SERİ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "seri" olan, toplam 57 adet kelime bulunmaktadır. seri ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu seri ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde seri olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

SERİNLEYEBİLMEK, SERİNLETEBİLMEK

14 harfli kelimeler

SERİRİSALTANAT, SERİNLENDİRMEK, SERİNLEYEBİLME, SERİNLETEBİLME

13 harfli kelimeler

SERİNKANLILIK, SERİNLENDİRME

12 harfli kelimeler

SERİLEBİLMEK

11 harfli kelimeler

SERİLEBİLME, SERİNLETMEK, SERİNLEŞMEK, SERİNLENMEK

10 harfli kelimeler

SERİNLETME, SERİNKANLI, SERİNLENME, SERİNLEŞME, SERİNLEMEK, SERİNNEMEK, SERİNYAYLA, SERİŞLEMEK, SERİVERMEK, SERİNHİSAR, SERİKLEMEK, SERİNBAYIR, SERİÇLEMEH, SERİNÇAYIR

9 harfli kelimeler

SERİNTEPE, SERİNYAKA, SERİGRAFİ, SERİNDERE, SERİVERME, SERİNLEME, SERİNKUYU, SERİNGÖZE

8 harfli kelimeler

SERİNMEK, SERİNLİK, SERİNOVA, SERİNGÜL, SERİLMEK, SERİNYOL, SERİNKÖY

7 harfli kelimeler

SERİNSU, SERİSİN, SERİLİŞ, SERİLME, SERİMEK, SERİMER, SERİNCE

6 harfli kelimeler

SERİLİ, SERİAN

5 harfli kelimeler

SERİM, SERİK, SERİN, SERİŞ, SERİT

4 harfli kelimeler

SERİ

Bazı kelimelerin anlamları

SERİ

Herhangi bakımdan bir bütün oluşturan şeylerin tümü, dizi. Hızlı bir biçimde. Hızlı.

SERİNLETEBİLMEK

Serinletme imkânı veya olasılığı bulunmak.

SERİLEBİLME

Serilebilmek işi.

SERİLEBİLMEK

Serilme imkânı veya olasılığı bulunmak.

SERİNLENDİRME

Serinlendirmek işi.

SERİNLETME

Serinletmek işi.

SERİNLENDİRMEK

Serinlenme işini yaptırmak.

SERİNLEYEBİLMEK

Serinleme imkânı veya olasılığı bulunmak.

SERİNLENMEK

Serinlik duymak.

SERİRİSALTANAT

Arapça kökenli serir-i saltanat: hükümdarlıkta bulunulan süre; bu süre içinde geçen olaylar.

SERİNLETEBİLME

Serinletebilmek işi.

SERİNLEYEBİLME

Serinleyebilmek işi.

SERİNKANLI

Soğukkanlı. Soğukkanlı bir biçimde.

SERİNKANLILIK

Soğukkanlılık.

SERİNLEŞMEK

Serin duruma gelmek, serinlemek, serinlik vermek.

SERİNLETMEK

Serin duruma getirmek, serinlik vermek.

  -   -   -  

Anlamında SERİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SERİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ANLAM

Bir kelimeden, bir sözden, bir davranış veya olgudan anlaşılan şey, bunların hatırlattığı düşünce veya nesne, mana, meal, fehva, deme, mazmun, medlul, valör. Bir önermenin, bir tasarının, bir düşüncenin veya eserin anlatmak istediği şey.

BEZEK

Süs, ziynet. Bir eseri süslemeye yarayan motiflerin her biri.

BÜNYAN

Kayseri iline bağlı ilçelerden biri.

CANLANDIRIM

Ortada kalan kalıntılarına göre bir eserin ana tasarısına uygun olarak yeniden çizimi.

BANDIRMA

Bandırmak işi. İpe dizilmiş ceviz, badem vb.nin, nişasta ile kaynatılmış üzüm suyuna veya başka bir tatlıya batırılmasıyla yapılmış olan sucuk. Kurutulacak üzümün güneşe serilmeden önce içine batırıldığı potaslı suyun konulduğu kap. Balıkesir iline bağlı ilçelerden biri.

BAŞARIM

Elde edilen bir başarı. Herhangi bir olayı veya durumu başarma isteği ve gücü. Kişinin yapabileceği en iyi derece, performans. Herhangi bir eseri, oyunu, işi vb.ni ortaya koyarken gösterilen başarı, performans.

