İçinde SELE geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "sele" olan, toplam 196 tane kelime bulunuyor. İçerisinde sele bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu sele ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında sele olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

MÜESSESELEŞTİRMEK

16 harfli kelimeler

MÜESSESELEŞTİRME

15 harfli kelimeler

YUKARIKÖSELERLİ, YUNTDAĞIKÖSELER

14 harfli kelimeler

MÜESSESELEŞMEK, AŞAĞIKÖSELERLİ, ÇİSELEYİVERMEK, ENSELEYEBİLMEK, KUZYAKAKÖSELER

13 harfli kelimeler

AKSELEROMETRE, KONDENSELEŞME, MÜESSESELEŞME, PORSELENCİLİK, ÇİSELEYİVERME, ENSELEYEBİLME, FELFESELENMEK, YÜKSELEBİLMEK

12 harfli kelimeler

AKSELEROGRAF, AKSELERASYON, MESELESİZLİK, PROAKSELERİN, SELENOSİSTİN, SERSELENMEYH, YÜKSELEBİLME

11 harfli kelimeler

AKSELERATÖR, ÇİYSELENMEK, DEREKÖSELER, ESKİKÖSELER, HACIKÖSELER, İMAMMESELEK, KARASELENDİ, KRUSTASELER, SEKSELENMEK, SELEKTİNLER, SERSELENMEK, YENİKÖSELER

10 harfli kelimeler

APSELEŞMEK, ENSELENMEK, ÖRSELENMEK, PORSELENCİ, SELEKSİYON, AKSELERANS, ÇİĞSELEMEK, ENSELETMEK, ERSELENMEK, EVSELENMEĞ, GEVSELEMEK, KESELENMEK, KESELETMEK, KEVSELEMEK, KÖMSELEMEK, KÖRSELEMEK, KÖSELETAŞI, PİSELENMEK, PLASELEMEK, PÜRSELEMEK, SELECİKÖSE, SELEGLEMEK, SELEKLEMEK, SELENSİMEK, SERSELEMEK, SÜMSELEMEK, SÜRSELEMEK, TİYSELEMEK, TÖRSELEMEK, TÜMSELEMEK, Devamını Oku »»

9 harfli kelimeler

APSELEŞME, ÇİSELEMEK, ENSELEMEK, ENSELENME, KESELEMEK, KESELENİŞ, KESELENME, KESELETME, ÖKSELEMEK, ÖRSELEMEK, ÖRSELENİŞ, ÖRSELENME, ÖRSELEYİŞ, AKSELENDİ, AKSELERİN, CİSELEMEK, DÜVENSELE, EFSELEMEK, ENSELETME, ERSELEMEK, EVSELEMEK, GÖSELEMEK, HOPANSELE, KAPANSELE, KESELEKGE, KESELEKKE, KÖSELERLİ, MESELESİZ, PESELEMEK, PİSELEMEK, Devamını Oku »»

8 harfli kelimeler

ÇİSELEME, ENSELEME, KESELEME, ÖKSELEME, ÖRSELEME, PORSELEN, SELEKLİK, SELEKTÖR, SELENYUM, ELİSELEK, ERSELEME, ESELEMEK, GÖKSELEN, GÖRSELER, MESELELİ, MESELEME, NURSELEN, SELEBENT, SELEFİNE, SELEFİYE, SELEKMAN, SELEKMEK, SELEKTİF, SELEKTİN, SELENDER, SELENDEŞ, SELENİNO, SELENOİT, SELEPCEK, SELERMEK, Devamını Oku »»

7 harfli kelimeler

GAMSELE, SELENDİ, AYSELEN, EKSELEK, ENSELET, GÖTSELE, HÖSELEK, KESELEK, KÖSELER, MESSELE, ÖKSELEK, ÖZSELEN, PESELEK, SELECEK, SELEMEK, SELEMEN, SELEMET, SELENLİ, SELENTİ, SELEPÇE, SELESEN, SELESER, SELETİR, SELEVGÜ, SELEVİR, SELEVÜN, SELEVÜR, SİNSELE

6 harfli kelimeler

KÖSELE, MESELE, ERSELE, ESELEK, ESELER, ESELET, KESELE, KOSELE, ÖSELEK, RİSELE, SELECE, SELEFE, SELEKS, SELENA, SELENK, SELENO, SELEVİ

5 harfli kelimeler

SELEF, SELEK, SELEN, SELEM, SELER

4 harfli kelimeler

SELE

Bazı kelimelerin anlamları

SELE

Yayvan, genişçe sepet. Sere. Bisikletin oturulacak yeri.

