Kelimeler arşivi içinde; başında "serd" olan, toplam 20 adet kelime bulunmaktadır. serd ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu serd ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde serd olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
SERDENGEÇTİLİK
SERDİMATLAMAK, SERDİMENLEMEK
SERDENGEÇTİ
SERDAROĞLU
SERDARHAN, SERDETMEK, SERDİRMEK
SERDÜMEN, SERDİVAN, SERDARLI, SERDETME, SERDİRME
SERDİME, SERDİNÇ
SERDİL, SERDİN, SERDAR, SERDAL
SERD
SERD
Soğuk.
SERDİMENLEMEK
Ara vermek, azalmak, hafiflemek.
SERDİRME
Serdirmek işi.
SERDARHAN
Komutan olan hükümdar.
SERDETMEK
İleri sürmek.
SERDENGEÇTİ
Fedai.
SERDİVAN
Sakarya kenti, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
SERDİRMEK
Serme işini yaptırmak.
SERDETME
Serdetmek işi.
SERDİME
Aralıklı, seyrek.
SERDİNÇ
Başı dinç, sakin, rahat, huzurlu.
SERDÜMEN
Dümen kullanmakla görevli bilgili ve deneyimli tayfa. Savaş gemilerinde çavuştan yüksek bir aşamada bulunan er.
SERDİMATLAMAK
İçi açılmak, ferahlamak.
SERDENGEÇTİLİK
Fedailik.
SERDAROĞLU
Zonguldak şehrinde, Eğerci bucağına bağlı bir yer.
SERDARLI
Erzurum şehri, Şenyurt bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
Bu bölümde tanımı içerisinde SERD geçen kelimeler listesi verilmiştir.
FEDAİLİK
Fedaice davranış, serdengeçtilik.
KONU
Konuşmada, yazıda, eserde ele alınan düşünce, olay veya durum, mevzu, süje. Üzerinde konuşulan şey, bahis.
LAYTMOTİF
Bir eserde, ana duyguyu, düşünceyi veya kişiliği göstermek için kullanılan motif, ana motif. Sinema filminin kurgusunda ana kavramı belirlemek amacıyla önemli anlarda yeniden kullanılan görüntüler. Sinema, tiyatro vb. eserler için hazırlanan müziklerde tekrarlarlanan ve özel anlam belirten motif.
BAŞKOMUTANLIK
Başkomutan olma durumu, başkumandanlık, serdarlık. Başkomutanın makamı, başkumandanlık. Başkomutanın yaptığı iş, başkumandanlık, serdarlık.
YABANCILLIK
Bir eserde uzak, yabancı ülkelerle ilgili olayları, kişileri, yöresel görüşleri yansıtma, egzotizm, egzotiklik.
İZLEK
Keçi yolu, patika. Bir edebî eserde işlenen konunun anlamca ortaya koyduğu ana yönelim.
MÜRACAAT
Başvuru. Herhangi bir eserden yararlanma. Danışma.
AÇIKDAVRANIŞ
Bir gözlem durumunda gözlenen kişinin söz, yazı ya da eylemlerle açıkça göz önüne serdiği davranış.
KARAKTER
Ayırt edici nitelik. Bir kimsenin veya bir insan grubunun tutumu, duygulanma ve davranış biçimi. Basımda harf türü. Bireyin kendi kendine egemen olmasını, kendi kendisiyle uyum içinde bulunmasını, düşünüş ve hareketlerinde tutarlı, sağlam kalabilmesini sağlayan özellikler bütünü. Bir bireyin kendine özgü yapısı, onu başkalarından ayıran temel belirti ve bireyin davranış biçimlerini belirleyen, üstün ana özellik, öz yapı, ıra, seciye. Bir eserde duygu, tutku ve düşünce yönlerinden ele alınan kimse.
GÜBLEĞİ
Balta ve keserde sapın geçirildiği delik.
TEMA
Asıl konu, temel motif, ana konu. Bir besteyi oluşturan temel motif, ana konu. Öğretici veya edebî bir eserde işlenen konu, düşünce, görüş, tem, ana konu.
GÜBLEĞE
Balta ve keserde sapın geçirildiği delik.
FEDAİ
Bir ülkü uğruna tehlikeli işlere girişerek canını esirgemeyen kimse, serdengeçti. Bir kimseyi veya bir yeri koruyan kimse.
DÜZENLEYİCİ
Herhangi bir işi, kuruluşu gerçekleştirip düzenli sonuç alınmasını üstlenen kimse, organizatör, aranjör. Belirli sesler, çalgılar veya topluluklar için yazılmış bir eserin, başka sesler, çalgılar veya topluluklar tarafından söylenip çalınabilmesi için o eserde değişiklikler yapan kimse, aranjör. Bir makinenin görevini istenilen ölçüde tutup ayarlayabilen araç, regülatör.
BEYAN
Bildirme. Bir eserde, düşüncelerin, duyguların, hayallerin doğuş ve değerlerini, bunların anlatımında tutulacak yolları konu edinen bir edebiyat bilgisi dalı.
BAŞKOMUTAN
Savaşta bir devletin bütün kara, deniz ve hava kuvvetlerini yöneten büyük komutan, başkumandan, serdar.
DÜZENLEME
Düzenlemek işi, tertip, organizasyon. Düzene koyma, kodifikasyon, regülasyon. Belirli sesler, çalgılar veya topluluklar için yazılmış bir eserin, başka sesler, çalgılar veya topluluklar tarafından söylenip çalınabilmesi için o eserde yapılmış olan değişiklik, aranjman. Belirli bir düzene göre bir araya getirilmiş olan nesne, aranjman. Yayımlanan mevzuatın derlenip toplanması ve mevzuatta yapılmış olan değişikliklerin ilgili ana mevzuata işlenmesi, kodifikasyon.
İCRACI
Bir buyruğu yerine getiren kimse. İcranın verdiği kararları uygulayan görevli. Bir konserde bir eseri çalan veya söyleyen kimse.
BAŞKAHRAMAN
Bir eserde başrolü oynayan kişi, başkişi.
EŞHAS
Kişiler, şahıslar. Bir olayda veya edebî bir eserde yer alan kişiler.