SERD ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "serd" olan, toplam 20 adet kelime bulunmaktadır. serd ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu serd ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde serd olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

SERDENGEÇTİLİK

13 harfli kelimeler

SERDİMATLAMAK, SERDİMENLEMEK

11 harfli kelimeler

SERDENGEÇTİ

10 harfli kelimeler

SERDAROĞLU

9 harfli kelimeler

SERDARHAN, SERDETMEK, SERDİRMEK

8 harfli kelimeler

SERDÜMEN, SERDİVAN, SERDARLI, SERDETME, SERDİRME

7 harfli kelimeler

SERDİME, SERDİNÇ

6 harfli kelimeler

SERDİL, SERDİN, SERDAR, SERDAL

4 harfli kelimeler

SERD

Bazı kelimelerin anlamları

SERD

Soğuk.

SERDİMENLEMEK

Ara vermek, azalmak, hafiflemek.

SERDÜMEN

Dümen kullanmakla görevli bilgili ve deneyimli tayfa. Savaş gemilerinde çavuştan yüksek bir aşamada bulunan er.

SERDENGEÇTİ

Fedai.

SERDARHAN

Komutan olan hükümdar.

SERDİRME

Serdirmek işi.

SERDİNÇ

Başı dinç, sakin, rahat, huzurlu.

SERDİMATLAMAK

İçi açılmak, ferahlamak.

SERDENGEÇTİLİK

Fedailik.

SERDAROĞLU

Zonguldak şehrinde, Eğerci bucağına bağlı bir yer.

SERDİME

Aralıklı, seyrek.

SERDİRMEK

Serme işini yaptırmak.

SERDETME

Serdetmek işi.

SERDARLI

Erzurum şehri, Şenyurt bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

SERDİVAN

Sakarya kenti, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

SERDETMEK

İleri sürmek.

  -   -   -  

Anlamında SERD bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SERD geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BAŞKAHRAMAN

Bir eserde başrolü oynayan kişi, başkişi.

GÜBLEĞE

Balta ve keserde sapın geçirildiği delik.

GÜBLEĞİ

Balta ve keserde sapın geçirildiği delik.

KONU

Konuşmada, yazıda, eserde ele alınan düşünce, olay veya durum, mevzu, süje. Üzerinde konuşulan şey, bahis.

TEMA

Asıl konu, temel motif, ana konu. Bir besteyi oluşturan temel motif, ana konu. Öğretici veya edebî bir eserde işlenen konu, düşünce, görüş, tem, ana konu.

İCRACI

Bir buyruğu yerine getiren kimse. İcranın verdiği kararları uygulayan görevli. Bir konserde bir eseri çalan veya söyleyen kimse.

BAŞKOMUTAN

Savaşta bir devletin bütün kara, deniz ve hava kuvvetlerini yöneten büyük komutan, başkumandan, serdar.

LAYTMOTİF

Bir eserde, ana duyguyu, düşünceyi veya kişiliği göstermek için kullanılan motif, ana motif. Sinema filminin kurgusunda ana kavramı belirlemek amacıyla önemli anlarda yeniden kullanılan görüntüler. Sinema, tiyatro vb. eserler için hazırlanan müziklerde tekrarlarlanan ve özel anlam belirten motif.

EŞHAS

Kişiler, şahıslar. Bir olayda veya edebî bir eserde yer alan kişiler.

FEDAİLİK

Fedaice davranış, serdengeçtilik.

BAŞKOMUTANLIK

Başkomutan olma durumu, başkumandanlık, serdarlık. Başkomutanın makamı, başkumandanlık. Başkomutanın yaptığı iş, başkumandanlık, serdarlık.

FEDAİ

Bir ülkü uğruna tehlikeli işlere girişerek canını esirgemeyen kimse, serdengeçti. Bir kimseyi veya bir yeri koruyan kimse.

YABANCILLIK

Bir eserde uzak, yabancı ülkelerle ilgili olayları, kişileri, yöresel görüşleri yansıtma, egzotizm, egzotiklik.

BEYAN

Bildirme. Bir eserde, düşüncelerin, duyguların, hayallerin doğuş ve değerlerini, bunların anlatımında tutulacak yolları konu edinen bir edebiyat bilgisi dalı.

KARAKTER

Ayırt edici nitelik. Bir kimsenin veya bir insan grubunun tutumu, duygulanma ve davranış biçimi. Basımda harf türü. Bireyin kendi kendine egemen olmasını, kendi kendisiyle uyum içinde bulunmasını, düşünüş ve hareketlerinde tutarlı, sağlam kalabilmesini sağlayan özellikler bütünü. Bir bireyin kendine özgü yapısı, onu başkalarından ayıran temel belirti ve bireyin davranış biçimlerini belirleyen, üstün ana özellik, öz yapı, ıra, seciye. Bir eserde duygu, tutku ve düşünce yönlerinden ele alınan kimse.

DÜZENLEYİCİ

Herhangi bir işi, kuruluşu gerçekleştirip düzenli sonuç alınmasını üstlenen kimse, organizatör, aranjör. Belirli sesler, çalgılar veya topluluklar için yazılmış bir eserin, başka sesler, çalgılar veya topluluklar tarafından söylenip çalınabilmesi için o eserde değişiklikler yapan kimse, aranjör. Bir makinenin görevini istenilen ölçüde tutup ayarlayabilen araç, regülatör.

DÜZENLEME

Düzenlemek işi, tertip, organizasyon. Düzene koyma, kodifikasyon, regülasyon. Belirli sesler, çalgılar veya topluluklar için yazılmış bir eserin, başka sesler, çalgılar veya topluluklar tarafından söylenip çalınabilmesi için o eserde yapılmış olan değişiklik, aranjman. Belirli bir düzene göre bir araya getirilmiş olan nesne, aranjman. Yayımlanan mevzuatın derlenip toplanması ve mevzuatta yapılmış olan değişikliklerin ilgili ana mevzuata işlenmesi, kodifikasyon.

MÜRACAAT

Başvuru. Herhangi bir eserden yararlanma. Danışma.

İZLEK

Keçi yolu, patika. Bir edebî eserde işlenen konunun anlamca ortaya koyduğu ana yönelim.

AÇIKDAVRANIŞ

Bir gözlem durumunda gözlenen kişinin söz, yazı ya da eylemlerle açıkça göz önüne serdiği davranış.