ARGO

Her yerde ve her zaman kullanılmayan veya kullanılmaması gereken çoklukla eğitimsiz kişilerin söylediği söz veya deyim. Serserilerin, külhanbeylerinin kullandığı söz veya deyim.

BEŞLİ

Beş parçadan oluşan, kendinde herhangi bir şeyden beş tane bulunan. İskambil, domino vb. oyunlarda üzerinde beş işareti bulunan kâğıt veya taş. Beş müzisyenin çaldığı caz orkestrası. Divan edebiyatında beş dizeli bölümlerden oluşmuş manzume, muhammes. Beş ses veya beş müzik aracı için yazılan müzik eseri, kentet, kuintet. Halk edebiyatında üçlemeli bir bende, konu ile ilgili aynı ölçüde bir çift dizenin bağlanmasıyla oluşan manzume.

ÇABUCAK

Vakit geçirmeden, kısa sürede, aceleten, acilen, alelacele, anında, bir anda, bir çırpıda, birden, bir hamlede, bir koşu, bir lahzada, bir solukta, çabucacık, çabuk, çabukça, çarçabuk, dakikasında, derakap, derhâl, hemen, hemencecik, hemencek, hızla, hızlı, hızlı hızlı, ivedilikle, lahzada, müstacelen, palas pandıras, serian, süratle, şipşak, takkadak, tez beri, tezce, tezelden, yellim yelalim. Kolaylıkla.

BARDA

Dam ustalarının kullandığı, başının bir ucu çember parçası biçiminde eğri, öbür ucu keskin çekiç. Fıçıcı keseri.

ALEGORİ

Bir görüntü, bir yaşantı veya bir davranışın daha iyi kavranmasını sağlamak için göz önünde canlandırıp dile getirme, yerine koyma. Bir sanat eserindeki ögelerin gerçek hayattan bir şeyleri temsil etmesi durumu.

BAŞOYUNCU

Bir filmde veya tiyatro eserinde başrolü canlandıran erkek oyuncu, başaktör. Bir filmde veya tiyatro eserinde başrolü canlandıran kadın oyuncu, başaktris, primadonna.

CİLT

Ten. Bir eserin ayrı ayrı basılan bölümlerinden her biri. Formaları, yaprakları birbirine dikerek veya yapıştırarak kitap, defter, dergi vb.ne geçirilen deri, bez veya kâğıtla kaplı kapak.

AYRINTI

Bir bütünün önemce ikinci derecede olan ögelerinden her biri, teferruat, tafsilat, detay. Edebiyat veya sanat eserlerinde bir bütünün ögelerinden her biri, teferruat, tafsilat. Bir tiyatro eserinde ana düşünceye yardımcı olan kelime, cümle veya eşya.

BERDUŞ

Başıboş, serseri kimse. Pis, bozuk, bakımsız.

BESTE

Bir müzik eserini oluşturan ezgilerin bütünü.

BASKI

Bir eserin basılış biçimi veya durumu. Bası sayısı. Belirli ruhsal etkinlik ve süreçleri, kişinin isteği dışında bilinçaltına itmesi veya bu itilenlerin bilince çıkmasını önleme durumu. Giysinin içine kıvrılıp dikilen kenarı. Bir maddeyi sıkıp ezen alet, pres. Top oyunlarında karşı takım oyuncusunun hareketini ve sonuç almasını engellemek amacıyla uygulanan yakın savunma durumu, pres. Bir eserin tekrarlanarak yapılmış olan baskı işlemlerinden her biri, edisyon. Hak ve özgürlükleri kısıtlayarak zor altında bulundurma durumu, tahakküm.

BARKAROL

Venedik gondolcularının söz ve müziği önceden yazılmadan içlerinden geldiği gibi söyledikleri şarkı. Ritmi üç zamanlı müzik eseri.

AKKIŞLA

Kayseri iline bağlı ilçelerden biri.

AŞIRMAK

Yüksek veya geçilmesi güç bir yerin üstünden diğer yanına geçirmek. Çalmak, çalıp götürmek, araklamak. Başkasının eserinden parçalar alıp kendisininmiş gibi göstermek. Tehlike içinde bulunan bir şeyi acele kaçırmak.