ENSELEYEBİLMEK

Enseleme imkânı veya olasılığı bulunmak.

YUNTDAĞIKÖSELER

Manisa şehri, Osmancalı nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

AKSELEROMETRE

İvmeölçer.

ÇİSELEYİVERME

Çiseleyivermek işi.

KONDENSELEŞME

Yapay reçinelerin oluşumunu ve değişimini sağlayan kimyasal tepkime.

MÜESSESELEŞME

Kurumlaşma.

ENSELEYEBİLME

Enseleyebilmek işi.

MÜESSESELEŞTİRMEK

Müessese durumuna getirmek.

YUKARIKÖSELERLİ

İçel ilinde, Mut ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

AŞAĞIKÖSELERLİ

İçel kenti, Mut belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

PORSELENCİLİK

Porselencinin işi.

KUZYAKAKÖSELER

Karabük ili, Safranbolu belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

MÜESSESELEŞTİRME

Müesseseleştirmek durum.

ÇİSELEYİVERMEK

Yağmur ansızın çiselemek.

MÜESSESELEŞMEK

Kurumlaşmak.

  -   -   -  

Anlamında SELE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SELE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ALÇAKÇA

Oldukça alçak. (alça'kça) Alçak, aşağılık kimselere yaraşırcasına, sefihane.

AYIKLANMA

Ayıklanmak işi. Yaşayan varlıklarda ortamın şartlarına en iyi uyan türlerin veya bireylerin üreyip kalması, uyamayanların yok olması, ıstıfa, seleksiyon.

AMFİ

Amfiteatr. Sıraları arkaya doğru basamaklı olarak yükselen büyük derslik.

ARKADAŞ

Birbirlerine karşı sevgi ve anlayış gösteren kimselerden her biri, bacanak, eş, yâren, yoldaş. Bir ortamda birlikte bulunanlardan her biri, hempa, refik.

AŞAMA

Önem veya değer bakımından gitgide yükselen bir sıra basamakların her biri, rütbe, mertebe, paye. Varılması istenen bir amaca doğru geçilmesi gerekli dönemlerden her biri, evre, basamak, adım, merhale. Bir yarışın belirli uzaklığı kapsayan bölümlerinden her biri, etap.

BAKIMEVİ

Bakıma gereksinimi olan kimselerin bakıldıkları, barındıkları kuruluş. Belirli noktalarda özellikle kar mücadelesinde kullanılan araç ve gereçlerin barındırıldığı bina. Kurum ve kuruluşlarda motorlu araçların onarıldığı ve korunduğu yer veya birim. Kademe.

APSELEŞME

Apseleşmek durumu.

BALOZ

Gemici, işçi vb. kimselerin eğlenmek için gittikleri içkili, danslı yer.

BABA

Çocuğu olan erkek, peder. Kazılarda çıkarılan toprağın miktarını hesaplayabilmek için yer yer bırakılan toprak dikme. Çok kaliteli, üstün nitelikli. Tarikatların bazısında tekke büyüğü. Çocuğun dünyaya gelmesinde etken olan erkek. Koruyucu, babalık duyguları ile dolu kimse. Çatı merteği. Bir ülkeye veya bir topluluğa yararlı olmuş kimse. Gemi veya iskelede halatın takıldığı yuvarlak başlı iri demir, ağaç veya beton dikme. Anlayışlı, iyi huylu erkek. Silah kaçakçılığı, kara para aklama ve uyuşturucu madde ticareti vb. kirli ve gizli işler yapan çetenin başı. Ata. Bir merdivende, tırabzanın sahanlıkla birleştiği yerde bulunan dikey öge. Bu gibi kimselere verilen unvan.

