Kelimeler arşivi içinde; başında "sayd" olan, toplam 21 adet kelime bulunmaktadır. sayd ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu sayd ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde sayd olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
SAYDAMLAŞTIRILMAK
SAYDAMLAŞTIRILMA
SAYDAMLAŞTIRMAK
SAYDAMLAŞTIRMA
SAYDIRABİLMEK
SAYDAMLAŞMAK, SAYDAMSIZLIK, SAYDIRABİLME
SAYDAMLAŞMA
SAYDURAĞAN, SAYDAMLAMA, SAYDIRTMAK
SAYDAMLIK, SAYDIRTMA, SAYDIRMAK, SAYDAMSIZ
SAYDIRMA, SAYDAMLI
SAYDEN, SAYDAM
SAYD
SAYD
Said, karşılığı sayıd.
SAYDAMLIK
Saydam olma durumu, şeffaflık.
SAYDIRTMAK
Saydırma işini yaptırmak.
SAYDURAĞAN
Saydırıcı.
SAYDIRABİLME
Saydırabilmek işi.
SAYDIRABİLMEK
Saydırma imkânı veya olasılığı bulunmak.
SAYDAMLAŞTIRILMA
Saydamlaştırılmak durumu, şeffaflaştırılma.
SAYDIRTMA
Saydırtmak işi.
SAYDAMLAMA
İşlemelikte, bir film parçasındaki görüntülerin genel yoğunluğunu azaltma.
SAYDAMLAŞMA
Saydamlaşmak işi, şeffaflaşma.
SAYDAMLAŞTIRMAK
Saydam duruma getirmek, şeffaflaştırmak.
SAYDAMLAŞMAK
Saydam bir duruma gelmek, şeffaflaşmak. Belirgin, açık bir duruma gelmek.
SAYDAMLAŞTIRILMAK
Saydam duruma getirilmek, şeffaflaştırılmak.
SAYDIRMAK
Sayma işini yaptırmak, sayısını buldurmak, sayı belirterek sonuç almak. Sözünü dinletmek, saygı gösterilmesini sağlamak.
SAYDAMLAŞTIRMA
Saydamlaştırmak işi.
SAYDAMSIZLIK
Saydam olmama durumu, ışığı geçirmeme özelliği.
Bu bölümde tanımı içerisinde SAYD geçen kelimeler listesi verilmiştir.
EKRAN
Üzerine bir cismin ışık yoluyla görüntüsü düşürülen, saydam olmayan düz yüzey, görüntülük. Televizyon camı, görüntülük. Beyaz perde, görüntülük.
ASETAT
Asetik asidin tuzu veya esteri, saydam.
FOSFOR
Atom numarası 15, atom ağırlığı 30,97, yoğunluğu 1,83 olan, yarı saydam, bal mumu kıvamında, karanlıkta ışıldayan, sarımsak kokulu, zehirli bir element (simgesi P).
DİYAPOZİTİF
Saydam.
EMAY
Bazı maddeleri korumak, belirli bir parlaklık kazandırmak veya boyamak için kullanılan, saydam veya donuk cama benzeyen cila.
ADAMAK
Bir dileğin gerçekleşmesi amacıyla kutsal olduğuna inanılan bir güce niyette bulunmak, nezretmek. İthaf etmek. Bir şeyle yoğun olarak ilgilenmek. Kutsal saydığı bir şey uğruna kendini feda etmek üzere söz vermek. Ayırmak, tahsis etmek.
DENİZANASI
Sölenterlerden, yassı bir diske benzeyen, saydam, serbestçe yüzebilen deniz hayvanı, medüz.
FİRUZE
Küpe ve yüzük taşı gibi süslemede kullanılan, mavi renkli, saydam olmayan hidratlı doğal alüminyum ve fosfattan oluşan değerli bir mineral.
ELMAS
Yerin derinliklerinde bulunan, billurlaşmış arı karbon. Mücevher olarak kullanılan, saydam, değerli taş. Bu taşlarla yapılmış. Elmastıraş.
DİYORİT
Özellikle plajiyoklazdan oluşan, saydam, üstü tanecikli derinlik kayacı.
AYDINGER
Parlak yüzeyli, saydam, mimarlıkta çizim için kullanılan özel bir kâğıt.
ASTİGMATİZM
Gözün saydam tabakasında meridyenlerin eşitsizliği yüzünden net görememe durumu.
AKİK
Kalseduan kuvarsının bir türü olan, yüzük taşı, mühür vb. yapmakta kullanılan, türlü renklerde, yarı saydam, parlak ve değerli bir taş.
FİLM
Fotoğrafçılıkta, radyografide ve sinemacılıkta resim çekmek için kullanılan, selülozdan, saydam, bükülebilir şerit. Camlara yapıştırılarak içerinin görünmesini engelleyen bir tür ince yaprak. Bir oyunun bütününü taşıyan şerit veya şeritlerin bütünü. Sinemalarda gösterilen eser.
CAM
Soda veya potas katılmış silisli kumun ateşte eritilmesiyle yapılmış olan sert, saydam ve çabuk kırılır cisim. Tümü veya bir bölümü bu maddeden yapılmış, sırça. Kadeh, içki. Pencere.
AYAZMA
Rumların kutsal saydıkları kaynak veya pınar.
CAMSI
Cam gibi saydam olan, cama benzeyen. Yerin içinden yüze çıkan erimiş sıcak maddelerin, soğuma sırasında billurlaşmayıp biçimsiz olarak katılaşmış durumu.
FENER
Saydam bir maddeden yapılmış veya böyle bir madde ile donatılmış, içinde ışık kaynağı bulunan aydınlatma aracı. Askı. Gemilere yol gösteren ışık kulesi.
DİLCİK
Buğdaygillerde, yaprak ayası ile yaprak kınının birbirinden ayrıldığı yerde bulunan sivri uçlu, küçük, saydam çıkıntı. Böceklerin ağzında küçük dilin önünde bulunan bölüm. Üflemeli çalgılarda, org borularında kamış, tahta veya metalden yassı parça.
BERİL
Doğada altıgen billurlar durumunda bulunan, saydam, çoğu yeşil renkli berilyum ve alüminyum silikat.