Kelimeler arşivi içinde; sonunda "sama" olan, toplam 46 adet kelime bulunmaktadır. Sonu sama ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında sama olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde sama olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
SOĞRUMSAMA, SAYRIMSAMA, DÜŞMANSAMA, BAŞTANSAMA
YORUMSAMA, YAKINSAMA, YANILSAMA, YOKUMSAMA, AYIRTSAMA, KANITSAMA, KANIKSAMA, DUYUMSAMA, DURAKSAMA, ÇOĞUMSAMA, ÇIKARSAMA, KALIPSAMA, AYRIMSAMA, AŞAĞISAMA, ORTAKSAMA, TANRISAMA
İNAMSAMA, YURTSAMA, AĞIRSAMA, UZAKSAMA, UMURSAMA, IRAKSAMA, AÇINSAMA, ANIMSAMA, AZIMSAMA, BOĞASAMA, UĞURSAMA
KOÇSAMA, KAPSAMA, BALSAMA, KUTSAMA, ÇOKSAMA, BARSAMA, SAVSAMA, MARSAMA, TAVSAMA
BASAMA, YASAMA, SUSAMA, OYSAMA, AKSAMA
SAMA
SAMA
Köpek pisliği. Sünnet düğününde yapılan eğlence. Dabakların deriyi yumuşatmak ve deri üzerindeki pislikleri kabartmak amacıyla kullandıkları köpek pisliği. (Uşak).
DUYUMSAMA
Duyumsamak durumu.
ÇIKARSAMA
Bir önermeden, düşünce yoluyla bir başka önermeye geçme işi, istihraç.
SAYRIMSAMA
Sayrımsamak işi, temaruz.
BAŞTANSAMA
Gelişigüzel, baştan savma, uluorta, körü körüne.
KANIKSAMA
Kanıksamak işi.
YAKINSAMA
Yakınsamak işi. Aradaki açıklık sonsuz küçülerek fakat kesişmeden bir noktaya, bir sınıra doğru yaklaşma.
YOKUMSAMA
Yadsıma.
DÜŞMANSAMA
(Sullivan) Kişinin düşmanlar arasında yaşamak zorunda kaldığı duygusuna kapılması.
KANITSAMA
Kanıtsamak işi.
ÇOĞUMSAMA
Çoğumsamak işi.
AYIRTSAMA
Söze güzellik katmak için iki nesne arasındaki ayrılığı belirtme sanatı. Ör. / Ruhunla mihr-i âlem-taba kimdir söyleyen birdir / O ecsama senin ruhsarın ervaha müessirdir.
SOĞRUMSAMA
Yüze soğurma.
YORUMSAMA
Bir sözün, bir yazının, bir davranışın tepkilere uğraması karşısında türlü evirip çevirmelerle yapılan kaçamaklı yorum.
DURAKSAMA
Duraksamak işi, tereddüt.
YANILSAMA
Yanlış algılama ve duyu yanılması. Var olan nesne veya canlıyı yanlış, ayrımlı veya değişik olarak algılama, galatıhis, illüzyon.
Bu bölümde tanımı içerisinde SAMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AMFİTEATR
Dinleyicilerin oturduğu, sıraları arkaya doğru basamaklı olarak yükselen salon, amfi. Yunan ve Roma'da açık hava tiyatrosu. Basamak basamak yükselen yer biçimi.
ARIZASIZ
Aksamayan, bozulmadan işleyen. Engebesiz, düz. Huzurlu, rahat, mutlu bir biçimde.
ANIMSANMAK
Anımsama durumuna konu olmak, hatırlanmak.
AKSAMA
Aksamak işi.
AĞIRSAMA
Ağırsamak işi.
AYAKÇAK
Merdiven, merdiven basamağı. Çocukların, cambazların ayaklarına takıp yürüdükleri çifte sırık. Dokuma tezgâhı ayaklığı, ayaklık.
AŞAĞISAMA
Aşağısamak durumu.
AYRIMSAMA
Ayrımsamak durumu.
ANIMSAMA
Anımsamak işi, hatırlama.
AKSAYIŞ
Aksama işi.
ALTLIK
Tabak, bardak vb. nesnelerin altına konulan şey. Hayvanların altına yayılan ot veya saman. Arabaya koşulan atların yolları kirletmemesi için kuyruğunun altına yerleştirilen torba.
ALDIRIŞSIZ
Aldırmaz, umursamayan.
AŞAMA
Önem veya değer bakımından gitgide yükselen bir sıra basamakların her biri, rütbe, mertebe, paye. Varılması istenen bir amaca doğru geçilmesi gerekli dönemlerden her biri, evre, basamak, adım, merhale. Bir yarışın belirli uzaklığı kapsayan bölümlerinden her biri, etap.
AÇINSAMA
Açınsamak işi, istikşaf.
ABADİ
Açık saman renginde, ipekten yapılan, yarı mat, kalınca bir yazı kâğıdı türü.
ANAYASA
Bir devletin yönetim biçimini belirten, yasama, yürütme, yargılama güçlerinin nasıl kullanılacağını gösteren, yurttaşların kamu haklarını bildiren temel yasa, kanunuesasi. Temel, esas.
ARIZA
Aksama, aksaklık, bozulma. Bir notanın sesini yarım ton yükseltmek, alçaltmak veya eski durumuna getirmek için notanın soluna konulan diyez, bemol ve bekar işaretlerinin ortak adı. Engebe.
ALAVERE
Bir şeyin elden ele geçmesi. Vapurlarda bu biçimde taşıma işi için bordalarda kurulan basamaklı iskele. Kargaşalık. Bir şeyi elden ele vererek aktarma.
AYAK
Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek ya da bunlardan her biri. Göl ayağı. Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut. Altılı ganyanda yer alan her bir koşu. Bacak. Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. Vücudun belden aşağı bölümü. Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri. Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta. Futun küpü alınarak hesaplanan değer. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi. Basamak. Halk edebiyatında uyak.
AMFİ
Amfiteatr. Sıraları arkaya doğru basamaklı olarak yükselen büyük derslik.