SELA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "sela" olan, toplam 44 adet kelime bulunmaktadır. sela ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu sela ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde sela olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

SELAMLAYABİLMEK, SELAMLAŞABİLMEK

14 harfli kelimeler

SELAMÜNALEYKÜM, SELAMUNALEYKUM, SELAMLAYABİLME, SELAMINELEYKÜM, SELAMLAŞABİLME

13 harfli kelimeler

SELAHATTİNKÖY

12 harfli kelimeler

SELAMETLEMEK

11 harfli kelimeler

SELAMLAŞMAK, SELAMETLEME, SELAMLANMAK

10 harfli kelimeler

SELAMLAMAK, SELARABASI, SELAMLANMA, SELAMLAŞMA, SELAMLAYIŞ, SELAMULLAH, SELAMETTİN, SELAHATTİN

9 harfli kelimeler

SELAMLAMA, SELAMETLİ, SELAMETLE, SELAMNAME

8 harfli kelimeler

SELALMAZ, SELAMSIZ, SELAMLIK, SELAHİYE, SELAMLAR

7 harfli kelimeler

SELAMLI, SELATİN, SELAMAK, SELAMET, SELANİK, SELASET

6 harfli kelimeler

SELAMİ, SELANE, SELAHİ

5 harfli kelimeler

SELAV, SELAY, SELAN, SELAM, SELAF

4 harfli kelimeler

SELA

Bazı kelimelerin anlamları

SELA

Saman taşımaya yarayan telden yapılmış sepet.

SELAMLAYABİLME

Selamlayabilmek işi.

SELAMETLEMEK

Yolcuyu, konuğu uğurlamak, geçirmek.

SELAMLAMAK

Bir kimseyle karşılaşıldığında, birinin yanına gidildiğinde veya yanından uzaklaşıldığında kendisine sözle veya işaretle bir nezaket gösterisi yapmak, selam vermek, esenlemek.

SELAMLAŞMAK

Birbirine selam vermek, esenleşmek. Çok az tanışmak.

SELAHATTİNKÖY

Kastamonu kenti, Devrekâni belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

SELAMLANMA

Selamlanmak işi.

SELARABASI

Kızak ile kağnı karışımı sap, ot ve saman taşıma aracı. (Posof Kars).

SELAMETLEME

Selametlemek işi.

SELAMLANMAK

Selamlama işi yapılmak.

SELAMINELEYKÜM

Arapça kökenli selâmün-aleyküm: selamünaleyküm.

SELAMLAŞABİLMEK

Selamlaşma imkânı veya olasılığı bulunmak.

SELAMUNALEYKUM

Selamün aleyküm.

SELAMLAYABİLMEK

Selamlama imkânı veya olasılığı bulunmak.

SELAMÜNALEYKÜM

"Allah'ın selamı sizin üzerinize olsun" anlamında kullanılan bir selamlama sözü.

SELAMLAŞABİLME

Selamlaşabilmek işi.

  -   -   -  

Anlamında SELA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SELA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ESENLİK

Esen olma durumu, sağlık, afiyet, sıhhat, selamet, hastalık karşıtı.

ELLEŞMEK

Elle dokunmak. El sıkarak selamlaşmak. Birine dokunacak söz söylemek. Elle itişerek şakalaşmak. Alışverişte, alanla satan birbirlerinin ellerini tutup sıkarak uzlaşmak. Birbirinin elini sıkarak güç denemesi yapmak. Ağır bir yükü kaldırmak için birkaç kişi birden tutmak. Yardımlaşmak.

KURTULUŞ

Bir şeyden, bir yerden kurtulma, felah, halas, necat, selamet. Bağımsızlık.

GÜNAYDIN

"İyi sabahlar" anlamında sabahları söylenen bir selamlama sözü. Yeni mi farkına vardın? anlamında bir söz.

ODABAŞI

Hanlarda çalışan uşakların başı. Yeniçeri kuruluşunda görevi alaylarda selam törenlerini düzenlemek ve yönetmek olan subay.

HAREM

Saray ve konaklarda kadınlara ayrılan bölüm, selamlık karşıtı. Karı, eş. Bu bölümde oturan kadınların hepsi.

SALA

sela.

MİNARE

Camilerde müezzinin ezan okuduğu, sela verdiği, şerefesi olan, çoğunlukla taştan, yüksek ve ince yapı.

ALABORA

Geminin yan yatması. Bir serenin yatay durumdan düşey duruma getirilmesi. Selamlamak için filika küreklerinin yukarıya kaldırılması. Balığı toplamak için dalyan ağının yukarıya alınması.

ESENLEME

Esenlemek işi, selam.

REVERANS

Selam veya teşekkür için eğilerek veya dizleri kırarak yapılmış olan hareket.

ESENLEŞME

Esenleşmek işi, selamlaşma.

MERHABA

Selam. (me'rhaba:) "Geniş ve mamur yere geldiniz, rahat ediniz, günaydın, hoş geldiniz" anlamlarında bir esenleşme veya selamlaşma sözü.

ESENLEŞMEK

Selamlaşmak. Vedalaşmak.

ESENLEMEK

Selamlamak. Birine esenlik dileyerek ayrılmak, veda etmek.

FELAH

Kurtuluş, selamet, onma.

MABEYİN

Ara. Padişah sarayı. Eski konaklarda harem ile selamlık arasındaki daire.

MERHABALAŞMAK

Karşılıklı selam verip hâl hatır sormak.

GEÇİRMEK

Geçme işini yaptırmak, geçmesini sağlamak. Bir gereksinimi eldeki imkânla karşılamak. Bir şeyi kendisine ayrılmış olan yere yerleştirmek, takmak. Zaman harcamak. Giymek, giyinmek. Birine kötü söz söylemek. Bir işi birden çok kişi üzerinde uygulamak. Bir şeyi bir yerden başka yere taşımak, nakletmek. Alışverişte aldatmak, kötü mal satmak, kazıklamak. Bir süre yaşamak, oturmak, kalmak. Herhangi bir durumu yaşamış olmak. Tespit etmek, yazmak, kaydetmek. Bir şeyi bir yandan öbür yana götürmek. Yola çıkan birini uğurlamaya gitmek, selametlemek, teşyi etmek. Etmek, yapmak. Hastalık bulaştırmak. Vurmak.

AKICILIK

Akıcı olma durumu. Söz, yazı ve anlatımın akıcı olma özelliği, selaset.