Kelimeler arşivi içinde; başında "siyaset" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. siyaset ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu siyaset ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde siyaset olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
SİYASETÇİLİK
SİYASETNAME
SİYASETÇİ, SİYASETEN
SİYASET
SİYASET
Politika. Devlet işlerini düzenleme ve yürütme sanatıyla ilgili özel görüş veya anlayış.
SİYASETEN
Siyaset bakımından, siyaset açısından.
SİYASETÇİLİK
Siyasetçinin işi.
SİYASETÇİ
Politikacı.
SİYASETNAME
Siyaset bilimini anlatan ve bu konuda öğüt veren eser.
Bu bölümde tanımı içerisinde SİYASET geçen kelimeler listesi verilmiştir.
POLİTİKACI
Politika ile uğraşan kimse, siyasetçi. Karşısındakinin duygularını okşayarak çıkar sağlayan kimse, siyasetçi.
YALNIZCI
Yalnızcılık siyasetini izleyen (devlet), infiratçı.
HARİCİYECİ
Dış siyaset ile uğraşan meslek adamı. Cerrah.
YUMUŞAMA
Yumuşamak işi. Sert ünsüzlerin yumuşak ünsüz veya sızıcı ünsüz oluşu, ötümlüleşme. Dünyada soğuk savaş döneminden sonra stratejik silahların geliştirilmesiyle başlayan siyasal gerginliğin ortadan kaldırılması siyaseti, detant.
ÜNİTER
Birlikçi, birlikten yana, birleştirici (siyaset). Merkeziyetçi.
KÖKTENCİLİK
Bilimde, dinde, siyasette kökten yenilikler yapma eğilimi, radikalizm. Yaşama biçimlerini, yaşama ilişkilerini eleştirip kökten değiştirme eğiliminde sonuna kadar giden görüş. Ele alınan konunun temel nedenlerine, köklerine kadar inen düşünce biçimi, radikalizm. Kurulu düzenin temellerine yönelik toplumsal ve ekonomik değiştirmelerden yana olan tutum veya öğreti, radikalizm.
AKIM
Akma işi. Sanatta, siyasette, düşünce hayatında ortaya çıkan yeni bir görüş, yöntem, hareket, cereyan, tarz. Debi. Hava, su vb. akışkan maddelerin veya elektrik yüklerinin belli bir yönde akışı, yer değiştirmesi, cereyan.
TAKUNYALI
Takunyası olan, nalınlı. Siyaseti dinî kurallara göre yapmak isteyen kimse.
DEVLETÇİLİK
Bir milletin yönetimle ve ekonomiyle ilgili işlevlerinin devletçe birleşik bir yönetim altında bütünleştirilmesi siyaseti ve öğretisi, erkincilik karşıtı. Genellikle devleti töre, kültür, hukuk vb.nin kaynak ve taşıyıcısı olarak görme eğilimi.
YALNIZCILIK
Uluslararası konulara ve anlaşmazlıklara katılmama siyaseti, infiratçılık. Bir ülkenin dış ekonomik ilişkilerini keserek kendi sınırları içinde tek başına bir ekonomi siyaseti izlemesi, infiratçılık.
SEÇKİN
Benzerleri arasında niteliklerinin yüksekliğiyle göze çarpan, üstün, mümtaz, güzide, mutena. Bir toplumda saygın ve etkin mevkilerde bulunan ve toplumun eğitim, ekonomi, siyaset, askeriye, din, sanat vb. alanlarıyla ilgili etkinliklerin denetimini elinde tutan (kişi veya grup), elit.
POLİTİKA
Devletin etkinliklerini amaç, yöntem ve içerik olarak düzenleme ve gerçekleştirme esaslarının bütünü, siyaset, siyasa. Davranış biçimi, düşünce yapısı. Bir hedefe varmak için karşısındakilerin duygularını okşama, zayıf noktalarından veya aralarındaki uyuşmazlıklardan yararlanma vb. yollarla işini yürütme.
SİYASİ
Siyasal. Siyasetçi, politikacı.
EŞİTÇİLİK
İnsanların özellikle hukuk, siyaset ve ekonomi bakımlarından eşitliğini isteyen öğretilerin genel adı, müsavatçılık.
UZLAŞMACILIK
Çıkarlarından, düşüncelerinden ödünler vererek uzlaşma sağlama siyaseti.
DERGİ
Siyaset, edebiyat, teknik, ekonomi vb. konuları inceleyen ve belirli aralıklarla çıkan süreli yayın, bülten, mecmua.
PLATFORM
Yüksekçe yer. Bir siyaset programında, dayanılan düşünce veya düşüncelerin tümü. Büyük çaplı tabakaların çarpılması ve bunun sonucunda oluşan hafif eğimlerle nitelenen jeolojik yapı tipi.
LİBOŞ
Liberal ekonomiyi ve liberal siyaseti savunurken çabucak zengin olmayı amaçlayan ve bu yolda hiçbir değer yargısını kabul etmeyen, her şeyi mübah gören kimse.
SAĞ
Vücutta kalbin bulunduğu tarafın karşısında olan, sol karşıtı. Boksta sağ yumrukla vuruş. Sağlam, esen. Ekonomi ve siyasette gelenekçi (görüş). Bu taraftaki yön. Yaşamakta olan. Katkısız.
ILIMLI
Düşünce, iş vb.nde aşırıya kaçmayan, ölçülü, mutedil, itidalli. Siyasette aşırı görüşler arasında ortalama bir görüşü savunan.