Kelimeler arşivi içinde; başında "saya" olan, toplam 31 adet kelime bulunmaktadır. saya ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu saya ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde saya olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
SAYACAKTÜRK, SAYAKLANMAK
SAYAVARMAK, SAYABİLMEK, SAYALANMAH, SAYAKLAMAK
SAYABİLME, SAYATÜSTÜ, SAYASABAN, SAYALAMAK, SAYACILIK
SAYACAĞA, SAYASINI, SAYALLIK, SAYARLAR
SAYACIK, SAYALAR, SAYALIK, SAYAMAK, SAYACAK
SAYAĞI, SAYACI, SAYANI
SAYAH, SAYAT, SAYAR, SAYAN, SAYAL, SAYAÇ, SAYAK
SAYA
Ayakkabının yumuşak olan üst bölümü. Kadın giysisi. Gebe koyunların karnındaki yavru yüz günlük olduğunda çobanların yaptığı tören. Yayla ve kırlarda hayvanlar için yapılmış olan üstü samanla örtülü yer. İş önlüğü.
SAYASABAN
Toprağın derinliğine fazla inmeyen saban. (Dereköy Uluborlu Isparta).
SAYAKLAMAK
1.Kesilip biçim verilmiş kundura yüzlerinin parçalarını birbirine eklemek. 2.Teyellemek, iri iri dikmek. Düzleşmek, kütleşmek.
SAYACAKTÜRK
Ordu kenti, Çatalpınar ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
SAYACAĞA
Sacayak.
SAYACILIK
Sayacının işi.
SAYABİLME
Sayabilmek işi.
SAYABİLMEK
Sayma imkânı veya olasılığı bulunmak.
SAYATÜSTÜ
Köy evlerinin önündeki büyük balkon.
SAYARLAR
Diyarbakır kenti, Mermer bucağına bağlı bir bölge.
SAYALANMAH
İyileşmek : Elimin yarası sayalandı.
SAYAKLANMAK
Düzleşmek, kütleşmek : Mıhlar sayaklanrmş atın ayağı kayıyor. Kabataslak biçim verilmek, tasarlanmak (bakırcılıkta).
SAYALLIK
Bir küme için, kümenin sayal sayısı, Anlamdaş. nicelik.
SAYAVARMAK
Saymağa devam etmek.
SAYASINI
Sayesinde.
SAYALAMAK
Teyellemek, düzlemek, kütleştirmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde SAYA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BELLEK
Yaşananları, öğrenilen konuları, bunların geçmişle ilişkisini bilinçli olarak zihinde saklama gücü, dağarcık, akıl, hafıza, zihin. Bir bilgisayarda, programı değişmeyen verileri, yapılacak iş için gerekli olan ara sonuçları toplayan bölüm.
ARIZALI
Aksayan, işlemeyen, bozulmuş (araç vb.). Engebeli. Yarım yamalak.
BOAGİLLER
Avlarını yutmadan önce uzun gövdeleriyle sarıp sıkarak boğan ve ezen sarılgan yılanları kapsayan zehirsiz yılanlar familyası.
BİLGİSAYARCILIK
Bilgisayarcının yaptığı iş.
ALELHESAP
Hesaba sayarak.
BİÇİM
Biçme işi. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Herhangi bir şeyin benzeri. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Tarz.
BİREYCİLİK
Bireylerin yararlarını toplumsal yararlardan daha üstün veya daha önemli sayan öğreti, tutum veya politikaların genel adı, ferdiyetçilik, individüalizm. Bütüne, genele değil de bireye, tek olana üstünlük tanıyan görüş, ferdiyetçilik, individüalizm.
CERMEN
Bugünkü Almanya'yı, Bohemya ve Polonya'nın batı bölümünü kapsayan Cermanya'da milattan önce III. yüzyıldan IX. yüzyıla kadar oturan halk. Bu halktan olan kimse.
ARZ
Sunma. Piyasaya mal sürülmesi, sunu. Yer, yeryüzü. En, genişlik. Yüksek bir makama anlatma, bildirme.
AŞAMA
Önem veya değer bakımından gitgide yükselen bir sıra basamakların her biri, rütbe, mertebe, paye. Varılması istenen bir amaca doğru geçilmesi gerekli dönemlerden her biri, evre, basamak, adım, merhale. Bir yarışın belirli uzaklığı kapsayan bölümlerinden her biri, etap.
BİLGİSAYARCI
Bilgisayar alım satımcısı. Bilgisayar programcısı, yapımcısı ya da mühendisi.
BİÇİMLENDİRMEK
Bir şeye belirli bir biçim vermek, şekillendirmek. Yazı ve simgeleri bilgisayara elverişli duruma getirmek, formatlamak. Bilgisayarda disket vb.ni kullanılabilir duruma getirmek veya disket vb.ni zararlı ögelerden temizlemek, formatlamak.
ATARİ
Bilgisayarlarda basit programlarla düzenlenmiş bir oyun türü.
BİLİR
"Anlar, sayar, yapar" anlamları ile adlarla birleşerek birleşik sıfat kuran bir söz.
BİLGİSAYARLAŞMAK
Bilgisayar düzeniyle donatılmak.
BENİÇİNCİLİK
Dünyada kişinin benliğini merkez sayan felsefe görüşü, benmerkezcilik, egosantrizm.
ADIM
Yürümek için yapılmış olan ayak atışlarının her biri. Bir yarışın belirli uzaklığı kapsayan bölümlerinden her biri, etap. Ayakta, esas duruşta, bir ayağın türlü yönlerde iki ayak boyu kadar yer değiştirmesi. Girişim, hamle. Bir ayak atışıyla alınan ve uzunluğu yaklaşık 75 santimetre olan mesafe. Bir gösterge ucunun eş olarak ayrılmış yaylardan biri boyunca aldığı yol. İki diş arasındaki aralık.
ARAYÜZ
Bilgisayar yazılımlarının kullanıcı tarafından çalıştırılmasını sağlayan, çeşitli resimlerin, grafiklerin, yazıların yer aldığı ön sayfa.
AHLAKÇILIK
Ahlakı bir araç değil, bir amaç sayan öğreti, törelcilik, aktörecilik, moralizm.
AKSAK
Aksayan, hafifçe topallayan. İyi gitmeyen, iyi işlemeyen. Türk müziğinde kıvrak bir usul. Eski Yunan ve Latin şiir ölçüsünde, sondan bir önceki hecesi kısa olacak yerde uzun olan dize.