Kelimeler arşivinde; içinde "seda" olan, toplam 16 tane kelime bulunuyor. İçerisinde seda bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu seda ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında seda olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
HİPNOSEDATİF
SEDASIZLIK, ÇATKÖSEDAĞ
SEDALILIK
AKSİSEDA, HİSSEDAR, SEDASYON
KESEDAR, SEDASIZ, SEDANKA, SEDANUR, SEDATİF
SEDALI, BİSEDA
SEDAT
SEDA
SEDA
Ses.
SEDASIZLIK
Sedasız olma durumu.
SEDALI
Yumuşak.
ÇATKÖSEDAĞ
Ağrı ilinde, Eleşkirt ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
HİPNOSEDATİF
Küçük dozlarında sakinleştirici etki, daha büyük dozlarda ise uyku doğurucu etki yapan ilaç.
SEDASIZ
Sert.
HİSSEDAR
Bir ortaklık veya mal üzerinde payı olan kimse, paydaş.
KESEDAR
Zengin kimselerin parasını yöneten ve gerekli harcamaları yapan kimse, vekilharç. Esnafın gelirlerini toplayan kimse.
SEDANKA
Kadınlar topluluğu.
SEDANUR
Ses ve ışık, parıltı.
AKSİSEDA
Yankı.
SEDAT
Doğruluk, hatasızlık. Doğru ve haklı şey.
SEDASYON
Merkezi sinir sisteminin orta dereceli bir baskılanması olup hastanın uyanık, rahat ve sakin bulunması durumu.
BİSEDA
Biraz daha.
SEDATİF
Sakinleştirici.
SEDALILIK
Sedalı olma durumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde SEDA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
PAYDAŞ
Hissedar.
REZEDE
Muhabbet çiçeğigillerden, 1,5 metre yüksekliğinde, tohumlarından kandil yağı, çiçeklerinden sarı boya çıkarılan otsu bir bitki, rezede çiçeği (Reseda luteola).
AKSİYONER
Hisse sahibi, hissedar.
PAYLI
Hisseli, hissedarları olan.
DİFENİLMETAN
Anksiyolitik etkisi zayıf olan ve barbitüratlar kadar fazla kullanılmayan ayrıca antikolinerjik etkileri de olan hipnosedatif ilaçların bir grubu.
SES
Kulağın duyabildiği titreşim, seda, ün. Herhangi bir davranış, tutum karşısında uyanan ruhsal tepki. Akciğerlerden gelen havanın ses yolunda oluşturduğu titreşim. Duygu ve düşünce. Aralarında uyum bulunan titreşimler.
ÖZKAYNAK
Hissedarların sermaye olarak işletmeye yatırdıkları varlıklar ile işletmenin dağıtılmayan kârları toplamından oluşan sermaye, diğer bir deyişle şirket varlıkları toplam değerinden borçların düşürülmesiyle hesaplanan net varlıklar. Van ili, Timar nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
YUMUŞAK
Dokunulduğunda veya üzerine basıldığında çukurlaşan, eski biçimini kaybeden, katı karşıtı. Kolay çiğnenen, kolay kesilen. Kaba, hırçın, sert olmayan, kolay yola gelen, uysal. Ilıman (iklim), sert karşıtı. Dokunulduğunda hoş bir duygu uyandıran. Okşayıcı, tatlı, hoş. Ciğerlerden gelen havanın ses yolundaki sivrilmiş ve gerilmiş kapalı bir engele çarpmasıyla oluşan (ünsüz), titreşimli, sürekli, ötümlü, tonlu, sedalı. Kolaylıkla işlenebilen. Sessiz, hafif. Kolaylıkla bükülen, buruşmayan, sert karşıtı.
HAVAR
Öç: Ben onun havarına geldim. Yaygara, çığlık. İmdat. Sebze. Bahçe, bostan. Çitle çevrilmiş tarla. Evet. Büyük su küpü. Ses seda, haber.
HAVARA
Boş (tahıl için): Bu yıl ekinler çok havara. Yumuşak, beyaz, tebeşirimsi bir çeşit yapı taşı. Üçüncü şahsın kavgaya karışıp kızıştırması (için). Ses seda, haber. Kavga, doğuş.
PAYDAŞLIK
Hissedarlık.
MEDAZEPAM
Vücutta önce diazepam daha sonra desmetildiazepamla oksazepama dönüştürülen, anksiyolitik ve sedatif amaçlı kullanılan bir ön ilaç.
PİPERİDİNDİON
Hipnosedatif ilaçların, barbitüratlara benzer bir grubu.
MEPROBAMAT
Sedatif etkisi yanında kas gevşetici etkisi de olan propandiol türevi ilaç.
YANKI
Sesin bir yere çarpıp geri dönmesiyle duyulan ikinci ses, aksiseda, inikâs, akis, eko. Bir olgunun çevrede uyandırdığı duygu, düşünce veya tepki, akis, inikâs.
VEKİLHARÇ
Kesedar.
DİVİLDEK
Yerinde duramayan, sessiz sedasız birşeyle uğraşan kişi.
ORTAK
Birlikte iş yapan, ortaklaşa yararlarla birbirlerine bağlı kimselerden her biri, şerik, hissedar, partner. Birden çok kimse veya nesneyi ilgilendiren, onlara özgü olan, onların katılmasıyla oluşan, müşterek. Kuma.
SERT
Çizilmesi, kırılması, buruşması, kesilmesi veya çiğnenmesi güç olan, pek, katı, yumuşak karşıtı. Kolay dayanılmayan, zor katlanılan, etkili, yumuşak karşıtı. Gönül kırıcı, katı, ters. Ciğerlerden gelen havanın ağız boşluğundaki tam kapalı veya yarı kapalı engellere çarpmasıyla oluşan (ünsüz), titreşimsiz, süreksiz, ötümsüz, tonsuz, sedasız. Güçlü kuvvetli. Sarsıcı niteliği olan, çarpıcı, keskin, hafif karşıtı. Gönül kırıcı, katı, ters bir biçimde. Esnekliği az olan, kolayca eğilip bükülmeyen. Hırçın, öfkeli, hiddetli. Titizlikle uygulanan, sıkı. Bağışlaması, hoşgörüsü olmayan.
KLORPROTİKSEN
Klorpromazinin tioksanten analoğu olan ve antikolinerjik, sedatif olarak etki gösteren ilaç.