ALAYLI

Erlikten yetişmiş, askerî okullarda okumadan başarı gösterip rütbe alan ve yükselen subay. Gerekli okul eğitimini görmeden kendini yetiştirmiş olan (kimse), mektepli karşıtı. Gösterişli, görkemli, debdebeli. Alay edici, küçümseyici, müstehzi.

AİLE

Evlilik ve kan bağına dayanan, karı, koca, çocuklar, kardeşler arasındaki ilişkilerin oluşturduğu toplum içindeki en küçük birlik. Eş, karı. Aynı gaye üzerinde anlaşan ve birlikte çalışan kimselerin bütünü. Temel niteliği bir olan dil, hayvan veya bitki topluluğu, familya. Aynı soydan gelen veya aralarında akrabalık ilişkileri bulunan kimselerin tümü. Birlikte oturan hısım ve yakınların tümü.

ANLAŞIK

Aralarında anlaşma bulunan taraflardan, kimselerden biri.

AYAKKABILIK

Ayakkabı konulan yer, ayakkabı dolabı. Ayakkabı yapmaya elverişli olan (deri, kösele vb.).

BASIN

Gazete, dergi gibi belirli zamanlarda çıkan yazılı yayınların bütünü, matbuat. Bu tür iş yerlerinde görevli kimselerin tümü.

AMFİTEATR

Dinleyicilerin oturduğu, sıraları arkaya doğru basamaklı olarak yükselen salon, amfi. Yunan ve Roma'da açık hava tiyatrosu. Basamak basamak yükselen yer biçimi.

AĞA

Geniş toprakları olan, sözü geçen, varlıklı kimse. Halk arasında sayılan ve sözü geçen erkeklere verilen unvan. Osmanlı Devleti'nde bazı kuruluşların başında bulunanlara verilen resmî san. Ağabey. Cömert, eli açık. Okuryazar olmayan yaşlı kimselerin adlarıyla birlikte kullanılan san. Koca.

AKRABA

Kan bağıyla birbirine bağlı olan kimseler. Oluşma yönünden aynı kaynağa dayanan şeyler. Biri, diğerinin doğurduğu sonuç veya olgular.

ASKI

Üzerine herhangi bir şey asmaya yarar nesne. Elbise, gömlek, tişört, ceket gibi elbiselerin kırışmadan düzgün bir biçimde elbise dolabına asılması için insan omzu biçiminde tasarlanmış, bazılarının altında pantolon asmak için düz bir çıta, bazılarının her iki kenarında etek asmak için çengel bulunan alet, elbise askısı. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışında üstün gelene verilmek için duvara asılan kumaş, tabanca vb. ödül. İpek böceğinin kozasını sarması için yanına konulan çalı çırpı. Düğünlerde geline yakınları tarafından takılan hediye. Artırma, eksiltme vb. resmî iş ilanlarının ilgili daire duvarında belli bir zaman süresince asılı durması. Kadınların kullandığı altın dizisi veya zincirli mücevherat. Hastanelerde kırık kol veya bacakların asılarak tutturulduğu araç. Gelinin odasına asılan süs. Yeni yapılmış olan yapıların çatısına, ev sahibi tarafından usta için veya düğün arabalarına düğün sahibi tarafından arabacı için armağan olarak asılan kumaş. Pantolon veya giysilerin düşmesini önlemek için omuzdan aşırılan bağ. Çay, kahve taşımaya yarar kahveci tepsisi, fener. Saklanmak için tavana asılmış dizi veya hevenk.

BALAST

Demir yollarında traverslerin altına, şoselerde düzeltilmiş toprak üzerine döşenen taş kırıkları. Safra.

AYAKKABI

Genellikle sokakta giyilen ve altı kösele, lastik vb. dayanıklı maddelerden yapılmış olan giyecek, başmak, pabuç.