SEDA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "seda" olan, toplam 10 adet kelime bulunmaktadır. seda ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu seda ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde seda olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

SEDA

Ses.

SEDALILIK

Sedalı olma durumu.

SEDALI

Yumuşak.

SEDANKA

Kadınlar topluluğu.

SEDASYON

Merkezi sinir sisteminin orta dereceli bir baskılanması olup hastanın uyanık, rahat ve sakin bulunması durumu.

SEDASIZ

Sert.

SEDAT

Doğruluk, hatasızlık. Doğru ve haklı şey.

SEDANUR

Ses ve ışık, parıltı.

SEDASIZLIK

Sedasız olma durumu.

SEDATİF

Sakinleştirici.

  -   -   -  

Anlamında SEDA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SEDA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

PİPERİDİNDİON

Hipnosedatif ilaçların, barbitüratlara benzer bir grubu.

PAYDAŞLIK

Hissedarlık.

AKSİYONER

Hisse sahibi, hissedar.

DİFENİLMETAN

Anksiyolitik etkisi zayıf olan ve barbitüratlar kadar fazla kullanılmayan ayrıca antikolinerjik etkileri de olan hipnosedatif ilaçların bir grubu.

PAYLI

Hisseli, hissedarları olan.

MEDAZEPAM

Vücutta önce diazepam daha sonra desmetildiazepamla oksazepama dönüştürülen, anksiyolitik ve sedatif amaçlı kullanılan bir ön ilaç.

SERT

Çizilmesi, kırılması, buruşması, kesilmesi veya çiğnenmesi güç olan, pek, katı, yumuşak karşıtı. Kolay dayanılmayan, zor katlanılan, etkili, yumuşak karşıtı. Gönül kırıcı, katı, ters. Ciğerlerden gelen havanın ağız boşluğundaki tam kapalı veya yarı kapalı engellere çarpmasıyla oluşan (ünsüz), titreşimsiz, süreksiz, ötümsüz, tonsuz, sedasız. Güçlü kuvvetli. Sarsıcı niteliği olan, çarpıcı, keskin, hafif karşıtı. Gönül kırıcı, katı, ters bir biçimde. Esnekliği az olan, kolayca eğilip bükülmeyen. Hırçın, öfkeli, hiddetli. Titizlikle uygulanan, sıkı. Bağışlaması, hoşgörüsü olmayan.

SES

Kulağın duyabildiği titreşim, seda, ün. Herhangi bir davranış, tutum karşısında uyanan ruhsal tepki. Akciğerlerden gelen havanın ses yolunda oluşturduğu titreşim. Duygu ve düşünce. Aralarında uyum bulunan titreşimler.

HAVAR

Öç: Ben onun havarına geldim. Yaygara, çığlık. İmdat. Sebze. Bahçe, bostan. Çitle çevrilmiş tarla. Evet. Büyük su küpü. Ses seda, haber.

YANKI

Sesin bir yere çarpıp geri dönmesiyle duyulan ikinci ses, aksiseda, inikâs, akis, eko. Bir olgunun çevrede uyandırdığı duygu, düşünce veya tepki, akis, inikâs.

REZEDE

Muhabbet çiçeğigillerden, 1,5 metre yüksekliğinde, tohumlarından kandil yağı, çiçeklerinden sarı boya çıkarılan otsu bir bitki, rezede çiçeği (Reseda luteola).

MEPROBAMAT

Sedatif etkisi yanında kas gevşetici etkisi de olan propandiol türevi ilaç.

PAYDAŞ

Hissedar.

ÖZKAYNAK

Hissedarların sermaye olarak işletmeye yatırdıkları varlıklar ile işletmenin dağıtılmayan kârları toplamından oluşan sermaye, diğer bir deyişle şirket varlıkları toplam değerinden borçların düşürülmesiyle hesaplanan net varlıklar. Van ili, Timar nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

YUMUŞAK

Dokunulduğunda veya üzerine basıldığında çukurlaşan, eski biçimini kaybeden, katı karşıtı. Kolay çiğnenen, kolay kesilen. Kaba, hırçın, sert olmayan, kolay yola gelen, uysal. Ilıman (iklim), sert karşıtı. Dokunulduğunda hoş bir duygu uyandıran. Okşayıcı, tatlı, hoş. Ciğerlerden gelen havanın ses yolundaki sivrilmiş ve gerilmiş kapalı bir engele çarpmasıyla oluşan (ünsüz), titreşimli, sürekli, ötümlü, tonlu, sedalı. Kolaylıkla işlenebilen. Sessiz, hafif. Kolaylıkla bükülen, buruşmayan, sert karşıtı.

KLORPROTİKSEN

Klorpromazinin tioksanten analoğu olan ve antikolinerjik, sedatif olarak etki gösteren ilaç.

HAVARA

Boş (tahıl için): Bu yıl ekinler çok havara. Yumuşak, beyaz, tebeşirimsi bir çeşit yapı taşı. Üçüncü şahsın kavgaya karışıp kızıştırması (için). Ses seda, haber. Kavga, doğuş.

ORTAK

Birlikte iş yapan, ortaklaşa yararlarla birbirlerine bağlı kimselerden her biri, şerik, hissedar, partner. Birden çok kimse veya nesneyi ilgilendiren, onlara özgü olan, onların katılmasıyla oluşan, müşterek. Kuma.

DİVİLDEK

Yerinde duramayan, sessiz sedasız birşeyle uğraşan kişi.

VEKİLHARÇ

Kesedar.