Kelimeler arşivi içinde; başında "siği" olan, toplam 18 adet kelime bulunmaktadır. siği ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu siği ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde siği olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
SİĞİRCEKLENMEK
SİĞİLTİLENMEK
SİĞİŞTİRMEK
SİĞİLCENNİ
SİĞİLEMEK, SİĞİRSEĞİ, SİĞİRTMEK
SİĞİLCİK, SİĞİLOTU, SİĞİRCİK, SİĞİRMEK, SİĞİROTU, SİĞİRSEK, SİĞİŞMEK
SİĞİLLİ
SİĞİN, SİĞİL
SİĞİ
SİĞİ
Etek, etek ucu.
SİĞİLLİ
Edirne ilinde, Keşan ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
SİĞİLEMEK
1.Madensel kaplar dokununca ses çıkarmak. 2.Canı yanan köpek inler gibi ses çıkarmak. Madensel kaplar dokununca ses çıkarmak. Canı yanan köpek ve benzerleri hayvan inler gibi ses çıkarmak.
SİĞİRTMEK
Koşmak.
SİĞİLCİK
Küçük dolu.
SİĞİLTİLENMEK
Oyalanmak : Gel orada siğiltilenme şu işi gör.
SİĞİLOTU
Kalınca yaprakları çıban ve yarayı işletip iyileştirmekte kullanılan, labadaya benzer bir çeşit ot.
SİĞİŞMEK
Isınmak, alışmak, benimsemek. Alışmak.
SİĞİRCİK
1.İri damlalı yağmur. 2.Bahar yağmuruyla yağan ince kar.
SİĞİRMEK
Bir şeyi kendine mal etmek, üstüne yatmak : Malını siğirmedim yal. Sindirmek, hazmetmek.
SİĞİRSEĞİ
1.Anlayışı az kimse. Davranışları ağır, beceriksiz. Sert, sinirli (et için).
SİĞİRCEKLENMEK
Tuzsuz et, yağ, peynir ya da yoğurt kurtlanmak.
SİĞİŞTİRMEK
Sindirmek, hazmetmek.
SİĞİRSEK
1.Geç pişen, sertleşmiş, kartlaşmış (et, sebze, meyve). 2.Yaşlanmış, kocamış kişi. Güç pişen, iyi pişmemiş (et, sebze, ve benzerleri için). Sert, sinirli (et için).
SİĞİLCENNİ
Kurnaz, sessizce iş yapan, sinsi.
SİĞİROTU
Kalınca yaprakları çıban ve yarayı işletip iyileştirmekte kullanılan, labadaya benzer bir çeşit ot.
Bu bölümde tanımı içerisinde SİĞİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BUĞDAYIK
Buğdaya benzeyen bir çeşit ot, yabanıl buğday. Siğil.
FİBROPAPİLLOM
Çok katlı yassı epitelle birlikte alttaki bağ doku yapılarının beraberce üremesinden oluşan siğil görünümlü iyicil tümör. Her hayvan türünde kendine özgü virüsler tarafından oluşturulur, sığırlarda beş farklı serotip vardır.
ESİKLEMEK
Tökezlenmek, sendelemek, ayağı kaymak, ayağı sürçmek. Bir kimsenin eksiğini bulmak.
DENET
Denetleme işi, teftiş. Laboratuvar işlemi tamamlanmış bir filmin herhangi bir eksiği olup olmadığını anlamak için dağıtımcıya verilmeden önce incelenmesi.
KOÇA
Siğil. Küçük basamak.
BİLMECELİK
Koşukta bir adı, im yoluyla gösterme sanatı. Ör. / Bende yok sabr ü sükûn sende vefadan zerre / İki yoktan ne çıkar fikredelim bir kerre. (NA-Bİ). Tarih düşürürken bir dizede görülen eksikliği ya da artıklığı imleme yoluyla belirtme. Ör. / B ile yazdı kalem septedicek tarihin / Kışlada etti bina valide sultan hammam. (Süruri) (son dizenin eksiği B=2 ile tamlanmıştır).
EKSİKSİZ
Eksiği olmayan, tam, tamam. Tam olarak. İyi, namuslu, temiz.
KARAVÜLLEMEK
Eksiğini tamamlamak, düzenlemek.
DELEME
Topaç. Yağı alınmış çiğ sütten yapılan peynir. Yeni uyumuş ve süzülmemiş peynir. Kesilmiş süt, süt kesiği. Yeni yavrulamış inek, koyun ve benzerleri hayvanların ilk sütlerinin pişirilip peltelenmişi. Çok taze 'civil' peynir; tam pişmemiş yağda yumurta. Maya ile kestirilmiş süt.
DİSKERATOZİS
Epidermiste keratin salgılayan hücrelerin, yetersiz, normal dışı ve hatalı keratin üretmesi. Özellikle papillom, yassı hücreli karsinom, keratoakantom ve siğilli diskeratom gibi tümöral deri hastalıklarında dikkati çeker.
NORCUK
Çökelek. Süt kesiği.
YETERSİZ
Gerekli bilgi ve yeteneği olmayan, yeterliği olmayan, kifayetsiz, ehliyetsiz. Verimli olmayan. Eksiği olan, yetecek kadar olmayan. Gereken, istenen niteliği olmayan. İşlevini tam olarak yapamayan (organ, alet vb.).
ERİNÇ
Hiçbir eksiği, üzüntüsü ve acısı olmama durumu, dirlik, rahat, huzur.
MEÇEÇ
Et beni, siğil.
TAMAMLATMAK
Eksiğini yerine koydurmak, bütünletmek. Bitirmesini sağlamak.
KIRDIRMA
Kırdırmak işi. Süresi dolmamış bir senedin, faiz ve komisyonu düşürülerek karşılığından eksiğine alınması, iskonto.
ONMAK
Daha iyi bir duruma girmek, salah bulmak. Hastalıktan, dertten kurtulmak, şifa bulmak, felah bulmak, iflah olmak. Eksiği kalmayıp gönül ferahlığına ermek, mutlu olmak, mesut olmak.
HEPATORAFİ
Karaciğerdeki yırtık veya kesiğin dikilmesi.
TAVUKGÖTÜ
Siğil.
EK
Bir şeyin eksiğini tamamlamak için ona katılan parça. Bir gazete veya derginin günlük yayımından ayrı ve ücretsiz olarak verdiği parça, ilave. Sonradan katılan, yapılan, dikilen, yapıştırılan parçanın belli olan yeri. İki borunun birbirine birleştirildiği yer. Kelime türetmek veya kelimenin görevini belirtmek için kullanılan, başa, sona veya kelimenin içine eklenebilen, bağımlı dil bilgisi ögeleri, lahika. Eklenmiş, katılmış.