Sonu SİCİ ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "sici" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. Sonu sici ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında sici olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde sici olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

YANKESİCİ

8 harfli kelimeler

ÖNKESİCİ

7 harfli kelimeler

TAKSİCİ, GİYSİCİ

6 harfli kelimeler

BESİCİ, KESİCİ

4 harfli kelimeler

SİCİ

Bazı kelimelerin anlamları

SİCİ

Şarap.

ÖNKESİCİ

Delgi, freze bıçağı ve bazı rendelerde talaş kaldırıcının koparma yapmaması için önceden ağacı kesen sivri uç.

KESİCİ

Kesme işini yapan kimse. Futbolda savunmanın önünde görev yapan ve topu kesip dağıtan oyuncu, stoper. Kasaplık hayvanları kesen kimse. Kesme işinde kullanılan araç.

TAKSİCİ

Taksi çalıştıran kimse.

GİYSİCİ

Giysiler üzerinde giysi yaratıcısıyla birlikte çalışan; giysi örneklerinin çizimine, bunların gerçekleştirilmesine, denenmesine yardımcı olan; belirli bir film, bir yayın için gerekli giysilerin sağlanması, seçilmesi, kullanılmasına bakan kimse.

BESİCİ

Sığır, davar vb. hayvanları besleyerek semirten, satan kimse.

YANKESİCİ

Bir kimsenin cebinden, çantasından ustalıkla, hissettirmeden bir şeyler çalan kimse, cep faresi, tırtıkçı.

  -   -   -  

Anlamında SİCİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SİCİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

İplik, sicim, tel vb. ince şeylerden kafes biçiminde yapılmış örgü. Ulaşım ve iletişim gibi alanlarda ülkenin her yerine yaygınlaştırılmış şebeke. Örümcek vb. hayvanların salgılarıyla oluşturdukları örgü. Çaprazlama örgü ile yapılmış olan ve kale direkleri arkasına gerilen örgü, file. Pantolon veya külotun apış arasına gelen yeri, apışlık. Tuzak. Oyun alanını ortadan ikiye bölen iple yapılmış örgü, file.

ÇARKÇI

Kesici aletleri çarkla bileyen kimse, bileyici. Vapurlarda makine bölümünü yöneten kimse.

ANALJEZİK

Ağrı kesici.

BİLEYİCİ

Kesici aletleri bilemeyi iş edinmiş olan (kimse).

ÇIRPI

Dal, budak kırpıntısı. Çok zayıf. Boyalı ve gergin bir sicimi yay gibi çekip bırakarak duvara veya yere çizilen çizgi.

ESKRİM

Dürtücü kılıç, kesici kılıç ve delici kılıç adı verilen silahlarla yapılmış olan spor, kılıç oyunu.

BIÇAK

Bir sap ve çelik bölümden oluşan kesici araç. Çeşitli kesme işlerinde kullanılan keskin ağızlı araç.

CEPÇİ

Yankesici.

ÇARPTIRMAK

Çarpma işini yaptırmak veya çarpmasına yol açmak. Yankesiciye kaptırmak.

BİLEMEK

Kesici aletlerin ağzını çark, zımpara, eğe, bileği taşı vb.nde keskinleştirmek, keskin duruma getirmek, kılağılamak, zağlamak. Güçlendirmek, etkisini artırmak.

CEPÇİLİK

Yankesicilik.

DEKLANŞÖR

Bir devre kesicinin işleyişini etkileyerek açılmasını önleyen düzen. Fotoğraf makinesinin fotoğraf çekilirken basılan düğmesi.

BESİCİLİK

Besicinin yaptığı iş.

FAÇUNA

Halatın örselenecek yerine tel veya sicimle yapılmış olan sargı.

BIÇAKÇI

Bıçak vb. kesici araçlar yapan veya satan kimse.

BAĞ

Bir şeyi başka bir şeye veya birçok şeyi topluca birbirine tutturmak için kullanılan ip, sicim, şerit, tel vb. düğümlenebilir nesne. Meyve bahçesi. Üzüm kütüklerinin dikili bulunduğu toprak parçası. Bir halat üzerine atılan sağlam, düzgün ve istendiğinde kolayca çözülebilen her türlü düğüm. Kemikleri birbirine bağlamaya, iç organları yerinde tutmaya yarayan lif demeti. Nota yazarken yan yana gelen aynı veya farklı değerdeki notaların birbirine bağlanarak çalınacağını belirtmek için yapılmış olan yay biçimindeki işaret. İlgi, ilişki, rabıta. Bağlam, deste, demet. Sargı.

ASPİRİN

Ağrı kesici, ateş düşürücü ve kanı sulandırıcı olarak kullanılan beyaz renkli hap.

AĞIZ

Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.

ÇARPILMAK

Çarpma işine konu olmak. Çarpık duruma gelmek. Bir yankesici tarafından eşyaları el çabukluğuyla çalınmak, soyulmak. Bir şeye ederinden fazla para ödemek. Aldatılmak. Çekiciliğine kapılmak, etkilenmek.

BİLEĞİ

Kesici araçları bilemek için kullanılan alet.