Sonu SALT ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "salt" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu salt ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında salt olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde salt olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

SALT

İçinde yabancı bir öge bulunmayan, mutlak. İçine, kendisine yabancı hiçbir şey karışmamış, arı. Yalnızca.

  -   -   -  

Anlamında SALT bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SALT geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KASMAK

Kasları gergin duruma getirmek. Baskısı altında tutmak. Kısaltmak. Bölmek, ayırmak. Daraltmak.

KISALTTIRMA

Kısalttırmak işi.

İHTİSAR

Sözü kısa kesme, kısaltma. Bir metinden gereksiz ayrıntıları çıkarma.

ESTETİKÇİLİK

Gerçeklik ve yarar kaygılarından sıyrılarak bir sanat veya felsefe konusunu salt güzelliği için sevme kuramı, güzel duyuculuk, estetizm.

BİLİNEMEZCİLİK

Bilginin bağıntılı olduğuna ve bundan dolayı salt olmadığına inanan öğreti. Tanrı'nın ve evrenin nereden türediğinin bilinmediğini ve bilinemeyeceğini ileri süren öğreti, laedriye, agnostisizm.

ELİPTİK

Elips ile ilgili, elips biçiminde olan. Kısaltılmış, eksiltili.

BEDEL

Değer, fiyat, kıymet. Askerlik yapmamak veya yapılacak süreyi kısaltmak isteyenlerin devlete ödedikleri para. Bir ücret karşılığında çalışan kimse. Eşit, denk. Bir şeyin yerini tutabilen karşılık. Başkasının adına ve onun parası ile hacca giden kimse.

KISALTIŞ

Kısaltma işi.

FORMÜL

Genel bir olguyu, bir kuralı veya ilkeyi açıklayan simgeler takımı. Bir veya birçok niceliğe bağlı bulunan bir niceliğin hesaplanmasına yarayan matematiksel anlatım. Çıkar yol, tutulan yol, yöntem. Kalıplaşmış, basmakalıp anlatım. Bir ilacın hazırlanmasında bir sonucun elde edilmesinde izlenecek işlemlerin çeşitli sayılar ve semboller kullanılarak ifade edildiği özgün kavram. Birleşik bir cismin birleşimine giren maddeleri ve bunların o birleşik maddedeki oranlarını gösteren kısaltma takımı. Bir belgenin yazılacağı biçimi ve ona özgü olan deyimi gösteren örnek.

DÜŞÜNCELLİK

Düşüncel olma niteliği. Nesnel gerçekliği olan varlığın karşısında, salt düşünce veya tasarım olarak varlık.

ALMAK

Bir şeyi elle ya da başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Göreve, işe başlatmak. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçine sığmak. İçecek veya sigara içmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Temizlemek. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek.

KASINTI

Giyeceği daraltmak veya kısaltmak için yapılmış olan eğreti dikiş. Büyüklenme, kurum, gurur. Büyüklenen, gururlanan ve bunu davranışlarıyla belli eden (kimse).

BUDAMAK

Daha çok ürün almak veya düzgün bir biçim vermek amacıyla ağaç, asma vb.nin dallarını kesmek, kısaltmak. Bir şeyi eksiltmek, azaltmak. Güreşte rakibinin ayaklarını bir ayak oyunu veya vuruşu ile yerden kesmek. Yeni filiz sürmesi için bir bitkinin dallarını kesmek.

DEFNEYAPRAĞI

Kemikli balıklar takımının, hanigiller familyasından lüferin küçük boylularına verilen özel bir ad (Pomatomus saltatrix).

KISALTMA

Kısaltmak işi, taksir. Kısaltılmış ad ya da söz.

AB

Su. Avrupa Birliği'nin kısaltılmış hali.

KESMEK

Bıçak, makas vb. bir araçla bir şeyi ikiye ayırmak, parçalamak, doğramak. Karşı cinsten birisini sürekli olarak süzmek, dikkatli bir biçimde bakmak. Belirtmek, kararlaştırmak. Yazıyı, filmi kısaltmak. Rüzgâr, soğuk vb. çok etkili olmak. Birini yermek, kötülemek. Oyuncuyu takım kadrosuna almamak. Akımı durdurmak. Hasta organı ameliyatla almak. Bir şeyden yoksun bırakmak, vermemek. Vahşice öldürmek. Kesici bir araçla yaralamak. Azaltmak, güçleştirmek. Hayvanın başını gövdesinden ayırmak, boğazlamak. Ara vermek. Son vermek, gidermek. Geçişi önlemek. Para basmak. İskambil kâğıtlarında destenin üzerinden bir bölümünü kaldırıp öte yana koymak. Susmak. Verilecek şeyin bir bölümünü alıkoyup vermemek. Ucunu almak. Dibinden ayırmak. Bölmek, ayırmak. Düzgün parçalara ayırmak. Uydurmak, yalan söylemek.

KISA

Boyu, uzunluğu az olan, uzun karşıtı. Kısaca, kısaltarak. Ayrıntısı çok olmayan. Az süren, uzun olmayan. Kısa olan şey.

AÇILIM

Açılma işi. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapma. Yeni bir bakış açısı getirme. Sağ açıklık. Bir kısaltma veya formülün açık biçimi.

KISALTIM

Kısaltma işi, taksir. Güzel sanatlarda perspektif sebebiyle bazı boyutları küçük görülen nesneleri, bu görünüşe uygun bir biçimde çizme yöntemi.

 

Warning: fopen(/home/ileilgil/public_html/kelimeler/cache/sa/salt_2_0.io): failed to open stream: Disk quota exceeded in /home/ileilgil/public_html/kelimeler/func.php on line 37

Warning: fwrite() expects parameter 1 to be resource, boolean given in /home/ileilgil/public_html/kelimeler/func.php on line 38

Warning: fclose() expects parameter 1 to be resource, boolean given in /home/ileilgil/public_html/kelimeler/func.php on line 39