SAYD ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "sayd" olan, toplam 21 adet kelime bulunmaktadır. sayd ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu sayd ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde sayd olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

SAYDAMLAŞTIRILMAK

16 harfli kelimeler

SAYDAMLAŞTIRILMA

15 harfli kelimeler

SAYDAMLAŞTIRMAK

14 harfli kelimeler

SAYDAMLAŞTIRMA

13 harfli kelimeler

SAYDIRABİLMEK

12 harfli kelimeler

SAYDAMLAŞMAK, SAYDAMSIZLIK, SAYDIRABİLME

11 harfli kelimeler

SAYDAMLAŞMA

10 harfli kelimeler

SAYDURAĞAN, SAYDAMLAMA, SAYDIRTMAK

9 harfli kelimeler

SAYDAMLIK, SAYDIRTMA, SAYDIRMAK, SAYDAMSIZ

8 harfli kelimeler

SAYDIRMA, SAYDAMLI

6 harfli kelimeler

SAYDEN, SAYDAM

4 harfli kelimeler

SAYD

Bazı kelimelerin anlamları

SAYD

Said, karşılığı sayıd.

SAYDAMLAŞTIRILMA

Saydamlaştırılmak durumu, şeffaflaştırılma.

SAYDIRTMA

Saydırtmak işi.

SAYDAMLAMA

İşlemelikte, bir film parçasındaki görüntülerin genel yoğunluğunu azaltma.

SAYDIRABİLME

Saydırabilmek işi.

SAYDIRTMAK

Saydırma işini yaptırmak.

SAYDIRMAK

Sayma işini yaptırmak, sayısını buldurmak, sayı belirterek sonuç almak. Sözünü dinletmek, saygı gösterilmesini sağlamak.

SAYDAMLAŞTIRMA

Saydamlaştırmak işi.

SAYDAMSIZLIK

Saydam olmama durumu, ışığı geçirmeme özelliği.

SAYDAMLAŞMAK

Saydam bir duruma gelmek, şeffaflaşmak. Belirgin, açık bir duruma gelmek.

SAYDIRABİLMEK

Saydırma imkânı veya olasılığı bulunmak.

SAYDAMLIK

Saydam olma durumu, şeffaflık.

SAYDAMLAŞTIRILMAK

Saydam duruma getirilmek, şeffaflaştırılmak.

SAYDAMLAŞTIRMAK

Saydam duruma getirmek, şeffaflaştırmak.

SAYDURAĞAN

Saydırıcı.

SAYDAMLAŞMA

Saydamlaşmak işi, şeffaflaşma.

  -   -   -  

Anlamında SAYD bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SAYD geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ASETAT

Asetik asidin tuzu veya esteri, saydam.

AYAZMA

Rumların kutsal saydıkları kaynak veya pınar.

FENER

Saydam bir maddeden yapılmış veya böyle bir madde ile donatılmış, içinde ışık kaynağı bulunan aydınlatma aracı. Askı. Gemilere yol gösteren ışık kulesi.

AKİK

Kalseduan kuvarsının bir türü olan, yüzük taşı, mühür vb. yapmakta kullanılan, türlü renklerde, yarı saydam, parlak ve değerli bir taş.

ELMAS

Yerin derinliklerinde bulunan, billurlaşmış arı karbon. Mücevher olarak kullanılan, saydam, değerli taş. Bu taşlarla yapılmış. Elmastıraş.

DENİZANASI

Sölenterlerden, yassı bir diske benzeyen, saydam, serbestçe yüzebilen deniz hayvanı, medüz.

BERİL

Doğada altıgen billurlar durumunda bulunan, saydam, çoğu yeşil renkli berilyum ve alüminyum silikat.

EKRAN

Üzerine bir cismin ışık yoluyla görüntüsü düşürülen, saydam olmayan düz yüzey, görüntülük. Televizyon camı, görüntülük. Beyaz perde, görüntülük.

FİRUZE

Küpe ve yüzük taşı gibi süslemede kullanılan, mavi renkli, saydam olmayan hidratlı doğal alüminyum ve fosfattan oluşan değerli bir mineral.

CAM

Soda veya potas katılmış silisli kumun ateşte eritilmesiyle yapılmış olan sert, saydam ve çabuk kırılır cisim. Tümü veya bir bölümü bu maddeden yapılmış, sırça. Kadeh, içki. Pencere.

DİYORİT

Özellikle plajiyoklazdan oluşan, saydam, üstü tanecikli derinlik kayacı.

ASTİGMATİZM

Gözün saydam tabakasında meridyenlerin eşitsizliği yüzünden net görememe durumu.

AYDINGER

Parlak yüzeyli, saydam, mimarlıkta çizim için kullanılan özel bir kâğıt.

FİLM

Fotoğrafçılıkta, radyografide ve sinemacılıkta resim çekmek için kullanılan, selülozdan, saydam, bükülebilir şerit. Camlara yapıştırılarak içerinin görünmesini engelleyen bir tür ince yaprak. Bir oyunun bütününü taşıyan şerit veya şeritlerin bütünü. Sinemalarda gösterilen eser.

CAMSI

Cam gibi saydam olan, cama benzeyen. Yerin içinden yüze çıkan erimiş sıcak maddelerin, soğuma sırasında billurlaşmayıp biçimsiz olarak katılaşmış durumu.

DİYAPOZİTİF

Saydam.

ADAMAK

Bir dileğin gerçekleşmesi amacıyla kutsal olduğuna inanılan bir güce niyette bulunmak, nezretmek. İthaf etmek. Bir şeyle yoğun olarak ilgilenmek. Kutsal saydığı bir şey uğruna kendini feda etmek üzere söz vermek. Ayırmak, tahsis etmek.

DİLCİK

Buğdaygillerde, yaprak ayası ile yaprak kınının birbirinden ayrıldığı yerde bulunan sivri uçlu, küçük, saydam çıkıntı. Böceklerin ağzında küçük dilin önünde bulunan bölüm. Üflemeli çalgılarda, org borularında kamış, tahta veya metalden yassı parça.

EMAY

Bazı maddeleri korumak, belirli bir parlaklık kazandırmak veya boyamak için kullanılan, saydam veya donuk cama benzeyen cila.

FOSFOR

Atom numarası 15, atom ağırlığı 30,97, yoğunluğu 1,83 olan, yarı saydam, bal mumu kıvamında, karanlıkta ışıldayan, sarımsak kokulu, zehirli bir element (simgesi P).