinin belli bir yönde akışı, yer değiştirmesi, cereyan.